Ana Sayfa
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
04 Temmuz 2009 Cumartesi 22:53
İstanbul 30ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Piyasanet
  • Strateji
  • Euractiv
  • Şehir Rehberi
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür - Sanat
  • Astroloji
  • Sinema / Fragman
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Video
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    04/07/2009
    9-24-26-32-41-49
    ŞANS TOPU
    24/06/2009
    4-5-13-15-30-9
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    31 Ekim 2008

    Banu TUNA

     btuna@hurriyet.com.tr

    Başka bir poşetle markete girersen başına ne gelir?


    Uzun zamandır, sokağa her çıkışımda birileri kalbimi kırıyor.

    Otobüste yanımda oturan kadın, taksinin şoförü, market çalışanı, sinemada arkamda oturan adam, alışveriş merkezinin güvenlik görevlisi... Eve hep mutsuz ya da gergin dönüyorum. Eve kapanmak, hiç kimseyle karşılaşmamak istiyorum.

    "Kalbim kırılıyor" pek bir çıtkırıldım geliyor kulağa, biliyorum, ama hissettiğim bu. İstanbul’da herkes nezaketi unutmuş gibi. Otobüsteki kadına, sinemadaki adama yapabilecek bir şey yok. Sinirleriniz sağlamsa ikaz edip, kavgayı göze alabilirsiniz en fazla.

    Ama market, mağaza, alışveriş merkezi görevlileri işlerinin başındayken müşterilere nezaket göstermeli değil mi. Nasıl konuşacağını bilmeli. Bu konuda eğitilmeli.

    *

    Benim mahallemde tek bir süpermarket var; Dia. Çünkü bizim mahalle hálá etin kasaptan, sebze meyvenin manavdan, ekmeğin fırından alındığı bir mahalle. Ama işten geç bir saatte dönerken, bütün dükkanlar kapanmışken açık olan tek yer süpermarket. Ve ben yaklaşık 5 yıl önce açıldığından beri haftada birkaç kez bu marketten alışveriş yapıyorum.

    Hafta başında yine gittim. Kapıdan girdim, elime sepeti aldım, turnikeden geçerken arkamdan biri seslendi: Hanfendi elinizdeki poşeti verir misiniz?

    Döndüm, tanımadığım genç bir adam, yeni çalışmaya başlamış olmalı. Daha önce hiç böyle bir taleple karşılaşmadığımdan dolayı aptal aptal baktığım için yineledi: Elinizde poşetle giremezsiniz.

    Elimdeki poşet, kağıttan bir hediye paketi aslında. İçinde tam poşetin ebadında bir kutu var. Hiç boş yer yok yani.

    Neden, diye sordum. Espri olsun diye de "İçine raflardan bir şey atarım diye mi istiyorsunuz" dedim.

    Cevabı kuru bir "evet" oldu. Ve inanın espri yapmıyordu.

    Başımdan aşağı kaynar sular indi sanki. Adam karşıma geçmiş, sen bu market için potansiyel hırsızsın, diyordu işte.

    Siz ne dediğinizin farkında mısınız, diye sordum. Kusura bakmayın kural böyle, dedi.

    Alışveriş sepetini olduğu yere bırakıp çıktım. Bir daha asla o marketten alışveriş yapmamaya da yemin ettim.

    O günden beri herkese soruyorum; sizin başınıza da bunlar geliyor mu, diye. Böylece öğrendim ki, Migros yanınızda getirdiğiniz poşetlere el koymuyormuş ama ağzını bantlıyormuş. Meğer kardeşim, daha birkaç gün önce, başka bir markette, aynı meseleden dolayı görevliler tarafından azarlanmış.

    Dünyanın her yerinde marketlerden bir şeyler araklanır. Buna karşı kamera sistemleri kurulur, başka önlemler alınır. İçeri yabancı poşet sokulmasını engellemek de bir yöntem olabilir ama her durumda kimseye hırsız muamelesi yapılmamalı.

    Bir de şu var tabii, ben neden bana ait bir şeyi hiç tanımadığım birine emanet edeyim? O gün elimdekini merketteki görevliye verseydim, duvar dibinde kuytu bir köşeye bırakıverecekti. Bunun için ayrılmış bir dolap yoktu.

    Madem marketler hırsızlıkla mücadelede bu yöntemi kullanmakta kararlılar, o zaman önce çalışanlarına meramlarını nazik bir dille anlatmak üzere eğitim versinler. Ve tüm şubelerine anahtarın müşteride kalacağı kilitli dolaplar yerleştirsinler.

    Ben kendi adıma, elimdekilere kafasına göre el koymaya kalkan hiçbir yerden alışveriş yapmayacağım.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Banu TUNA
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Bekir COŞKUN
    İstanbul karşıdadır...

    Tufan TÜRENÇ
    Washington Post’taki makale yorumsuz...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Recm meraklılarına bir bilanço

    Mehmet Y. YILMAZ
    Yargılanamayacak suçlu kalmasın

    Yalçın DOĞAN
    Elli tane var yine de yenisi aranıyor

    Özdemir İNCE
    "Türkiye’ye evet"

    Yılmaz ÖZDİL
    Maske

    Vahap MUNYAR
    Berlin’de meslek eğitimiyle 10 milyon Euro’ya ulaştı, modeli Türkiye’ye getirecek

    Yalçın BAYER
    HÖH 40 milletvekili bekliyor

    Şükrü KIZILOT
    Ortağın eşi ile birleşmeye teşvik yok

    Hadi ULUENGİN
    12 Eylül nasıl yargılanır

    Zeynep GÖĞÜŞ
    AB ve gece yarısı darbesi

    Bülent DÜZGİT
    Bülent Çiziyor

    Ege CANSEN
    Kapitalist Abdülhamit

    Mehmet Ali BİRAND
    Ruhban Okulu hikayelerinden bıktık…

    Eyüp CAN
    Türbanlı first-lady’lerin seçim kampanyası

    Rauf TAMER
    Saymakla bitmez

    Cengiz ÇANDAR
    'Demokratik eşik' aşılırken...

    Ayşe ARAL
    Hürriyet Towers'daki ilk günüm

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH