Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
08 Kasım 2009 Pazar 14:44
İstanbul 20ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    07/11/2009
    23-26-27-39-46-49
    ŞANS TOPU
    04/11/2009
    11-12-18-22-23-3
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    8 Ekim 2008

    Ercan KUMCU

     ekumcu@hurriyet.com.tr

    Avrupa kendini zora sokuyor


    GEÇEN hafta sonu Avrupa Birliği liderleri küresel krize yönelik olarak ortak hareket etme yaklaşımını benimsemedi. Duruma göre tavır alırız yaklaşımı benimsendi.

    Aynı parayı kullanan ülkelerin dahi küresel bir olguya ortak bir tavır almamaları şaşırtıcıydı. "Başka ülkedeki bir finansal kurumu neden ben kurtarayım" ya da "belki bana bir şey olmaz" gibi yaklaşımlar siyasetçilerin olayların ciddiyetini kavrayamadığını gösteriyor.

    Aslında, küresel sorunlardan en çok etkilenecek bölgelerin başında Avrupa geliyor. Birçok Avrupa ülkesinde ekonomik yapı çok katı. Devletin desteklediği sosyal programlar çok kapsamlı. Ekonominin büyüme dönemlerinde dahi, bütçe açıklarını makul düzeylerde tutmak birçok Avrupa ülkesi için çok zor.

    Böyle bir yapıda, Avrupa’nın küresel düzeydeki çalkantılarla ortak hareket etmeden mücadele edebilmesi çok zor görünüyor. Ortak hareket edemeyince, kriz farklı alanlarda, farklı ekonomileri, farklı biçimlerde vurmaya başladı.

    KATILIKLAR

    Düne kadar Amerika’da sorunun finansal kurumların sorunu olduğu düşünülüyordu. Bugün, sorunun giderek reel sektöre sıçradığı görülüyor. Risk yelpazesinin en altındakiler kredi bulamıyorlar. Aldıkları kredilerin geri ödenmesi isteniyor. Ortadakilerin kredi limitleri düşürülüyor. Risk yelpazesinin en üstündekilerin kredi limitleri artık artırılmıyor. Amerika’da ciddi bir kredi küçülmesi yaşanıyor.

    Amerika’dakine benzer bir gelişme çok çabuk Avrupa’da da görülecek, görülmeye başladı bile. Avrupa şimdi zora düşen finansal kurumların sorunları ile boğuşuyor. Sistemin en büyük bankaları parçalanıyor. Parçalar el değiştiriyor. Bütün bu hengamede güven krizinin ekonomik birimlere daha da yayılmaması için Almanya’da mevduata tam devlet güvencesi getiriliyor.

    Eğer başlamadıysa, Avrupa’da da bir kredi çöküşü yaşanması çok büyük bir olasılık. Buna rağmen bir işbirliğine yanaşılmıyor. İngiltere mevduat garantisi limitini artırmaya çalışırken, Almanya tüm mevduatlara güvence veriyor. İngiltere’yi ters köşeye yatırıyor.

    Son on yıldır Avrupa ekonomilerinin daha esnek hale getirilmesi için bir dizi yapısal reformların yapılmasının zorunluluğundan söz ediliyordu. Amerikan ekonomisindeki verimlilik artışlarıyla mücadele etmek için verimliliği öne çıkaran bir dizi önlemin uygulamaya konmasının aciliyeti vurgulanıyordu. Avrupa Birliği’nin liderler toplantılarından biri (Lizbon) neredeyse tümüyle bu konuya ayrılmıştı.

    KİM KURTARACAK?

    Katı ekonomileriyle Avrupa ülkeleri küresel büyümenin en yüksek olduğu dönemlerde düşük büyümeye mahkum olmuştu. Küresel durgunluk dönemlerinde ise Avrupa’da durgunluğun daha da derin ve uzun olması söz konusuydu. Avrupa 1991-92 ve 2001-2002 dönemlerinde Amerikan ekonomisine göre daha fazla sarsıldı. 2002-2006 büyüme döneminde Amerikan ekonomisine göre, Avrupa çok daha yavaş büyüdü. Şimdi ne olacak?

    Ekonomisindeki esneklikle Amerika son on beş yılın Japonya’sı olmaz, ama Avrupa son on beş yıldır Japonya’nın yaşadıklarını yaşayabilir: çok düşük büyüme, hatta küçülme. Olası gelişmelerin sorumluluğunu artık Avrupa Merkez Bankası’na atmak da gerçekçi olmayacak. Genişleyici para politikası da Avrupa ekonomilerini kurtaramayacak. Bütün bunlardan bizler de etkileneceğiz. Devamı var.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Ercan KUMCU
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    İyi mi ediyoruz?

    Doğan HIZLAN
    Elveda duvar!

    Özdemir İNCE
    ‘Nâzım Hikmet ruble karşılığı şiir yazardı’ (!) imiş

    Ahmet HAKAN
    Âlemlere akmış bir aceminin notları

    Enis BERBEROĞLU
    Beş polis topu aldı ve

    Yılmaz ÖZDİL
    İLAHİ AğDALET

    Vahap MUNYAR
    Şirketleri İstanbul’daki kulelerden oturarak yönetmek yok

    Yalçın BAYER
    Ölüme terk et sonra da gripten korumaya kalk

    Cüneyt ÜLSEVER
    ‘El Beşir hoş geldin!’ Bir düşünce haritası göstergesi

    Gila BENMAYOR
    GDO’yu tartışalım ama böyle değil

    Kanat ATKAYA
    Hişt, Yalı Mahallesi! İyi miyiz?

    Şükrü KIZILOT
    Kedi ve köpeklerin suçu ne

    Hadi ULUENGİN
    Batı tercihi (son)

    Erkan ÇELEBİ
    Domuz gribinden korkan aldı, stokta meyve sebze sıkacağı kalmadı

    Rauf TAMER
    Notlar Notlar Notlar

    Cengiz ÇANDAR
    Türkiye’yi İran-Sudan parantezinden çıkartmak...

    Rahmi TURAN
    ‘Masumları kesmedim!’

    Soner YALÇIN
    İran’ın Kürt Açılımı idamla son buldu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH