Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
23 Kasım 2009 Pazartesi 20:35
İstanbul 14ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • Untitled Page
    ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    21/11/2009
    10 -16-18-20-38-41
    ŞANS TOPU
    18/11/2009
    6 -7-14-15-26-11
    SÜPER LOTO
    19/11/2009
    9 -26-31-37-38-48
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    9 Kasım 2008

    Özdemir İNCE

     

    Anadolu halkı ve Aleviler


    PROF. Dr. Nur Vergin, "Din, Toplum ve Siyasal Sistem"de yer alan "Din ve Muhalif Olmak: Bir Halk Dini Olarak Alevilik" (Bağlam Yayınları, s.66) adlı makalesinde, Osmanlı dönemi toplumsal yapılanmasını merkez ve çevre olmak üzere iki düzlemde konumlandırır ve bu ikilinin özelliklerini 6 kalemde belirler:

    MERKEZ: 1. Kentliler ve yerleşik halk, 2. Askeri sınıf, 3. Etnik heterojenlik, 4. Ortodoks İslam (Sünni), 5. Arap-Fars kültürü, 6. "Osmanlıca".

    ÇEVRE: 1. Göçebeler, 2. Halk tabakaları (reaya), 3. Etnik homojenlik (Türkmen), 4. Heterodoks İslam (Alevilik), 5. Türkmen kültürü özgüllüğü, 6. Türkçe.

    * * *

    Bu nitelemelerden hareketle merkez ve çevrenin portresini çizebiliriz:

    1. Kentliler ve yerleşik halk / Göçebeler, 2. Askeri sınıf / Halk tabakaları (reaya), 3. Etnik heterojenlik (çoğul etnisite) / Etnik homojenlik (Türkmen), 4. Ortodoks İslam (Sünni) / Heterodoks İslam (Alevilik), 5. Arap-Fars kültürü / Türkmen kültürü / 6. Osmanlıca / Türkçe.

    Yani: Kentli ve yerleşik olan halk çoğul etnisiteden (Türk, Rum, Ermeni, Arap ve diğerleri) oluşuyor.

    Arap-Fars kültürünün yörüngesine girmiş olan yerleşik kentli halk Osmanlıca konuşuyor.

    Çevreyi ise Türkmen ağırlıklı, Türkmen kültürünü koruyan, has Türkçe konuşan göçebe ve Alevi halk oluşturuyor.

    * * *

    Bu nitelendirme, şimdiye kadar pek dile getirilmeyen bir gerçeği de yansıtıyor: Anadolu’nun yerleşik, kentli, sivil meslek sahibi Hıristiyan halkı Müslüman olurken Sünniliği seçmiştir. Bunun böyle olması, yerleşik Hıristiyan halkın yerleşik Türklerin mezhebi olan Sünniliği tercih etmeleri çok doğal. Çünkü göçebe ve Alevi Türkmenler, üretim ve tüketim tarzlarıyla, yerleşik Müslüman ve Hıristiyan halk için ortak tehlikeyi temsil etmekteydi.

    Selçuklular ve Osmanlılar döneminde görülen, göçebe ve Alevi Türkmenlerin merkeze karşı giriştikleri ayaklanmaların tek nedeni bu ikilik olmasa da ayaklanan taraf, karşısında her zaman yerleşik kentlileri (Müslüman ve Hıristiyan) buluyordu. Bu merkez-çevre çatışması yüzyıllarca sürdü ve bu süreç içinde merkezdeki Hıristiyanların büyük bir bölümü Sünni İslam’a döndü.

    * * *

    Yapı budur: Şu anda sahip olduğumuz Türk dilini ve Türk kültürünü merkezden çok çevreyi oluşturan kitlelere borçluyuz.

    Osmanlı döneminde halife ve şeyhülislamın temsil ettiği Sünni İslam, toplumun inanç bağlamında egemen unsurdu. Çevrenin inancı olan Heterodoks İslam (Alevilik), Osmanlı döneminde devlet için tehlikeli ve güvenilmez öğe muamelesi görmüş ve Alevi halk her fırsatta şiddetle cezalandırılmıştır.

    Cumhuriyet, "tehlike ve güvenilmezlik" kaygılarını iki taraf için de gidermiş olmasına karşın, onun kurduğu Diyanet İşleri Başkanlığı merkezi ve Sünniliği temsil etmeyi sürdürmüştür.

    Evrensel demokrasinin şiarları adalet, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ise, bu şiarların artık Alevi inancına sahip halkımızın kimliğini de kapsaması gerekmektedir. Resmen!



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Özdemir İNCE
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Doğan HIZLAN
    ‘Sonsuzlukla Diyalog’un yarattıkları

    Tufan TÜRENÇ
    İşte Tayyip Bey’in Türkiye’si...

    Mehmet Y. YILMAZ
    Engellilerin sokağa çıkma hakları

    Ahmet HAKAN
    Şerif Mardin de psikolojik harpçi mi?

    Vahap MUNYAR
    Türkçe bilmez Allah’tan korkmaz

    Ferai TINÇ
    Altan Öymen’den 50’li yıllar (Değişim ne kadar zor)

    Latif DEMİRCİ
    Latif Demirci

    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
    Kimin dinleneceğini sonradan öğrendi

    Erdal SAĞLAM
    Danıştay nükleer santral kararıyla herkesi rahatlattı

    Fatih ÇEKİRGE
    Belge bende

    Erkan ÇELEBİ
    ‘Yeni nesil hacker’ banka hesabı soyarken kurban bağışı da yapıyor

    Bülent DÜZGİT
    Bülent Çiziyor

    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
    Sarmısak yetmez aşılanmak lazım

    Ayşe ARMAN
    Arabalardan soğumuştum hız tutkum yeniden alevlendi

    Rauf TAMER
    Hangi birini saysak?

    Nuray MERT
    Türkiye’nin tarihini yazsak yeniden

    Rahmi TURAN
    İşbirlikçi mi, günah keçisi mi?

    Ayşe ARAL
    Sen de mi ünlü oldun Ayşe?

    Noyan Doğan
    Sel hasarı yüzünden birilerinin çıkıp özür dilemesi gerekmiyor mu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH