Ana Sayfa
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
05 Aralık 2008 Cuma 01:22
İstanbul 18ºC
  • Üye girişi
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Piyasanet
  • Strateji
  • Euractiv
  • Şehir Rehberi
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Trendy Gençlik
  • Kültür - Sanat
  • Astroloji
  • Sinema / Fragman
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Video
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cuma
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • E-Yaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • 20 dk
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    29/11/2008
    5-8-19-22-23-31
    ŞANS TOPU
    03/12/2008
    1-8-10-20-23-7
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    7 Ekim 2008

    Özdemir İNCE

     

    Fanatizm, sanat ve düşünceyi açıklama özgürlüğü


    YİRMİ yıl kadar önce bir dergi, belki de Hürriyet Sanat Dergisi, yazınsal (edebi) yaratı ve izlek (tema) alanları konulu bir özel sayı yayınlamıştı.

    Ben de ayaküstü bir şeyler söylemiştim bu konuda. Mısırlı bir sanat eleştirmeninin bu özel sayıda yayınlanan yanıtını hiç unutmam: "Müslüman bir yazarın izlek araştırması gerekmez, çünkü bütün izlekler Kuran’da vardır" diyordu. Bu mantığa göre bir Müslüman yazarın grev, işçi-işveren ilişkisi konusunda, aile içi şiddet ve ensest konusunda bir roman ya da öykü yazması olanaksızdı.

    Kuran, kuşkusuz, roman yazarlarının izlek alanlarına bir sınır getirmiyordu. Sınır ve yasağı, Mısırlı eleştirmen örneğinde olduğu gibi Müslümanlar getiriyordu.

    * * *

    Birkaç yıl önce Kazablanka’da bulunduğum sırada bir Tancalı kadın ressam, benimle görüşmek istediğini söyledi. Öğrenmek istediği şuydu: Türk ressamlar özellikle kadın resmi olmak üzere insan resmi, insan yüzünün resmini yapabiliyorlar mıydı?

    "Elbette!" dedim.

    Peki bunları kamusal alanlarda, galerilerde özgürce sergileyebiliyorlar mıydı?

    "Nü resimleri bile sergilenebiliyor!" dedim.

    "Keşke ben de Türkiye’de yaşasaydım!" dedi. Çok hüzünlendi.

    Kendisini teselli ettim: Türkiye’de bazı tutucu belediyelerin müstehcen diye heykelleri parklardan kaldırdığını, nü resimlerin ise kimi zaman üzerlerinin örtüldüğünü söyledim.

    "Peki yasal işlem yapılıyor mu?" diye sordu.

    "Hayır" demem üzerine, "Gördünüz mü Fas ile Türkiye’nin farkı burada!" dedi.

    * * *

    Terör söz konusu olduğu zaman, İslam’ın teröre geçit vermediğini söylerler. Ki doğrudur.

    Gündelik yaşam, düşünce ve inançlar konusunda İslam’ın hoşgörü, tolerans dini olduğunu söylerler ki bu da doğrudur.

    Terörist olanlar, hoşgörüsüz olanlar, toleranssız olanlar dinler değil, bu dinlere fanatikçe inananlar. İnançlarını, inanç sınırlarının dışına taşırıp politize edenler. İnançlarını ticaret nesnesine dönüştürenler. Sorun bunlarda. Yoksa dindar çoğunluğun fanatizmle bir ilişkisi yoktur.

    * * *

    Humeyni’nin öldürülmesi için fetva verdiği Salman Rüşdi’nin Şeytan Ayetleri’nden sonra şimdi de ABD’li gazeteci Sherry Jones’un "Medine’nin Mücevheri" (Jewel of Medina) adlı romanı fanatik Müslümanların hedefi haline geldi: Kitap Sırbistan’da yayınlandıktan sonra toplatıldı. Kitabın İngiltere’deki yayıncısı Martin Rynja’nın evine molotofkokteylli saldırı düzenlendi. Bunun üzerine yayınevi, kitabın yayınını askıya aldı.

    Kitabın ABD’deki yayıncısı Beaufort Kitapları, "Medine’nin Mücevheri"nin 15 Ekim’de satışa sunulacağını açıkladı. Bekleyip görelim!

    Bir yazarı en çok tabular kışkırtır. Yazınsal yaratı ise düşünceyi açıklama özgürlüğünün temel taşlarından biri. "Medine’nin Mücevheri"ni bir Türk romancı da yazabilirdi.

    Bir romanda İslam’ın ya da başka dinlerin kutsallarına saldırı varsa, bu romanın yayınlandığı ülkede mahkemeler de var. Kuşkusuz yaratı özgürlüğü de, düşünceyi açıklama özgürlüğü de sınırsız değil. Ama sınırı yasalar koyar, dinsel fanatizm değil!



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Özdemir İNCE
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    Kanunsuz polis

    Doğan HIZLAN
    Bir ülkeyi müzik kurtarabilir mi?

    Bekir COŞKUN
    S.O.S.yal demokrat açılımlar...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Dur Cem hemen kızma

    Mehmet Y. YILMAZ
    Amir memurun kararına şerh koydu!

    Yalçın DOĞAN
    Heşt TV kanatlarımın altında

    Ahmet HAKAN
    İnceden taktikler

    Yılmaz ÖZDİL
    Başkan

    Yalçın BAYER
    Atatürk pulu kalmadı

    Cüneyt ÜLSEVER
    Bir özeleştiri gerekmez mi?

    Ercan KUMCU
    Dış ticarette eğilimler değişiyor

    Latif DEMİRCİ
    Latif DEMİRCİ

    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
    Erdoğan’ın istediği bakanların vermediği destek

    Erdal SAĞLAM
    IMF’den gelecek para için senaryolar

    Şükrü KIZILOT
    Káğıdın ortasındaki nokta

    Hadi ULUENGİN
    Kriz yazıları (III)

    Yaşar Nuri Öztürk
    Güven bunalımına dikkat!

    Mehmet Ali BİRAND
    Avrupa, AKP’ye sempatisini kaybediyor…

    Rauf TAMER
    Gözden kaçanlar

    Özgür Bolat
    Kredi kartı kullanımına dikkat

    Rahmi TURAN
    Erkeğin korkulu rüyası!

    Yonca TOKBAŞ
    Babamı çok özlüyorum çoook!

    Eyüp CAN
    Hiç unutamadığım o teklif

                        Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Euractiv Hürriyet Emlak Yenibiris.com Anneyiz.biz Hürriyet Oto 20 dk İddaa Oyna