Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yatırımları, yatırmayın

Ege CANSEN

Tilkinin on bir hikâyesi varmış, on biri de tavuk çalmak üzerineymiş. Bizim yazdığımız yazılar da ister istemez ‘‘iktisadilik’’, daha doğrusu ‘‘gayri iktisadilik’’ üzerine oluyor. Aslında beşer davranışlarının hepsi iktisadidir. Yani her canlı gibi insan da, mümkün olan en az enerjiyi sarf ederek, amacına ulaşmak ister. Bu kurala Osmanlı iktisatçıları ‘‘say-ı ekal kanunu’’ demişler. Anlamı, emek sarfının en aza indirilmesi. Peki, madem ki insanlar doğal olarak iktisadi davranıyorlar, nereden çıkıyor bu gayri iktisadi davranışlar?

Gayri iktisadi davranışın iki ana kaynağı vardır. Birincisi, kısa vadeli çıkarları, orta ve uzun vadeli çıkarlardan üstün tutmak. İkincisi ise, kişisel veya yerel çıkarları, toplumsal veya genel çıkarlara tercih etmek.

Kişilerin, kendi menfaatlerini gözetirken, kamu yararını çiğnemeleri ‘‘beşeri’’, ancak ‘‘gayri ahlaki’’ bir davranıştır. Kişileri, bu kabil davranışlardan caydırmak için, toplum adına hareket eden ‘‘ulusal meclisler’’ yasaklar ve uymayanlara cezalar koyar. Bu yasakları uygulatmak ve kuralları çiğneyenleri cezalandırmak üzere kamu yöneticileri atanır. Kamu yöneticilerinin en üst amirleri ise hükümeti teşkil eden bakanlar ve tabii başbakandır. Demek ki, hükümetin görevi, tarif icabı ‘‘uzun vadeli, toplumsal çıkarları’’ kollamak olmalıdır. Eğer hükümet, kişilerin veya küçük grupların, kısa vadeli menfaatini, halkın uzun vadeli menfaatine tercih ederse, ‘‘kamu yöneticisi’’ olmaz. Bu uzun girizgâhtan sonra, hükümetlerin, şirinlik uğruna ‘‘kamu yatırımlarını’’ nasıl gayri iktisadi yönetebileceğini anlatalım.

Diyelim, devletin gelecek 10 yılda, yatırımlara ayıracağı para yılda 10 trilyon liradır. Keza devletin elinde, her biri 1 yılda bitirilecek, beheri 10 trilyon liraya çıkacak, 10 yatırım projesi var. Yani kaynak 100, yatırım tutarı da 100 trilyon lira. Her bir yatırımın, beklenen kârı ise yılda 1.2 trilyondur. Yıllık faiz ise yüzde 10'dur. Eğer devlet, 10 proje aynı anda başlar, her birine yılda 1 trilyon kaynak ayırırsa, 10 projenin bitişi de 10 yıl sonra olur. Her bir proje ayrıca 5 trilyon yatırım devresi faizi yer, böylece yatırımlar toplam 150 trilyona mal olur. Eğer her yıl yalnız bir projeye başlar ve onu bitirirse ne olur? Biten her bir proje, ertesi yıldan itibaren yılda 1.2 trilyon kâr sağlayacağı için, yatırımlar yine 10 yılda tamamlanır. Ama bu sürede elde edilecek 54 trilyonluk kâr düşülürse, toplam maliyet sadece 46 trilyon olur. Demek ki; sırf yatırım yönetimi yanlışlığından uğranılan zarar 104 trilyon liradır.

* * *

İstanbul'da bir metro inşaatı var. İstanbul'u rahatlatacak en önemli yatırım da metro. Gelgelelim bu yatırım, parasızlıktan yürümüyor. İstanbul'u çok düşünen hükümet ise, yok Kurtköy havaalanı, yetmedi tüpgeçit diye yatırım projesi üstüne proje üretiyor. Bunların hiçbiri pek tabii zamanında bitmeyecek, milyarlarca dolar yatırım devresi faizi ve kâr mahrumiyeti, enflasyon kazanının altına kömür diye atılacak. Bendeniz de yazı yazmaya devam edeceğim.

SON SÖZ: On yarım yatırım, bir bitmiş yatırım etmez.













X