|
|
| Yazarlar |
Beyaz Saray’daki küçük köpek...ABD’nin yeni başkanı, tüm dünyanın izlediği zafer konuşmasında, sevgiden, barıştan söz ettikten sonra şöyle dedi: "Küçük köpeğimiz de bizimle Beyaz Saray’a gelecek..." Dünyanın yer yer yandığı, ekonomilerin çöktüğü, dev sorunların altında insanlığın ezildiği bir dönemde, yeni ABD Başkanı’nın tarihi konuşmasında yer aldı: "Küçük köpek..." Obama; çocuklarla başlayacak sevgi ve barış dünyasının kilidini gösteriyordu aslında... Gücü ve dili olmayan canlılara dahi sahip çıkmanın önemini... O an çocuklar ağladılar... * Atatürk dışında bir tek devlet adamımızın, köpeğini ya da kedisini hatırlamayız. Çünkü yoktu... Dili-gücü olmayan bir canlıya verecekleri sevgi, duyacakları sorumluluk olmadığı için böyle oldu: Amerikalılar; güçlü, egemen ve mutlu... Biz; yoksul, ezilen, bağımlı, kan-revan içinde ve mutsuz... * Bu yazıyı yazarken dahi itlaf (hayvanları toplu öldürme) haberleri geliyor yurdun dört bir yanından. İstanbul’un göbeği Sarıyer’den, Ankara’nın göbeği Saray’dan... Devletin adamları geceleri Azrail kılığında çıkıp çocukların kedilerini-köpeklerini zehirli tüfeklerle öldürüyorlar. Bu vahşetin bir ucu Ermeni katliamındadır, bir ucu Madımak Oteli’nde, bir ucu kanlı 1 Mayıs’ta, bir ucu görüyorsunuz; yataklara bağlanmış kimsesiz çocuklar yurdunda... Çünkü; dili, gücü, savunması olmayanlara karşı kirli-kanlı merhametsizliğin, küçük yaşta yüreklere yerleştirildiği yerdir orası... * İşte Obama, her satırı çok anlamlı mesajına, ne yapıp yapıp onu yerleştirdi: Küçük köpeği... Sadece önündeki meydanda onu dinleyen 200 bin kişi çığlık attı... Sorumluluğun, barışın, insan olmanın, merhametin, sevginin, ne olursa olsun güçsüz-dilsiz bir tek canlıyı dahi koruma duygusunun, tarihi konuşmadaki ifadesiydi: O küçük köpek... Ben sevindim... Çocuklar ağladılar...
|
| 9 Kasım 2008 |
|