10 Şubat 2012 Cuma 12:34
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 60057
DOLAR 1.7590
EURO 2.3320
€ / $ 1.3253
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 09/02/2012
19 - 20 - 29 - 33 - 34 - 52
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
22 Ekim 2008

Cüneyt ÜLSEVER

 culsever@hurriyet.com.tr

Ergenekon’un siyasi anlamı


ÖNCE bir dilek tutalım. İnşallah, duruşmanın ilk günü yaşanan ve özünde "Ama biz bu kadar çok misafir beklemiyorduk" tepkisi ile karşılanan organizasyon rezaleti davanın özüne yansımaz! Dilerim, cenab-ı Allah savcılarımıza zihin açıklığı vermiştir!

* * *

Gelelim davanın siyasi anlamına! Ben iki uçtaki anlamlandırmayı eşit derecede eksik buluyorum. Bu dava ne salt: 1) Türkiye’nin demokratikleşmesi önündeki en büyük engeli kaldırmaya yönelik bir kara suratlıları yargılama davasıdır. Ne de: 2) AKP’ye karşı sesini yükseltenleri cezalandırma sürecidir.

Muhakkak ki, davanın içinde her iki sostan da birkaç yudum var. Ama davaya esas tadını başka bir süreç veriyor.

* * *

Bu süreç Türkiye’yi ABD’nin çıkarları doğrultusunda Ortadoğu’da başat ülke yapma yolunda Türkiye’nin önündeki engelleri kaldırma sürecidir.

ABD
’ye göre süreci Batı lehine götürebilecek kurum AKP, bu sürece engel olan kurum ise TSK’dır!

Dilerim davada yer alan kara suratlılar hak ettikleri cezaları alırlar ama bana göre göz dağı TSK’ya verilmektedir.

Amaç, Türkiye’yi ABD Irak’tan çekildikten sonra bölgede Kuzey Irak’ın hamisi yapmaktır. Hükümet buna razıdır, ancak TSK direnmektedir. Bir süre beklenmiştir, hükümet anlamlı bir adım atamayınca bir yıldır ve son dönemde artan şiddette TSK’yı karar mekanizmasında sistem dışına çekmek için çeşitli yöntemler denenmektedir.

Benim yazılarım açık, ben Türkiye’nin Ortadoğu’nun başat ülkesi olması, Kuzey Irak’a hamilik etmesi, bütün bunları yapabilmek için de önce kendi kapısının önünü (Güneydoğu Anadolu) temizlemesi gerektiğini bu köşede yıllardır savunuyorum.

Görüşümde hiçbir değişiklik yok.

Ancak, bunu ülkenin kendi dinamikleri ile değil de dış dinamiklerin yaptırımı ile gerçekleşmesi ihtimali beni çok rahatsız ediyor.

* * *

Davada kara suratlıların Danıştay ve Cumhuriyet saldırıları ile şu veya bu şekilde ilişkili olmaları gayet mümkün.

Ancak, davanın açılımını yapan ana omurgayı ne idüğü belirsiz Tuncay Güney’in evinde ele geçiren "çuvallar dolusu" belgenin oluşturması beni daha çok ilgilendiriyor.

Bu kişi zamanında her yere girip çıkıyor, her türlü belge nasıl oluyorsa ona ulaşıyor, hatta bir gece canlı yayında yaşadığımız gibi, o gün ortaya çıkan bir resmi belge şimdi Kanada’da haham yardımcılığı yapan Güney’in eline çoktan geçmiş oluyor.

Tuncay Güney için "şizofrenik" dahi denebilir. Bu tartışılır. Ama başarılı bir taşeron olduğu aşikár. Birileri hayal edemeyeceğimiz kadar çok dokümanı büyük bir titizlik içinde yıllarca toplamış, zamanı ve gereği gelince de servis etmesi için Güney’e vermiş. O da belgeleri servise başarı ile sokmuş!

Ama aynı davada yer alan kara suratlılar esas illegal faaliyetlerini Güneydoğu’da icra ettikleri halde iddianamede, bildiğimiz kadarı ile, Güneydoğu henüz yok.

Zamanında Güneydoğu’da oluşturulan JİTEM, Özel Harekat Dairesi vb. gibi kurumlar müttefiklerin "gayri nizami harp" nosyonu ve uygulamaları esas alınarak kurulmuştu.

Şimdi bunların üzerine gidilirse mecburen müttefikleri de davanın içine katmak gerekmeyecek mi? Davayı yönlendiren belgeleri yıllardır biriktirenler önceden bir ayıklama yapmış olamazlar mı?

Ben Ergenekon’daki strateji ile "Aktütün saldırısı" ertesi oluşturan strateji arasında da büyük paralellik görüyorum. Bu konuyu da yarın irdeleyeceğim.



arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
Yazarlar Arşivi
Cüneyt ÜLSEVER
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH