Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yaz için zayıflama vakti yaklaşırken

BEN, belki son on beş yıldır sürekli fazla kilolarından şikayet eden, beslenme sistemleri ve spor yaparak zayıflama konusunda bu sayede teorik bilgisini çok geliştirmiş ama pratikte bu bilgileri pek az uygulamış biriyim.

Hazır bugün pazar, belki içinizde bazılarınız zayıflamayı düşünüyor, diyetisyene mi gitsem, gazetede yazan diyet listelerini mi uygulasam diye düşünüyordur. Alın size bedavadan, ‘tecrübe konuşuyor’ yazısı. Belki işinize bile yarar.
* * *
Bir kere şunu bilin: Kilolar kiloyla alınır ama gram gram verilir.
Kilo alırken her şey güzeldir, farkına bile varmazsınız, bir bakarsınız 5-10-15 kilo birden binivermiş üzerinize.
Oysa verirken her eksilen gramın farkında olursunuz.
Eminim sizin de etrafınızda kilo vermeyi, hem de büyük kilolar vermeyi başarmış insanlar vardır. Size kilo vermenin zor olmadığını söylerler. Yalan söylemiyorlar, aslında sahiden kilo vermek zor değil.
Yüzlerce çeşit diyetin ilmini yapmış, mesela Atkins diyetini size müteveffa Dr. Atkins kadar iyi savunacak denli bilen biri olarak son iki yıldır diyet konusunda bana en doğru lafı söyleyenin Prof. Dr. Osman Müftüoğlu olduğuna kanaat getirmiş durumdayım.
Belki biliyorsunuz, Prof. Müftüoğlu’nun son derece basit bir diyet önerisi var: “Ne yiyorsan yarısı, ne kadar hareket ediyorsan iki katı.”
Evet aslında bu kadar basit. Az yiyecek çok hareket edeceksiniz.
* * *
Tecrübeli bir diyetçi olarak bir başka şeyi daha söylememe izin verin: İnsan yemeyerek değil yiyerek zayıflıyor.
Diyet yapmak demek açlık çekmek, yoksunluk sendromu çekmek demek değil. Aksine, eğer zayıflamayı ciddi olarak istiyorsanız, hiç aç kalmamalısınız.
Belki bu sihirli sözü de duydunuz etrafınızda diyet yapıp kilo vermeyi başaranlardan: “Hiç aç da kalmadım.”
Kalmamalısınız zaten. O yüzden günde üç ana üç tane de ara öğün yemelisiniz.
* * *
Kilo verme hızınız da son derece önemli. Buradan herkes için geçerli olabilecek bir miktar söyleyemem ama diyelim şu anki ağırlığınızın yüzde 10’unu kaybetmek istiyorsanız, kendinize en az altı ay vermelisiniz.
Kilo verme sürecinin yavaş olacağını, hatta yavaş olması gerektiğini kabullenmelisiniz.
Beni ne kadar dinlersiniz bilmiyorum ama evinizdeki tartıyı ortadan kaldırmanızı, her gün tartılma alışkanlığından kurtulmanızı öneririm. İnsan kilo alırken her gün tartılmak faydalı olabilir ama kilo vermeye çalışırken haftada birden daha sık tartılmayın bence. Yaptığınız diyetin sonuç vermesi için kendinize zaman tanıyın.

Sporsuz zayıflanmaz!

TELİFİ Osman Müftüoğlu’na ait
formülü unutmayın: Ne yiyorsanız yarısı, ne kadar hareket ediyorsanız iki katı.
Evet formülün özellikle ikinci bölümü önemli: Ne kadar hareket ediyorsanız iki katı.
Mutlaka tempolu yürüyüş yapın. Nefes nefese kalmadığınız ama sizi de zorlayacak bir tempodan söz ediyorum. En az 40 dakika ve haftada en az dört gün bunu yapmalısınız.
İş yerinizde, bir katlık iki katlık tırmanışlar için asansöre binmekten vazgeçin, merdivenleri yürümeyi alışkanlık edinin.
Bir spor salonuna gitme imkanı olmayanların bazı kas geliştirici hareketleri öğrenip evde, mesela televizyon karşısında yapmalarını da öneririm.
Esneten, kas uzatan sporları da az önce saydıklarıma ilave olarak öneriyorum. Bir sürü TV kanalında Yoga veya Pilates programları var, pek çoğu da
çok faydalı.

Ömrü uzatmanın garantili formülü

TIP, insan ömrünü uzatmanın formülünü bulmak için çalışıyor. Genetik araştırmalar, kök hücre araştırmaları vs hep yaşlanmanın durdurulması, hücre yenilenmesinin sürekli kılınması üzerine de odaklanıyor.
Bu çalışmalar bir yandan yapıladursun, bizim elimizde insan ömrünü uzattığını yüzde yüz bildiğimiz bir formülümüz var zaten. O formül, insanın günlük ihtiyacının altında kalori alması. Tıp daha uzun ömrü keşfettiğinde o keşiften de yararlanırız ama şimdilik daha düşük kalori ile beslenerek yola çıkabilir, ömrümüzü bu yolla uzatabiliriz.

X