Ana Sayfa
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
05 Temmuz 2009 Pazar 00:47
İstanbul 30ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Piyasanet
  • Strateji
  • Euractiv
  • Şehir Rehberi
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür - Sanat
  • Astroloji
  • Sinema / Fragman
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Video
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    04/07/2009
    9-24-26-32-41-49
    ŞANS TOPU
    24/06/2009
    4-5-13-15-30-9
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    12 Kasım 2008

    Ercan KUMCU

     ekumcu@hurriyet.com.tr

    Gelişmekte olan ülkelerin görünümü hoş değil


    KÜRESEL kriz kendini gelişmekte olan ülkelerde eskiye göre daha fazla hissettirmeye başladı. Çin’i bir tarafa bırakırsak, tüm gelişmekte olan ülkeler az ya da çok döviz likiditesi kaygıları yaşıyor. Dünyanın en fazla döviz rezervine sahip üçüncü ülkesi olan Rusya dahi sıkıntıda. Ruble’nin devalüe edilebileceği konuşuluyor.

    Türkiye’nin dışında olduğu birçok gelişmekte olan ülke ekonomilerinin ya kredi değerliliği düşürüldü ya da kredi değerliliği olumsuz görünüme değiştirildi. Kredi derecelendirme kuruluşları bu hareketiyle yabancı yatırımcılara "gelişmekte olan ülkelere artık daha dikkatli yaklaşın" diyor. İster istemez, biz de bu gemideyiz.

    Bu ülkelerin paraları değer kaybetti. Faizler yükseldi. Büyümeleri düştü. Son IMF tahminlerine göre, ekonomik büyümelerinin daha da düşeceği düşünülüyor. Bazılarının yüksek sayılabilecek cari işlemler açığı var.

    ANLAŞILAMIYORUZ

    Türkiye’nin notu değişmedi. Görünümü aynı kaldı. Bir görüşe göre, iyi günlerde zaten notumuz düşüktü. Şimdi, notumuzla oynanmayarak göreli olarak olmamız gereken yere geldik. Bu yaklaşımın doğru bir tarafı var. Ama, gelişmekte olan ülkelere yönelik şimdiki kaygılardan Türkiye ekonomisinin muaf olacağını düşünmek de fazla iyimserlik olur.

    Küresel piyasalar olumsuz haberlere çok daha fazla ağarlık veriyorlar. Eylül ayında imalat sanayi üretiminin Türkiye’de yüzde 6’nın üzerinde düşmesi herkesin dikkatini çeken bir haberdi. Bizler kriz ortamını farklı tanımlasak da, yabancı yatırımcılar açısından ekonominin küçüldüğüne yönelik veriler krizin de tescili anlamına geliyor. Finansal kesim büyüyen şirket ya da ülkeyi sever. Büyümeyeni kimse sevmez.

    Yurtdışında Türkiye’nin IMF ile bir standby düzenlemesinden kaçınması da bir haber. Olumsuz bir haber. Ek olarak Türkiye ekonomisinin 50 milyar dolar civarında bir cari işlemler açığı verilen bir dönemden geliyor olması da hiç kimsenin dikkatinden kaçmıyor. Hazine faizlerinin yüzde 23’e dayandığı, dolar kurunun da 1.60 YTL civarında olmasının alışılmış piyasa şartlarını yansıtmadığı biliniyor.

    Bütün bunların üzerine, bizim dışımızdaki gelişmekte olan ülkelere yönelik çıkan olumsuz haberler bir ölçüde bizim de görümümüzü olumsuza döndürüyor. Bu şartlarda, yurtdışı piyasalar Türkiye’nin neden IMF ile bir uzlaşmaya gitmediğine fazla bir anlam veremiyor. Yerel seçimlerin yaklaşmakta olduğu gerçeği IMF’den kaçınmanın bir nedeni ise, görüntü daha da kararıyor. Çünkü, bu kez, yerel seçimlerin ekonomik maliyetinin nerelere varabileceği merak konusu oluyor.

    Bir anlamda, Türkiye’nin duruşu bizim dış kaynak sağlamayı umduğumuz çevrelerce pek anlaşılamıyor.

    DAVETİYE ÇIKARMAK

    Nazik bir dönemden geçiyoruz. Yurtdışında açıklanan ekonomik büyüme paketlerinin birkaç haftada küresel dengeleri değiştirmemesi beklenmemeli. Bugünkü olumsuz piyasa şartlarının en az üç-beş ay devam edebileceği beklentisiyle gelişmeler değerlendirildiğinde, Türkiye "pasif" bir tutum almış görünüyor.

    Bizden ve diğer gelişmekte olan ülkelerden gelecek birkaç olumsuz haber bizim de kredi değerliliğimizi kredi derecelendirme kurumları gözünde farklılaştırabilir. O takdirde, daha zor günlere davetiye çıkarmış olacağız. O aşamada, temel eğilimleri geri çevirmek zaman alacak. Önleyici değil, tedavi odaklı önlemleri uygulamaya koymak zorunda kalacağız.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Ercan KUMCU
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Bekir COŞKUN
    İstanbul karşıdadır...

    Tufan TÜRENÇ
    Washington Post’taki makale yorumsuz...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Recm meraklılarına bir bilanço

    Mehmet Y. YILMAZ
    Yargılanamayacak suçlu kalmasın

    Yalçın DOĞAN
    Elli tane var yine de yenisi aranıyor

    Özdemir İNCE
    "Türkiye’ye evet"

    Yılmaz ÖZDİL
    Maske

    Vahap MUNYAR
    Berlin’de meslek eğitimiyle 10 milyon Euro’ya ulaştı, modeli Türkiye’ye getirecek

    Yalçın BAYER
    HÖH 40 milletvekili bekliyor

    Şükrü KIZILOT
    Ortağın eşi ile birleşmeye teşvik yok

    Hadi ULUENGİN
    12 Eylül nasıl yargılanır

    Zeynep GÖĞÜŞ
    AB ve gece yarısı darbesi

    Bülent DÜZGİT
    Bülent Çiziyor

    Ege CANSEN
    Kapitalist Abdülhamit

    Mehmet Ali BİRAND
    Ruhban Okulu hikayelerinden bıktık…

    Eyüp CAN
    Türbanlı first-lady’lerin seçim kampanyası

    Rauf TAMER
    Saymakla bitmez

    Cengiz ÇANDAR
    'Demokratik eşik' aşılırken...

    Ayşe ARAL
    Hürriyet Towers'daki ilk günüm

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH