Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
08 Kasım 2009 Pazar 12:54
İstanbul 20ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    07/11/2009
    23-26-27-39-46-49
    ŞANS TOPU
    04/11/2009
    11-12-18-22-23-3
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    1 Kasım 2008

    Yalçın BAYER

     ybayer@hurriyet.com.tr

    ’Ranttan doğan bir cezaevi; Silivri’ yazısına bir cevap


    "RANTTAN doğan bir cezaevi; Silivri" (20.10.2008) başlıklı yazımıza Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyesi Ali Suat Ertosun bir açıklama gönderdi.

    Eski Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü olarak görev yapan Ertosun, yazdıklarımıza üzülmüş. Aslında biz kendisine yönelik hiçbir iddiada bulunmadık; sadece Silivri’de yaşananları aktardık.

    Niye 1. sınıf tarım arazisinde böyle büyük bir cezaevi diye sorduk; eskiden sorduğumuz gibi. Ertosun’un da haklı yanları var tabii...
    GÜNÜN SÖZÜ
    "Başa kakılan bir iyilik daima hakaret yerini tutar."
    (Racine)


    Cevap hakkı gereği Ertosun yanıtına aynen yer veriyoruz.

    "İstanbul ve çevresinin cezaevi ihtiyacını çözmek için uzun yıllar büyük uğraşlar verilerek arazi aranmış, bu konuda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından yardım ve destek istenmiş, maalesef uygun yer bulunamadığından, sözü geçen taşınmaz, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nda, kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti usulünü getiren 24.4.2001 tarih 4650 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce Bakanlığımız personelinin içinde yer almadığı Değer Takdir Komisyonu’nun belirlediği bedel üzerinden mevzuata uygun olarak kamulaştırılmıştır. O tarihlerde taşınmazın değerinin çok üstünde bir bedelle kamulaştırıldığı iddiaları ilgili mercilerce incelenmiş olup, bu mahkemece verilen kararlarla da taşınmazın yüksek bir bedelle kamulaştırılmadığı anlaşılmıştır.

    Yazıda sözü edilen boşalan kömür ocaklarının bulunduğu Kemerburgaz’daki alanlara cezaevi yapımının uygun olmaması ve çok yüksek maliyetler gerektirmesi; Hasdal’daki askeri alanların da tahsis edilmemesi ve cezaevi yapımına izin verilmemesi nedeniyle cezaevi yapılamamıştır.

    Üzülerek söylemek zorundayım ki, metropol bir kent olan İstanbul İmar Planı’nda cezaevi için yer ayrılmamıştır."

    (Aynı şekilde bizim de okul, sağlık ve cami vs. gibi yerleri ranta açan bir anlayışla ne kadar uğraştığımızı okurlarımız gibi Ertosun da biliyor. Y.B.)

    KAÇAK YAPILAR

    Silivri’de cezaevi kampusu yapılan arazinin bulunması ve kamulaştırılması sırasında araya siyasiler, avukatlar ve komisyoncular girmemiştir. Tam tersine bu arazinin kamulaştırılmaması için her türlü yol denenmiştir. Keza sözü geçen taşınmazın kamulaştırılmasında da hiçbir şey dönmemiştir. Ayrıca Eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk cezaevi yapılmasına karşı çıkılması üzerine söz konusu projeyi durdurmamış, aksine süreç normal prosedüründe işlemiştir. Cezaevinin bulunduğu yerin çevresinde kaçak olarak yapılmış yüzlerce tesis, işyeri ve çiftlik binası bulunmaktadır.

    RANTI ÖNLEDİK

    Bu araziye cezaevi yapılması, iddiaların aksine rantı önlemiştir. Kamulaştırmadan sonra bazı siyasetçiler ve mafyanın birbirine girmesi, elden kaçan rant yüzündendir. Nitekim son günlerde Silivri’de yapılan imar değişiklikleri sonucu oluşan arazi rantı nedeniyle yapılan tartışmalar gazetelerimizin gündemini oluşturmaktadır. Tek sermayesi haysiyet ve onurları olan, canlarını ortaya koyarak cezaevi sorununu gideren, ülkemiz ceza infaz kurumlarını yeniden yapılandıran, koğuş sisteminden oda sistemine geçiren, hukuk hakimiyeti ve insan haklarını sağlayan, gerekli reform ve yenilikleri gerçekleştiren kişilerin suçlanması, hiçbir insaf ölçüsü ile bağdaşmamaktadır. Silivri ve Maltepe Ceza İnfaz Kurumları Kampusları, İstanbul’un cezaevi ihtiyacını kısmen çözmüştür. Son yıllarda 70.000’den 100.000’e çıkan mahkum sayısı dikkate alındığında, geçmişte verilen kararların ne kadar isabetli olduğu görülmektedir. Kaldı ki ihtiyaç nedeniyle İstanbul çevresine çok sayıda cezaevi yapılması gerekmektedir. Daha önceden de bu konuda bilgi verilmesine rağmen, ısrarla iddiaların sürdürülmesinin nedeni tarafımdan anlaşılamamaktadır. Yazıda sözü geçen kanıtları ibraz ve iddiaları ispat etmeye davet ediyorum."

