Ana Sayfa
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
04 Temmuz 2009 Cumartesi 23:33
İstanbul 30ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Piyasanet
  • Strateji
  • Euractiv
  • Şehir Rehberi
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür - Sanat
  • Astroloji
  • Sinema / Fragman
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Video
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    04/07/2009
    9-24-26-32-41-49
    ŞANS TOPU
    24/06/2009
    4-5-13-15-30-9
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    22 Ekim 2008

    Ege CANSEN

     ecansen@hurriyet.com.tr

    Oyun kuramı penceresinden kriz


    İNGİLİZCEDE ismi "Game Theory" olan teori. Türkçede "Oyun Kuramı" adıyla anılıyor. Ancak "game" kelimesinin manası bu teori bağlamında "oyun", "kumar", "maç", "müsabaka" gibi kelimelerin anlamlarının bir karmasıdır; ama tek başına bunların hiç biri değildir.

    Öncelikle bunu zihnimize yazalım. Oyun kuramının üç temel unsuru vardır. Birincisi, oyunda mutlaka "ben" ve "karşı taraf" olmak üzere iki oyuncu vardır. İkincisi, oyunun sonunda mutlaka bir ödül veya ceza vardır. Üçüncüsü, kayıp ve kazançların toplamı sıfır değildir. Yani bir masada poker oynayanların, kazanç ve kayıplarının toplamının sıfır etmesi gibi cebirsel bir denklik yoktur. Oynanan oyundan her iki taraf da zararlı veya kárlı çıkabilir. İşte bu özelliği dolayısıyla oyun kuramının incelediği vakalara "işbirliği mümkün oyunlar" denir.

    * * *

    Hayat, insanları (veya şirketleri, siyasi iktidarları, devletleri) sürekli olarak bir veya birkaç oyunun tarafı olmaya mecbur bırakır. Oyun kuramı, bu ortamda "karar veren kişi"nin kendi veya temsil ettiği tarafın çıkarını kollarken, kendine veya temsil ettiği tarafa zarar verebileceğini anlatır. Bunun sebebi de insan davranışlarının "etkisel" değil "tepkisel" olmasıdır. Yani insan, oyun sırasında ortaya herhangi bir eylem veya davranış tarzı koyarken, karşı tarafın "muhtemel davranışını tahmin edip" altta kalmamak üzere bunun tasarımını yapar. Oyunun bir tarafı olarak, diğer tarafın, yani rakibin müteakip hamlesinin (o da bizi rakip gördüğü için) halisane değil, hasmane olacağını varsayar. Dolayısıyla ona karşı hasmane bir hamle yapar, böylece en azından kendini korumuş yani "berabere" kalmış olurum diye düşünür. Yani karşısında hasım bir rakip olmamış olsa, nasıl hareket edecekse öyle davranmaz. Burada teorinin özüne tekrar dikkatinizi çekmek istiyorum. Seçilen davranış veya eylem biçimi tepkiseldir. Bu yüzden insanlar kendi yaptıkları ama beğenmedikleri davranışlarını (kararlarını) anlatırken, sanki kararı başkası almış gibi "bana kalsa öyle hareket etmezdim" diye söze başlar.

    * * *

    Dünya finansal krizi bugün "güven krizi" aşamasına gelmiştir. Güven krizi yüzünden insanlar olumsuz kararlar almakta ve ekonomik aktiviteyi yavaşlatmaktalar. Bankasına güvenmeyen mudi, mevduatını çekiyor. Müşterisine güvenmeyen banka, kredileri kesiyor. Hatta diğer bankaya güvenmiyor. Bu sebeple bankalararası kredi işlemi yapmıyor. Çünkü hep karşı tarafın kendisine zarar verebilecek davranışlar içinde olduğunu zannediyor. Paranın hareket etmediği yerde bereket de olmuyor. İşler daralıp, gelirler azalıyor. Gelir azalmasının adı "ekonomik kriz"dir. Bu kısır döngüyü kırmak için devlet (Merkez Bankası, Hazine ve Maliye) biz herkese güveniyoruz mesajı içeren kararlar alıyor. Kısaca güvensizlikten dolayı ortadan çekilen paranın yarattığı boşluğu, yeni para yaratarak dolduruyor. Halk, "nakit kraldır" derken, devlet nakdi uşak yapıyor.

    SON SÖZ: Mikro çözümlerin toplamı, makro sorundur.

    Özür: Cumartesi günkü yazının giriş bölümünde sayıyla yazılmış "son altı, yedi yıldır" ibaresi "son almış yedi yıldır" şeklinde çıkmıştır. Düzeltirim.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Ege CANSEN
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Bekir COŞKUN
    İstanbul karşıdadır...

    Tufan TÜRENÇ
    Washington Post’taki makale yorumsuz...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Recm meraklılarına bir bilanço

    Mehmet Y. YILMAZ
    Yargılanamayacak suçlu kalmasın

    Yalçın DOĞAN
    Elli tane var yine de yenisi aranıyor

    Özdemir İNCE
    "Türkiye’ye evet"

    Yılmaz ÖZDİL
    Maske

    Vahap MUNYAR
    Berlin’de meslek eğitimiyle 10 milyon Euro’ya ulaştı, modeli Türkiye’ye getirecek

    Yalçın BAYER
    HÖH 40 milletvekili bekliyor

    Şükrü KIZILOT
    Ortağın eşi ile birleşmeye teşvik yok

    Hadi ULUENGİN
    12 Eylül nasıl yargılanır

    Zeynep GÖĞÜŞ
    AB ve gece yarısı darbesi

    Bülent DÜZGİT
    Bülent Çiziyor

    Ege CANSEN
    Kapitalist Abdülhamit

    Mehmet Ali BİRAND
    Ruhban Okulu hikayelerinden bıktık…

    Eyüp CAN
    Türbanlı first-lady’lerin seçim kampanyası

    Rauf TAMER
    Saymakla bitmez

    Cengiz ÇANDAR
    'Demokratik eşik' aşılırken...

    Ayşe ARAL
    Hürriyet Towers'daki ilk günüm

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH