Ana Sayfa
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
05 Temmuz 2009 Pazar 01:52
İstanbul 30ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Piyasanet
  • Strateji
  • Euractiv
  • Şehir Rehberi
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür - Sanat
  • Astroloji
  • Sinema / Fragman
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Video
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    04/07/2009
    9-24-26-32-41-49
    ŞANS TOPU
    24/06/2009
    4-5-13-15-30-9
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    9 Kasım 2008

    Oktay EKŞİ

     oeksi@hurriyet.com.tr

    Savcı suç işlerse


    ANAYASA Mahkemesi Başkanvekili’nin "İki aydır takip altındayım" dediği, emekli bir Yüksek Yargıç’ın hukuka aykırı olarak dinlendiği için devleti tazminat ödemeye mahkûm ettirdiği, Genelkurmay Başkanı dahil en üst düzeydeki yetkililerin makam telefonlarının dinlendiği bir ülkede kendinizi ne kadar güvende hissedebilirsiniz?

    Bu dediklerimiz Türkiye’de aynen var ve bunun adı kısaca "devlet terörü"dür.

    Bu devlet terörü son olarak TBMM’nin kurduğu Telekulak Araştırma Komisyonu’nda gündeme gelmiş.

    Elazığ MHP Milletvekili Hasan Özdemir, Komisyon Başkanı AKP Milletvekili Hakkı Köylü’ye, bireyleri dinleme yetkisini kullananların düpedüz suç işlediklerini anımsatmış.

    Arkadaşlarımız bu tartışma sırasında Ceza Muhakemesi Yasası’nın 137’nci maddesinin gündeme geldiğini bildiriyorlar.

    Nitekim Özdemir, telefonu dinlenen ama suç işlemediği için hakkında dava açılmasına gerek olmadığına karar verilen kişiye, o tarihten itibaren 15 gün içinde "Şu tarihler arasında, şu nedenle sizin telefonlarınız dinlendi ama suç unsuruna rastlanmadı. Sizin kayda alınan telefon konuşmalarınız da şu tarihte imha edildi" anlamında bilgi verilmesi gerektiği halde kimseye böyle bir bilgi verilmediğini söylemiş.

    Başkan Hakkı Köylü bu iddiaya itiraz etmemiş.

    Hoş etmeye kalksa hem ayıp hem de çok tuhaf olurdu. Çünkü konuyla ilgili 5397 sayılı yasa, ileri sürülen suçla ilgili bir bulguya rastlanmadığı zaman "Dinlemenin içeriğine ilişkin kayıtlar en geç on gün içinde yok edilir; durum bir tutanakla tespit olunur ve bu tutanak denetimde ibraz edilmek üzere muhafaza edilir" diyor.

    Oysa "imha edilmek" bir yana, "yandaş" gazetelere bu tür konuşmalar servis yapıldı.

    Aynı konuyla ilgili asıl önemli hüküm 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası’nda var. Onun 137’nci maddesi açık açık, "Tespit ve dinlemeye ilişkin kayıtların yok edilmesi halinde soruşturma evresinin bitiminden itibaren, en geç on beş gün içinde, Cumhuriyet Başsavcılığı, tedbirin nedeni, kapsamı, süresi ve sonucu hakkında ilgilisine yazılı olarak bilgi verir" demiş.

    Av. Turgut Kazan, burada geçen "ilgilisi" deyiminin sadece "dinlenen" kişiyi değil, konuşmada adı geçenleri de kapsadığını söyledi. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından onların da haberdar edilmelerinin "yasal zorunluluk" olduğunu belirtti.

    Peki ama sayalım ki savcı bu görevi yerine getirmedi. Öyle ya, Ergenekon davası iddianamesinde böyle -hatta özel yaşam sırlarının ortaya döküldüğü- konuşmalar var. Üstelik haklarında dava da açılmadı. Kişilik hakları saldırıya uğramış olan bu insanlar haklarını nerede arayacaklar?

    Yukarıda sözünü ettiğimiz 5397 sayılı yasa, bu durumdaki "Bilgi ve kayıtların saklanmasında ve korunmasında gizlilik ilkesi geçerlidir. Bu fıkra hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında, görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır" hükmünü koymuş.

    Savcıların savcılar hakkında soruşturma açma yetkisi olmadığına göre, bu ihlallerin soruşturmasını kim başlatacak? Bir bilen var mı?



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Oktay EKŞİ
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Doğan HIZLAN
    Parisli nazik şoför arkadaşım

    Bekir COŞKUN
    Keneler...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Benim güzel komşum

    Özdemir İNCE
    Nereye böyle Kemal Özer yoldaş

    Ahmet HAKAN
    Neredesin Bülent Arınç

    Enis BERBEROĞLU
    Veto ve onay ihtimali eşit

    Yılmaz ÖZDİL
    Çapkın

    Vahap MUNYAR
    ‘Krizden çıkıyoruz’ diyebilmek için işsizliğin azaldığını görmek gerek

    Yalçın BAYER
    AİHM’nin ‘Batasuna’ kararı AKP’ye ciddi bir hukuk uyarısıdır

    Cüneyt ÜLSEVER
    Fehmi Koru’ya cevaptır

    Ferai TINÇ
    Annelik izni

    Gila BENMAYOR
    Dünya Demokrasi Forumu 2023 yılında Mesudiye’de

    Şükrü KIZILOT
    Cennete gitme kararnamesi kayıp mı oldu

    Erkan ÇELEBİ
    Sirke 10 yıl yerinde saydı, elma ve narla 40 milyon doları yakaladı

    Rauf TAMER
    Tam bu mevsim

    Cengiz ÇANDAR
    İstanbul’u arkadan vurmak...

    Rahmi TURAN
    Eşekler ve insanlar!

    Soner YALÇIN
    Yazın dünyasının ünlü baba-oğulları

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH