Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
23 Kasım 2009 Pazartesi 22:58
İstanbul 14ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • Untitled Page
    ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    21/11/2009
    10 -16-18-20-38-41
    ŞANS TOPU
    18/11/2009
    6 -7-14-15-26-11
    SÜPER LOTO
    19/11/2009
    9 -26-31-37-38-48
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    12 Ekim 2008

    Ertuğrul ÖZKÖK

     

    Eğer hayat yaşanmaya değerse


    NEREDEN bilmiyorum, kafamda şöyle bir fotoğraf kalmış.

    Üzerinde beyaz kısa kollu iplik kazak, altında pilili etekler olan çok güzel bir kadın.

    Elindeki golf sopası yerden çok hafif havalanmış.

    Vücudu, golfün o müthiş estetiğinin emrine girmiş.

    Arkasında kollarıyla onu sarmış bir erkek.

    Onun üzerinde de beyaz kolsuz iplik örgü bir kazak ve içinde polo tişört.

    Başında beyaz bir kasket var.

    Erkeğin müthiş bedeni, aynı estetik yayı çizerek kadının gövdesini sarmış.

    İki eli, kadının golf sopasını hafifçe havalandıran iki elini sarmış.

    Erkek, kadına golf oynamayı öğretiyor.

    Scott Fitzgerald’vari bir poz.

    Erkeği hep, Robert Redford olarak görüyorum.

    Belki de Great Gatsby filminin hiç olmayan bir sahnesi, kafama böyle yerleşmiş.

    Robert Redford’u bir de, Havana filmindeki son sahnede, Key West sahilinden Küba’ya bakarkenki haliyle düşünürüm.

    O filminde giydiği, en üst düğmesi hep ilikli gömlekler de gözümün önünden gitmez.

    Golf sporu denince benim aklıma nedense hep kendi kendime imal ettiğim bu fotoğraf gelir.

    * * *

    Golf oynayan epey arkadaşım var.

    Bana da çok tavsiye ederler.

    Bir defa Belek’te Gloria Oteli’nin sahasında denedim.

    Üç dört atış yaptım ve arkadaşlarım, başlangıç için müthiş olduğunu söylediler.

    Ama gerisi gelmedi.

    Geçen gün golf için, "Sporların en papyonlusudur", "En monşeridir" diye yazmıştım.

    Bugün bir sıfat daha ekleyeyim.

    "Sporların en snobudur."

    Buna bir de eskrimi ve çim hokeyini ekleyebiliriz.

    Kaya Çilingiroğlu, golf için, "Parası ve zamanı olan oynayabilir" diyor.

    İşte sırf bu yüzden golfün snobluğunu severim.

    Kendim oynamasam da, bu sert topun ardından, dünyayı dolaşan insanların içindeki o safari duygusunu, kendime ait köreltilmiş bir nefis gibi hafif gıptayla izlerim.

    Tiger Woods’un elindeki sopayla, bu snoblar kulübünün kapısını kırıp girmesini de, Kahramanlar Mahallesi’nden bir kardeşi olarak hayranlıkla takip ederim.

    * * *

    Benim sporum, tek başıma yüzmektir.

    Sabahları yüzerken, hayatımın bütün hayallerini yeniden kurarım.

    Yüzme, benim için, bütün bir hayat boyu ertelenmiş emellerime nail olduğum anların toplamıdır.

    Bir duvardan ötekine gidip gelirken, sık sık aklıma Burt Lancaster’in "Yüzücü" filmi gelir.

    Yaşadığı semtte, yan yana evlerin birinin havuzundan ötekine geçerek yüzerken aynı zamanda birbirinden farklı hayatlarla tanışır.

    Bazıları mutluluklar, bazıları dramlar...

    Bazıları sıradan, sıkıcı hayatlar.

    Bazıları renkli ve farklı hayatlar.

    Bazıları, farklı olma cüretinin insana fena halde ödetildiği, önüne ağır faturalar konulan hayatlar.

    * * *

    Yüzerken, çıplak bedeninizin altında sadece su vardır ve o su her şeyi kaldırır.

    Hem bedeninizi, hem ruhunuzu, hem ötekini, hem berikini.

    Yüzme yalnızlık sporudur.

    Orada biriyle, birileriyle değil, kendinizle oynarsınız.

    Sözün bittiği, yerini hayale ve eyleme bıraktığı anda başlayan spordur.

    Hayal eder, orada cüret etmeye karar verir, orada tetiği çekersiniz.

    Tıpkı Cesare Pavese’nin günlüğünün sonundaki o karar anı gibi...

    Yüzme cesaret ister.

    Suya eğilir bakar, bedeninizin nilüfere dönüşmüş halini görürsünüz.

    Varlığınızı suya bırakır, olimpik bile denemeyecek havuzu, simyacı gibi okyanuslara çevirir ve bir daha kıyılarınıza dönmemeye karar verirsiniz.

    Hayat, eğer yaşanmaya değer bir şeyse, onun kararı işte orada alınır...



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Ertuğrul ÖZKÖK
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Doğan HIZLAN
    ‘Sonsuzlukla Diyalog’un yarattıkları

    Tufan TÜRENÇ
    İşte Tayyip Bey’in Türkiye’si...

    Mehmet Y. YILMAZ
    Engellilerin sokağa çıkma hakları

    Ahmet HAKAN
    Şerif Mardin de psikolojik harpçi mi?

    Vahap MUNYAR
    Türkçe bilmez Allah’tan korkmaz

    Ferai TINÇ
    Altan Öymen’den 50’li yıllar (Değişim ne kadar zor)

    Latif DEMİRCİ
    Latif Demirci

    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
    Kimin dinleneceğini sonradan öğrendi

    Erdal SAĞLAM
    Danıştay nükleer santral kararıyla herkesi rahatlattı

    Fatih ÇEKİRGE
    Belge bende

    Erkan ÇELEBİ
    ‘Yeni nesil hacker’ banka hesabı soyarken kurban bağışı da yapıyor

    Bülent DÜZGİT
    Bülent Çiziyor

    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
    Sarmısak yetmez aşılanmak lazım

    Ayşe ARMAN
    Arabalardan soğumuştum hız tutkum yeniden alevlendi

    Rauf TAMER
    Hangi birini saysak?

    Nuray MERT
    Türkiye’nin tarihini yazsak yeniden

    Rahmi TURAN
    İşbirlikçi mi, günah keçisi mi?

    Ayşe ARAL
    Sen de mi ünlü oldun Ayşe?

    Noyan Doğan
    Sel hasarı yüzünden birilerinin çıkıp özür dilemesi gerekmiyor mu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH