Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
08 Kasım 2009 Pazar 09:49
İstanbul 20ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    07/11/2009
    23-26-27-39-46-49
    ŞANS TOPU
    04/11/2009
    11-12-18-22-23-3
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    7 Ekim 2008

    Cüneyt ÜLSEVER

     culsever@hurriyet.com.tr

    Dünya ve Türkiye nereye gidiyor?


    BU haftaki 3 yazımda (salı, çarşamba, perşembe) geleceği okumaya çalışacağım. Ne müneccim ne de fütüroloğum. Sadece bugüne bakarak yarına anlam vermeye çalışıyorum. Dünyanın baş döndürücü bir hızla değiştiği bir dönemde ülkemizde daha çok insanın "Yarın ne olacak?" sorusuna cevap araması gerekiyor.

    Önce dünyaya bakalım.

    * * *

    1990’ların ilk yarısından daha "dün"e dek tek kutuplu, tek pazarlı, teknolojinin yön verdiği, temel çelişkilerin aşıldığı liberal bir dünyanın artık egemen olduğuna inanıyorduk.

    Ana parametrelerimizde devlet aygıtını tartışıyor, ekonomiden elini eteğini çekmiş bir devletin ekonominin daha verimli çalışmasına yardımcı olacağını düşünüyorduk.

    Daha doğrusu tersini düşünenlerin yanıldığını söylüyorduk. ABD önderliğinde ulusötesi işletmelerin yön verdiği, finansal yapının tamamen globalleştiği, muazzam bir teknoloji ve her gün yenisi keşfedilen finansman modelleri ile dünyanın her yerinde paradan para kazanılan bir dünya kurulmuştu.

    Yeni dünya düzenine yukarıda saydığım genel paradigmanın yön verdiği önkabuller, önce bir örgütün (El Kaide) dünya devine açık saldırısıyla 11 Eylül 2001’de ağır yara aldı, sonra ABD’nin Irak’a saldırdığı 20 Mart 2003’te de çökmeye başladı.

    ABD’nin tek kutuplu dünyanın merkezi olduğu ve savaşların sona erdiği varsayımları ağır darbe yedi. Kıt kaynaklı dünyada enerji hálá kıt kaynaktı ve dünyada üretim hálá enerji ile yaratılıyordu. Paylaşım savaşlarının sona ermesi imkánsızdı.

    * * *

    Yine 2000’li yıllarda Asya’da Çin ve Hindistan gibi yeni ekonomik devler baş vermeye başladı. Geleceğe dair tahminler 2025-2030 yıllarında Çin+Hindistan+Rusya’nın dünya üretimindeki payının ABD+AB’nin payını geçeceği söylemini tutturdu.

    2008 yılında ise 2 yeni gerçekle daha tanıştık:

    1) Rusya, Gürcistan’a saldırarak ekonomik bağımlılık nedeniyle Batı’ya boyun bükme döneminin bittiğini, eski Rusya’nın geri geldiğini bütün dünyaya ilan etti.

    2) İpotekli krediler (mortgage) ile başlayan kriz:

    i) paradan para kazanma modelinin çöktüğünü,

    ii) özellikle mali krizlerin ancak devlet müdahalesiyle önlenebileceğini gösterdi.

    * * *

    Gözüken odur ki artık:

    1) Çok kutuplu bir dünyaya doğru gidiliyor: ABD, AB, Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya vb.

    2) Ekonomik ağırlık Batı’dan Doğu’ya doğru kayıyor.

    3) Yeniden paylaşım savaşları devam edecek.

    4) Hem paylaşım savaşları, hem de ekonomiye müdahale gerekliliği nedeniyle devlet vazgeçilemez bir aygıt. Minimal devlet kavramı hálá geçersiz.

    5) ABD dünya üzerindeki etkinliği açısından muazzam bir gerileme yaşıyor ama:

    i) Askeri alandaki üstünlüğü hálá tartışılmaz.

    ii) Araştırma+geliştirme alanında uzak mesafe önde. Hálá teknoloji üretiminde lider, hálá eşi benzeri olmayan üniversiteleri ile dünyanın en nitelikli insan kaynağını üretiyor.

    * * *

    ABD artık ne kerim emperyal, ne de hükmü her yerde geçen bir otoriter emperyal devlet değil.

    Siyasi ve ekonomik alanlarda tek başına hüküm verme yetkisini paylaşmak zorunda ama dünyanın diğer yükselen güçleri, onu askeri ve bilim alanında yakalamaya şimdilik muktedir değiller.

    ABD artık çok kutuplu bir dünyanın başat gücü!

    (Yarın devam edecek.)



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Cüneyt ÜLSEVER
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    İyi mi ediyoruz?

    Doğan HIZLAN
    Elveda duvar!

    Özdemir İNCE
    ‘Nâzım Hikmet ruble karşılığı şiir yazardı’ (!) imiş

    Ahmet HAKAN
    Âlemlere akmış bir aceminin notları

    Enis BERBEROĞLU
    Beş polis topu aldı ve

    Yılmaz ÖZDİL
    İLAHİ AğDALET

    Vahap MUNYAR
    Şirketleri İstanbul’daki kulelerden oturarak yönetmek yok

    Yalçın BAYER
    Ölüme terk et sonra da gripten korumaya kalk

    Cüneyt ÜLSEVER
    ‘El Beşir hoş geldin!’ Bir düşünce haritası göstergesi

    Gila BENMAYOR
    GDO’yu tartışalım ama böyle değil

    Kanat ATKAYA
    Hişt, Yalı Mahallesi! İyi miyiz?

    Şükrü KIZILOT
    Kedi ve köpeklerin suçu ne

    Hadi ULUENGİN
    Batı tercihi (son)

    Erkan ÇELEBİ
    Domuz gribinden korkan aldı, stokta meyve sebze sıkacağı kalmadı

    Rauf TAMER
    Notlar Notlar Notlar

    Cengiz ÇANDAR
    Türkiye’yi İran-Sudan parantezinden çıkartmak...

    Rahmi TURAN
    ‘Masumları kesmedim!’

    Soner YALÇIN
    İran’ın Kürt Açılımı idamla son buldu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH