Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
24 Kasım 2009 Salı 09:20
İstanbul 14ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • Untitled Page
    ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    21/11/2009
    10 -16-18-20-38-41
    ŞANS TOPU
    18/11/2009
    6 -7-14-15-26-11
    SÜPER LOTO
    19/11/2009
    9 -26-31-37-38-48
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    11 Ekim 2008

    Pakize SUDA

     psuda@hurriyet.com.tr

    Kısa yazılar


    Romanlarda kahramanın ağzından sevgiliyi tanırız hani...

    Mesela birinde erkek der ki kadın için, "Daima hafif bir portakal ve kakao yağı kokusu olurdu."

    Yahut "Cildi ay ışığı gibi aydınlatıyordu evi."

    Kendinizi duymak istemez misiniz böyle?

    Nasıl koktuğunuzu...

    Nasıl güldüğünüzü...

    Öfkelenince neye benzediğinizi...

    Birinin size edebi bir dille anlatmasını istemez misiniz?

    Ben isterim.

    Ama gerçek hayatta kimse kimseyi bu türlü tarif etmiyor.

    *

    Balkonların demir korkuluklarına oturtulmuş, dikdörtgen, plastik saksılar...

    Çiçekten görünmez haldeyse iyi.

    Aksi halde çok kötü duruyor.

    Ve ne yazık ki hepsi yılın büyük bir bölümünde çiçeksiz, çıplak.

    Çiçeğin ömrü kısa çünkü.

    Ve çiçek açan bitkilerin yaprakları, açmayanlar kadar canlı, parlak, gür olmuyor pek.

    Doğa adalet dağıtmış bir nevi!

    Çiçek verdiğinden yaprağı esirgemiş!

    Tıpkı insanlarda olduğu gibi. Her şey tam olmaz ya hani... Bazen bakarsınız dünyanın en yakışıklı erkeği fakat zekádan yoksun. Yahut şahane bir çift bacak ama derinliği yok kadının.

    Fakat herkes "çiçek"i tercih ediyor. Solup gitti mi geriye bir şey kalmadığını bildiği halde. Kimse sade "yeşil"e razı değil, "pembe"ler, "mor"lar, "kırmızı"lar istiyor.

    *

    Köşe yazılarını çevreleyen çizgi...

    Bazı yazarlarda o çizgi bağımsızlığı ifade ediyor.

    Yok, gazetesinin savunduğu görüşlerden bağımsız olma hali değil dediğim. Yani illa ki o değil.

    Anlatmak istediğim, gazeteden bağımsız "var olma" hali.

    Bazı yazarlar gazeteleriyle özdeşleşmiştir, bazılarının adıysa sadece "kendi"ni çağrıştırır. Sözünü ettiklerim işte bu ikinci gruba girenler. Yazılarını çevreleyen o çizginin içinde başlı başına bir dünyadır onlar.

    O çizgilerden kesin yazıyı, hangi gazeteye koyarsanız koyun, fark etmez.

    Onları seviyorum.

    *

    Bu bir senaryo olsaydı hiç inandırıcı bulmazdık.

    Önce anne, sonra baba ve üç kardeşin ölümü. Bu devir için kalabalık sayılabilecek bir aileden geriye bir çocuk kaldı.

    Nasıl atlatır bu travmayı...

    Atlatabilir mi...

    "Zaman ilaçtır" desek... Bu kadar büyük acıya bir ömürlük zaman bile yetmeyebilir.

    Ama kimbilir...

    Belki de insanoğlu böylesini de göğüsleyebilecek biçimde programlanmıştır...

    Hava yastığı gibi devreye giren bir "mekanizma" vardır belki...

    Ufak tefek sarsıntılar daha etkilidir de büyüğü daha dayanılırdır, kimbilir...

    Bir nokta vardır, o aşılınca başa dönülür...

    Dilerim, böyle olur.

    7, 10, 12 yaşındaki üç çocuğuyla çadır kurup kamp yapan bir "sosyetik", "zengin" işadamı.

    O işadamı, giderayak çoğumuzun önyargılarını yerle bir etti.

    Hep uçakta, bilmemkaç yıldızlı otellerde, hijyenik bir dünyada gezmezlermiş demek...

    Toprağa da basarlarmış, kuş yuvası misali evlerde de yatarlarmış, çadır da kurarlarmış.

    Yahut filmlerde sunulduğu gibi, babalarla çocukların ilişkisi "çok para, az ilgi" biçiminde değilmiş.

    Sizin bizim gibi insanmış onlar da.

    Boşuna söylemiyorum bunu. İlk tepki olarak "Yok canım bi yanlışlık vardır, onların ne işi var orada!" diyenleri kulağımla duydum.

    MIŞ MUŞ

    ÆKenya’da keçilere prezervatif takmışlar.Biz de bir ara eşeklere spiral taksaydık iyi olacaktı!

    ÆDünyadaki memelilerin dörtte birinin sayısı tükenme aşamasındaymış.Erkek kısmı bunu yanlış anlayıp stok yapmaya kalkışabilir!

    Æİzmir’de bir kadın, çapkın eşinin penisini kesmiş.Kesin ve kati çözüm!



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Pakize SUDA
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    Utanırlarsa...

    Doğan HIZLAN
    ‘Konuşan Fotoğraflar’ ne demek

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Etiler’in ahlakı kimden sorulur

    Mehmet Y. YILMAZ
    Gerilim ‘bölünme korkusundan’ kaynaklanıyor

    Sedat Ergin
    Koramiraller cinayet şebekesi yönetir mi?

    Yalçın DOĞAN
    1969’dan bu yana en büyük eylem

    Özdemir İNCE
    Öğretmenler Günü

    Ahmet HAKAN
    Aleviler cellatlarına âşık kurbanlar mı?

    Enis BERBEROĞLU
    Bir irtica yazısı

    Yılmaz ÖZDİL
    İzmir’de n’oluyor?

    Vahap MUNYAR
    Türk işadamları için Lübnan zamanı, vizeyi de kaldırırız

    Yalçın BAYER
    Öğretmenlik ayaklar altında

    Cüneyt ÜLSEVER
    Öğretmen yeterlilik araştırması

    Gila BENMAYOR
    Kavaf ‘Cinsiyet Uçurumu’ Raporu’nu araştıracak

    Kanat ATKAYA
    Üç yanlış bir doğru eder mi?

    Latif DEMİRCİ
    Latif DEMİRCİ

    Erdal SAĞLAM
    Güdük hafta ardından bilanço makyaj ayı

    Şükrü KIZILOT
    Bayrama evinizin vergisini ödeyerek girin

    Hadi ULUENGİN
    Kafes

    Bülent DÜZGİT
    Bülent çiziyor

    Mehmet Ali BİRAND
    Hem “kollayın” diyoruz sonra da kızıyoruz…

    Rauf TAMER
    Öğretmenim

    Cengiz ÇANDAR
    “Açılım” ve Dersim’le ortaya çıkan Ak Parti ve CHP

    Yonca TOKBAŞ
    Yeşilalıç İlköğretim Okulu

    Özgür BOLAT
    Sen başarısızsın, öyle kal!

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH