Ana Sayfa
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
04 Temmuz 2009 Cumartesi 10:20
İstanbul 30ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Piyasanet
  • Strateji
  • Euractiv
  • Şehir Rehberi
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür - Sanat
  • Astroloji
  • Sinema / Fragman
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Video
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    27/06/2009
    6-9-33-39-41-46
    ŞANS TOPU
    24/06/2009
    4-5-13-15-30-9
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    14 Ekim 2008

    Ercan KUMCU

     ekumcu@hurriyet.com.tr

    Hükümet ne yapsın


    KÜRESEL krizin yayılıp derinleşmesiyle Türkiye’de de toplumun çeşitli kesimlerinden sesler yükselmeye başladı. Özetlersek, herkes yaklaşan fırtınadan kendine bir zarar gelmemesini istiyor. Hükümetten bir şeyler bekliyor.

    Konjonktür de uygun. Gelişmiş ülkelerin hükümetleri neredeyse her gün yeni bir önlem paketi açıyor. Merkez bankaları faizleri indiriyor. Devlet, bankaların kötü yatırımlarını satın alıyor. Bankalara nakit veriliyor. Bazı bankalara devlet ortak oluyor. Belki, önümüzdeki dönemde, benzer yardımlar gelişmiş ülkelerdeki bazı büyük şirketler için de söz konusu olabilecek. Çünkü, kriz finans sektöründen reel sektöre sıçradı.

    SORUN DÖVİZ İSE

    Türkiye ekonomisinde henüz fazla bir şey görmedik. Batı’daki fırtına bize de gelir beklentisiyle, ekonomik birimlerin tutucu olmaları söz konusu olabilir. Kendi sorunları ile boğuşan bazı uluslararası yatırımcıların Türkiye’deki finansal yatırımlarının bir bölümünden çıkmaları da olağandır. Bugünlerde bizim gibi gelişmekte olan ülkelere yatırım yapmaya niyetlenen bazı yatırımcıların kararlarını ertelemeleri bizleri şaşırtmamalı. İhraç ürünlerimize yönelik talep düşüşleri de yaşanmaya başlamış olabilir.

    Hükümetten talep edilenler ise yaşanmaya başlanmış olabilecek sorunlarla fazla alakalı değil. Bazıları banka kredilerinin olası daralmasına yönelik olarak hükümetin önlem almasını bekliyor. KOBİ’lere krediler kesilmesin isteniyor. Hükümet ne yapacak ki?

    Bazıları iç talebin canlandırılmasını istiyor. Örneğin, Merkez Bankası’nın faizleri düşürmesi bekleniyor. Kendilerine göre haklılar da! Koskoca merkez bankaları (Amerikan ve Avrupa) enflasyon yaratabilir diye düşünmeden faizleri indirdiklerine göre bizim ki ne duruyor? Bazıları hükümetin ucuz kredi vermesini talep ediyor. Bazıları da önümüzdeki dönemde işsizliğin olası artışı karşısında bir şeyler yapılmasını istiyor.

    Hiç kimse, sorun, eğer olacaksa, nereden kaynaklanabileceği konusunda fazla kafa yormuyor. Sorun, eğer olacaksa, Türkiye ekonomisinin yakın geçmişteki üretim düzeyini sürdürebileceği dış mali kaynaklara ulaşamamasından kaynaklanacak. Yani, sorunumuz bugünkü fiyatlardan arzuladığımız kadar döviz bulamamak olacak. Yaklaşık bugünkü fiyatlardan yakın geçmişteki üretim düzeyini devam ettirecek döviz bulabildiğimiz takdirde, Batı’da yaşanan sorunların hiçbirinin bizde de olma olasılığı çok düşük. Bizde güven krizi yok.

    ÇÖZÜM PARA BASMAK DEĞİL

    O halde, hükümetten beklenen tüm önlemler, bugünkü fiyat düzeylerinde olası bir döviz kıtlığının yaratabileceği sorunları para basarak çözmeye çalışmak anlamına geliyor. Hükümetin bu konuda yapabileceği hiçbir şey yok. Döviz sorunu Türk Lirası basarak çözülemez. Çözülmeye çalışıldığında, olası bir ekonomik kriz daha da derinleşir.

    Gerçek çözüm olası döviz kıtlığını önleyebilecek önlemlerdir. İlk akla gelen çözüm IMF ile anlaşıp belli bir dış krediye ulaşabilmenin yolunun açılmasıdır. Bu konuda geç kaldık, ama hala bir şeyler yapılabilir. Devam edeceğim.

    Not: Cuma günkü "Dolar-Euro paritesine ne oluyor" başlıklı yazımda "Daha bir ay öncesine kadar 1 Euro neredeyse 0.62 dolara kadar gerilemişti. Şimdi, 1 Euro 0.74 dolara sıçradı..." cümlelerinde "dolar" ve "Euro" kelimeleri yer değiştirmeleri gerekiyor. Yanlışlık için özür dilerim.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Ercan KUMCU
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Bekir COŞKUN
    İstanbul karşıdadır...

    Tufan TÜRENÇ
    Washington Post’taki makale yorumsuz...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Recm meraklılarına bir bilanço

    Mehmet Y. YILMAZ
    Yargılanamayacak suçlu kalmasın

    Yalçın DOĞAN
    Elli tane var yine de yenisi aranıyor

    Özdemir İNCE
    "Türkiye’ye evet"

    Yılmaz ÖZDİL
    Maske

    Vahap MUNYAR
    Berlin’de meslek eğitimiyle 10 milyon Euro’ya ulaştı, modeli Türkiye’ye getirecek

    Yalçın BAYER
    HÖH 40 milletvekili bekliyor

    Şükrü KIZILOT
    Ortağın eşi ile birleşmeye teşvik yok

    Hadi ULUENGİN
    12 Eylül nasıl yargılanır

    Zeynep GÖĞÜŞ
    AB ve gece yarısı darbesi

    Bülent DÜZGİT
    Bülent Çiziyor

    Ege CANSEN
    Kapitalist Abdülhamit

    Eyüp CAN
    Türbanlı first-lady’lerin seçim kampanyası

    Mehmet Ali BİRAND
    Ruhban Okulu hikayelerinden bıktık…

    Rauf TAMER
    Saymakla bitmez

    Cengiz ÇANDAR
    'Demokratik eşik' aşılırken...

    Ayşe ARAL
    Hürriyet Towers'daki ilk günüm

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH