"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Yatağa küs girmeyeceğiz diye söz vermiştim, ama olmadı

Sevgili Güzin Abla, ben bir haftalık gelinim. Yaşadığım duygulara, acılarıma ve huzursuzluğuma rağmen eşimi çok seviyorum.

Ona öfkeli ve kırgın olsam da, o beni ne kadar yaralasa da, evlendiğim için asla pişman olmak istemiyorum ama içimden bir ses “Pişmansın” diye haykırıyor. Kendime “Peki onsuz yapabilir miydin?” diye sorduğumda ise mantığım “Hayır, yapamazdın” diyor...
Onu çok sevdiğimi biliyorum ama mutsuzum... Evlenince anladım ki, aile ve huzur her şeyden önemliymiş şu yaşadığımız evrende. “Her şeye katlanırım, yeter ki canımdan çok sevdiğim erkeğim yanımda olsun” demiştim. Yine de onun benim yanımda olduğunu bilsem, ne kendi ailem ne de onun ailesi umurumda olur. Ama ne yazık ki, ailesi ve arkadaşları benden önce geliyormuş.

Ailesi onu gerçek dışı sözlerle dolduruşa getiriyor, buna dayanamıyorum ama gerçekleri ona ispat edemiyorum. Söylenenlerin doğru olmadığını anlatamıyorum. Üstüme yürüdüğü, bana sinirle söylediği sözler yüzünden onunla konuşmuyorum şu anda. Ona kadın olarak da hizmet etmiyorum. Oysa benden söz almıştı, ne olursa olsun yatağa küs girmeyeceğiz diye. Ama olmadı işte...

Beni çok yıprattı ve verdiğim sözü tutamadım. Onu nasıl affedeceğimi de bilmiyorum. Sığınabileceğim tek şey aklım ama o da o kadar karışık ki, ne yapabileceğimi bilmez haldeyim. Sadece susmak bile yeterli hayatıma son vermem için.

Evliliğimin ilk gününden beri devamlı ağlıyorum. İnsanın kendi hatasının bedelini bir başkasına ödetmeye hakkı yoktur, değil mi ablacığım?
Rumuz: Yeni evli

Bir haftalık geline, kocasının ailesi ne bulup da söyler? Ya da o koca, kendisini böylesi seven tazecik geline nasıl hakaret eder, üzerine yürür? Bu insanlar neden gençlere huzur vermezler? Neden mutlaka bir gelin ya da damat hep suçlu bulunmalı, hep sorun yaratmalıdır? Bu aileler bilmezler mi ki, gelinlerini ya da damatlarını sürekli suçlayarak, ortamı gererek, önce kendi evlatlarının mutsuzluğuna neden olurlar?

Güzel kızım, sen kocana verdiğin sözü tutmalısın. Ona bu tür bir ceza vermemelisin. O bu durumda daha çok gerilecek, ne yazık ki, yine seni suçlayacaktır. Bence onunla mutlaka karşı karşıya konuşmalısın. Düşündüklerini açıkça ifade etmeli, ne kadar kırgın olduğunu anlatmalısın. Ama öfkeyle değil, yumuşak davranarak...

Böyle derdini içine atarak, üzülüp, perişan olarak bir şey kazanamazsın. Onun senin yanında olmayıp, ailesinin sözlerine inanmasının ve bu haksızlığın seni ne kadar incittiğini ona anlat. Umarım eşin de aklını başına toplayıp, sana yapılan bu haksızlığı görebilir...

Ben mutluluğu buldum eminim sen de bulacaksın

Sevgili Güzin Abla, yazılarını sürekli takip eden bir okurunuzum. Geçen perşembe genç bir hanımın sorusunu yanıtlamıştınız. O arkadaş, kolunda hemiparezi olduğu ve elini rahatça oynatamadığı için sevgilisinin annesinin evliliklerine karşı çıktığını, bu yüzden ayrıldıklarını yazmıştı. İzin verirseniz ben de buradan ona bazı şeyler söylemek istiyorum.
Ben sakat doğmuşum. Doktorlar “Bu bebek yaşamaz, yaşasa da yürüyemez” demişler benim için. Ama ailem beni kendi halime bırakmamış, İstanbul’a getirmiş. Dokuz ameliyat geçirdim, şu anda yürüyebiliyorum çok şükür.
Lise zamanında, ilk aşkı tanıdım. Okul bittiğinde, biz hâlâ birbirimizi deli gibi seviyor, birbirimiz olmadan bir hayat düşünemiyorduk. Sonunda evlenmeye karar verdik. Ben ona zaten başımdan geçenlerden söz etmiş, ameliyat izlerimi bile göstermiştim. O ise bana “Bunun için senden ayrılabileceğimi nasıl düşünürsün? Ailem de böyle bir durumu konu edecek insanlar değil, onlar sadece benim mutluluğumu isterler” demişti.
Tanışma faslını atlattık. Tam nişan haftası, telefon etti, “Ayrılmalıyız, ben aileme karşı gelemem, onlar olmadan yapamam” dedi. Dünya başıma yıkıldı! Gerekçe aynıydı. Benim hastalığımdan dolayı ileride onlara sorun olabileceğim ihtimali ve çocuk bakamayacağım düşüncesi...
Zor bir dönem geçirdim. Önce hayata küstüm ama Rabbim öyle büyük ki, bu en zor zamanımda eşimi çıkardı karşıma. İlk başlarda korktum aynı şeyleri yaşayacağım, beni özrümden dolayı kabul etmeyecekler diye. Ama korktuğum gibi olmadı. Ailesi beni sevgiyle bağırlarına bastı. Şimdi mükemmel bir ikinci aileye sahibim. Kayınvalidem dostum, arkadaşım adeta.
Demem o ki, bu tür dar zihniyetli insanlar için sakın üzülmesin. İyi ki olmamış bu evlilik... Önce kafada bitirmeli bu sevgiyi. Artık nedeni niçini düşünmemeli. Yoksa bu düşünceler yer bitirir insanı.
Rumuz: Şimdi mutluyum işte

Çok doğru söylüyorsun kızım, bu dar zihniyetteki insanlar, hayatın insana ne tür bir gelecek hazırladığının bilincinde bile değiller. Her an, her saniye herkes bir kaza geçirip, bir hastalık yaşayıp, özürlü duruma düşebilir. Ya da kimselere layık göremedikleri evlatlarının da sakat bir çocuğu olabilir. Ama Tanrı insanlara hatalarını öyle güzel anlatır, öyle güzel derslerini verir ki... Bak sen ne güzel yaşamını mutlu bir evlilikle sürdürmektesin. Eminim onun da karşısına böyle bir insan çıkacaktır.
X