Ana Sayfa
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
04 Temmuz 2009 Cumartesi 14:10
İstanbul 30ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Piyasanet
  • Strateji
  • Euractiv
  • Şehir Rehberi
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür - Sanat
  • Astroloji
  • Sinema / Fragman
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Video
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    27/06/2009
    6-9-33-39-41-46
    ŞANS TOPU
    24/06/2009
    4-5-13-15-30-9
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    8 Ekim 2008

    Ercan KUMCU

     ekumcu@hurriyet.com.tr

    Avrupa kendini zora sokuyor


    GEÇEN hafta sonu Avrupa Birliği liderleri küresel krize yönelik olarak ortak hareket etme yaklaşımını benimsemedi. Duruma göre tavır alırız yaklaşımı benimsendi.

    Aynı parayı kullanan ülkelerin dahi küresel bir olguya ortak bir tavır almamaları şaşırtıcıydı. "Başka ülkedeki bir finansal kurumu neden ben kurtarayım" ya da "belki bana bir şey olmaz" gibi yaklaşımlar siyasetçilerin olayların ciddiyetini kavrayamadığını gösteriyor.

    Aslında, küresel sorunlardan en çok etkilenecek bölgelerin başında Avrupa geliyor. Birçok Avrupa ülkesinde ekonomik yapı çok katı. Devletin desteklediği sosyal programlar çok kapsamlı. Ekonominin büyüme dönemlerinde dahi, bütçe açıklarını makul düzeylerde tutmak birçok Avrupa ülkesi için çok zor.

    Böyle bir yapıda, Avrupa’nın küresel düzeydeki çalkantılarla ortak hareket etmeden mücadele edebilmesi çok zor görünüyor. Ortak hareket edemeyince, kriz farklı alanlarda, farklı ekonomileri, farklı biçimlerde vurmaya başladı.

    KATILIKLAR

    Düne kadar Amerika’da sorunun finansal kurumların sorunu olduğu düşünülüyordu. Bugün, sorunun giderek reel sektöre sıçradığı görülüyor. Risk yelpazesinin en altındakiler kredi bulamıyorlar. Aldıkları kredilerin geri ödenmesi isteniyor. Ortadakilerin kredi limitleri düşürülüyor. Risk yelpazesinin en üstündekilerin kredi limitleri artık artırılmıyor. Amerika’da ciddi bir kredi küçülmesi yaşanıyor.

    Amerika’dakine benzer bir gelişme çok çabuk Avrupa’da da görülecek, görülmeye başladı bile. Avrupa şimdi zora düşen finansal kurumların sorunları ile boğuşuyor. Sistemin en büyük bankaları parçalanıyor. Parçalar el değiştiriyor. Bütün bu hengamede güven krizinin ekonomik birimlere daha da yayılmaması için Almanya’da mevduata tam devlet güvencesi getiriliyor.

    Eğer başlamadıysa, Avrupa’da da bir kredi çöküşü yaşanması çok büyük bir olasılık. Buna rağmen bir işbirliğine yanaşılmıyor. İngiltere mevduat garantisi limitini artırmaya çalışırken, Almanya tüm mevduatlara güvence veriyor. İngiltere’yi ters köşeye yatırıyor.

    Son on yıldır Avrupa ekonomilerinin daha esnek hale getirilmesi için bir dizi yapısal reformların yapılmasının zorunluluğundan söz ediliyordu. Amerikan ekonomisindeki verimlilik artışlarıyla mücadele etmek için verimliliği öne çıkaran bir dizi önlemin uygulamaya konmasının aciliyeti vurgulanıyordu. Avrupa Birliği’nin liderler toplantılarından biri (Lizbon) neredeyse tümüyle bu konuya ayrılmıştı.

    KİM KURTARACAK?

    Katı ekonomileriyle Avrupa ülkeleri küresel büyümenin en yüksek olduğu dönemlerde düşük büyümeye mahkum olmuştu. Küresel durgunluk dönemlerinde ise Avrupa’da durgunluğun daha da derin ve uzun olması söz konusuydu. Avrupa 1991-92 ve 2001-2002 dönemlerinde Amerikan ekonomisine göre daha fazla sarsıldı. 2002-2006 büyüme döneminde Amerikan ekonomisine göre, Avrupa çok daha yavaş büyüdü. Şimdi ne olacak?

    Ekonomisindeki esneklikle Amerika son on beş yılın Japonya’sı olmaz, ama Avrupa son on beş yıldır Japonya’nın yaşadıklarını yaşayabilir: çok düşük büyüme, hatta küçülme. Olası gelişmelerin sorumluluğunu artık Avrupa Merkez Bankası’na atmak da gerçekçi olmayacak. Genişleyici para politikası da Avrupa ekonomilerini kurtaramayacak. Bütün bunlardan bizler de etkileneceğiz. Devamı var.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Ercan KUMCU
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Bekir COŞKUN
    İstanbul karşıdadır...

    Tufan TÜRENÇ
    Washington Post’taki makale yorumsuz...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Recm meraklılarına bir bilanço

    Mehmet Y. YILMAZ
    Yargılanamayacak suçlu kalmasın

    Yalçın DOĞAN
    Elli tane var yine de yenisi aranıyor

    Özdemir İNCE
    "Türkiye’ye evet"

    Yılmaz ÖZDİL
    Maske

    Vahap MUNYAR
    Berlin’de meslek eğitimiyle 10 milyon Euro’ya ulaştı, modeli Türkiye’ye getirecek

    Yalçın BAYER
    HÖH 40 milletvekili bekliyor

    Şükrü KIZILOT
    Ortağın eşi ile birleşmeye teşvik yok

    Hadi ULUENGİN
    12 Eylül nasıl yargılanır

    Zeynep GÖĞÜŞ
    AB ve gece yarısı darbesi

    Bülent DÜZGİT
    Bülent Çiziyor

    Ege CANSEN
    Kapitalist Abdülhamit

    Mehmet Ali BİRAND
    Ruhban Okulu hikayelerinden bıktık…

    Eyüp CAN
    Türbanlı first-lady’lerin seçim kampanyası

    Rauf TAMER
    Saymakla bitmez

    Cengiz ÇANDAR
    'Demokratik eşik' aşılırken...

    Ayşe ARAL
    Hürriyet Towers'daki ilk günüm

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH