Ana Sayfa
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
05 Aralık 2008 Cuma 01:19
İstanbul 18ºC
  • Üye girişi
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Piyasanet
  • Strateji
  • Euractiv
  • Şehir Rehberi
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Trendy Gençlik
  • Kültür - Sanat
  • Astroloji
  • Sinema / Fragman
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Video
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cuma
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • E-Yaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • 20 dk
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    29/11/2008
    5-8-19-22-23-31
    ŞANS TOPU
    03/12/2008
    1-8-10-20-23-7
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    12 Ekim 2008

    Enis BERBEROĞLU

     eberber@hurriyet.com.tr

    Krizin adı stagflasyon


    ANKARA İLK kez değil... 1973 ve 78 petrol şoklarından sonra da...

    Durgunluk ve enflasyonun eşanlı yaşandığı yılları hatırlayın. 1980 yılında enflasyon yüzde 100’ün üstündeydi. Ama aynı yıl ekonomi yüzde 2.8 oranında küçüldü. Bu ekonomik tablo darbenin habercisiydi!

    (Dipnot: Tespit bana değil merhum Turgut Özal’a aittir!)

    * * *

    Gelişmekte olan ülkeler, sermaye fakiridir. Büyüme dış kaynak akışına bağımlıdır.

    O yüzden, gelişmiş ekonomilerdeki durgunluk bizi de etkiler, çünkü;

    1) Bu ülkelere ihracatı, 2) Oradan buraya para akışını yavaşlatır.

    Petrol başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki seyir iki yönlü çalışır:

    1) Bu yılın ilk yarısına kadarki artış küresel enflasyonu tetikledi, 2) Sonraki düşüş bazı gelişmekte olan ülkelerin gelirinde kara delik açtı.

    Son olarak enflasyonla mücadele için yüksek tutulan faizler;

    1) Durgunluğu derinleştirir, 2) Ama dış kaynak cazibesini de artırır.

    * * *

    Kafanızı bilerek karıştırıyor değilim, dönemin yaman çelişkisi böyle.

    Hem durgunluk, hem de enflasyon. İktisat literatüründeki adı stagflasyon.

    2000 yılında bizde de oynayan filmi (Perfect Storm) izleyeniniz vardır...

    İki güçlü hava akımının çarpışmasına mükemmel fırtına adı verilir.

    Mükemmel fırtınada kaptanlık zordur.

    Ekonomik durgunluğa düşmemek için muslukları açarsanız enflasyon azar.

    Fiyat artışıyla mücadelede ayar kaçarsa ekonominin çarkları tamamen durur.

    AKP iktidarı bugüne kadar Derviş mirası ve IMF reçetesiyle iyi idare etti.

    Ama artık ezber bozuldu, bakalım ne yapacaklar?

    * * *

    Küresel kriz 2007 sonbaharında patladı.

    Bizim daha önemli işlerimiz vardı, fark edemedik.

    Kriz yönetiminde iki farklı ekol göze çarpıyor:

    1) Krizin önünde koşan ABD, 2) Ayak sürüyen AB.

    ABD faizleri hızla aşağı çekti, AB uyuşuk davrandı.

    ABD sorunu ve çözümünü zamana yaydı.

    Kriz hazırlıksız AB’ye tsunami gibi çarptı.

    * * *

    Biz de uzun zaman meseleye Avrupalı takıldık.

    Neyse ki son bir-iki aydır biraz ayıldık.

    Yurtdışındaki raporlara göre Türkiye en riskli 28 ülke arasında.

    Evet, bankacılık sistemi şimdilik sağlam gözüküyor.

    Ama dev cari açığımız başlangıçta kurduğumuz denklemi teyit ediyor.

    Türkiye büyümesini finanse etmek için dünyaya yüksek faiz ödemek zorunda.

    Hem de ne kadar yüksek derseniz... ABD yüzde 1.5, AB yüzde 3.75, İngiltere yüzde 4.5... Türkiye yüzde 16.75. Herkes faiz indirirken, Türkiye’nin yerinde sayması bu yüzden.

    Bir de hükümetin, daha doğrusu Kemal Abi’nin cin fikirleri var.

    Yurtdışındaki Türk parasının tavlanması için vergiyi sıfırlamak gibi...

    (Önce bu paranın neden kaçtığını düşünen tabii ki yok!)

    * * *

    Fantezi dünyasından ayılıp gerçeklerle yüzleştiğimizde göreceğiz ki...

    Kriz Türkiye’ye mali sistemden çok, reel ekonomiden girecek. Durgunluk, iflaslar ve işsizlikle mücadele edeceğiz. Kaynak bulamayınca çaresiz IMF’nin kapısını çalacağız. Ama IMF’nin harcama disiplini şartından korkan hükümet, muhtemelen yerel seçimlerin geçmesini beklemeyi deneyecek.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Enis BERBEROĞLU
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    Kanunsuz polis

    Doğan HIZLAN
    Bir ülkeyi müzik kurtarabilir mi?

    Bekir COŞKUN
    S.O.S.yal demokrat açılımlar...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Dur Cem hemen kızma

    Mehmet Y. YILMAZ
    Amir memurun kararına şerh koydu!

    Yalçın DOĞAN
    Heşt TV kanatlarımın altında

    Ahmet HAKAN
    İnceden taktikler

    Yılmaz ÖZDİL
    Başkan

    Yalçın BAYER
    Atatürk pulu kalmadı

    Cüneyt ÜLSEVER
    Bir özeleştiri gerekmez mi?

    Ercan KUMCU
    Dış ticarette eğilimler değişiyor

    Latif DEMİRCİ
    Latif DEMİRCİ

    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
    Erdoğan’ın istediği bakanların vermediği destek

    Erdal SAĞLAM
    IMF’den gelecek para için senaryolar

    Şükrü KIZILOT
    Káğıdın ortasındaki nokta

    Hadi ULUENGİN
    Kriz yazıları (III)

    Yaşar Nuri Öztürk
    Güven bunalımına dikkat!

    Mehmet Ali BİRAND
    Avrupa, AKP’ye sempatisini kaybediyor…

    Rauf TAMER
    Gözden kaçanlar

    Özgür Bolat
    Kredi kartı kullanımına dikkat

    Rahmi TURAN
    Erkeğin korkulu rüyası!

    Yonca TOKBAŞ
    Babamı çok özlüyorum çoook!

    Eyüp CAN
    Hiç unutamadığım o teklif

                        Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Euractiv Hürriyet Emlak Yenibiris.com Anneyiz.biz Hürriyet Oto 20 dk İddaa Oyna