    Bizim yazımız okunduğunda bir tespit yaptığımız anlaşılacaktır. Sayın Ertosun burada muhatap değildir; bu konunun muhatapları yazıda isimleri geçendir.

    75’inci yılında İstanbul Üniversitesi’nde neler oluyor?

    75 yıl önce bugün, 1 Kasım 1933’te Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle, dönemin ilerici Maarif Vekili Dr. Reşit Galip tarafından kurulan, 60.000’e varan öğrencisi, on binlerce hektar kampus alanı ve 5.500 öğretim üyesi ve yardımcısı ile dünyanın en büyük üniversiteleri arasında sayılan İstanbul Üniversitesi, 75. yılına muamma dolu uygulamalarla ilginç bir seçim dönemine giriyor.

    Rektör Prof. Mesut Parlak’ın görev süresinin bitimine iki buçuk ay kala iki rektör yardımcısının (Prof. İrfan Papila ve Prof. Erhan Güzel), hiçbir açıklama yapılmadan görevden alınması ve bu olaydan bir hafta kadar önce üniversitenin arşivinde çıkan yangının boyutları hakkında basına bilgi verilmemesi dikkat çekiyor.

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, "rektör ataması yetkimi sağlıklı kurumlara bırakmak istiyorum" biçimindeki sözleri sanki yaklaşan İstanbul Üniversitesi rektör seçimi için söylemiş olduğu kanısı yaygınlaşırken, seçimde 2.300 öğretim üyesinin oylarına talip 12 aday yarışıyor. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın aile doktoru Prof. Dr. Yunus Söylet ile iletişim bilimci ve kamu yönetimi uzmanı, Liverpool John Moores University ve Beykent Üniversitesi’ni kuran Prof. Dr. Veysel Batmaz bu yarışta söylem olarak öne çıkıyor.

    Rektör adayları

    Prof. Mesut Parlak’ın görev süresinin bitmesi üzerine aralık ayı başlarında yapılması beklenen İ.Ü. rektör adaylıklarında yarışacak adaylar şunlar: Prof. Yunus Söylet (YÖK üyesi ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahi öğretim üyesi), Prof. Ahat Andican (eski bakan, genel cerrah), Prof. Ali Akyüz (genel cerrah), Prof. Erhun Eyüpoğlu (genel cerrah), Prof. Kenan Ulualp (genel cerrah), Prof. Seyfettin Uludağ (kadın doğum uzmanı), Prof. Faruk Erzengin (Tıp Fakültesi eski dekanı, kardiyolog), Prof. Mustafa Keçer (genel cerrah), Prof. Gülçin Bermek (Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyesi), Prof. Kadir Erdin (Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı ve Orman Fakültesi öğretim üyesi), Prof. Melih Boydak (Orman Fakültesi öğretim üyesi), Prof. Veysel Batmaz (İletişim Fakültesi öğretim üyesi).



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Yalçın BAYER
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    İyi mi ediyoruz?

    Doğan HIZLAN
    Elveda duvar!

    Özdemir İNCE
    ‘Nâzım Hikmet ruble karşılığı şiir yazardı’ (!) imiş

    Ahmet HAKAN
    Âlemlere akmış bir aceminin notları

    Enis BERBEROĞLU
    Beş polis topu aldı ve

    Yılmaz ÖZDİL
    İLAHİ AğDALET

    Vahap MUNYAR
    Şirketleri İstanbul’daki kulelerden oturarak yönetmek yok

    Yalçın BAYER
    Ölüme terk et sonra da gripten korumaya kalk

    Cüneyt ÜLSEVER
    ‘El Beşir hoş geldin!’ Bir düşünce haritası göstergesi

    Gila BENMAYOR
    GDO’yu tartışalım ama böyle değil

    Kanat ATKAYA
    Hişt, Yalı Mahallesi! İyi miyiz?

    Şükrü KIZILOT
    Kedi ve köpeklerin suçu ne

    Hadi ULUENGİN
    Batı tercihi (son)

    Erkan ÇELEBİ
    Domuz gribinden korkan aldı, stokta meyve sebze sıkacağı kalmadı

    Rauf TAMER
    Notlar Notlar Notlar

    Cengiz ÇANDAR
    Türkiye’yi İran-Sudan parantezinden çıkartmak...

    Rahmi TURAN
    ‘Masumları kesmedim!’

    Soner YALÇIN
    İran’ın Kürt Açılımı idamla son buldu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH