Dünya Haberleri

DÜNYA

    Yaşlılar milli gurur genç gelecek diyor

    Turgay RAŞİT - Ali VARLI - Ayhan CAN/ BELGRAD
    09 Temmuz 2001 - 01:22Son Güncelleme : 09 Temmuz 2001 - 01:22

    Sırp kasabı Slobodan Miloseviç'in savaş suçları mahkemesine teslim etmesinin ardından Hürriyet, Belgrad'ın nabzını tuttu.

    İnsanlar hala korku ve endişe içinde. Ekonomi dibe vurmuş halde. Gençler Miloseviç'e lanet okurken, yaşlılar, ‘keşke teslim edilmeseydi’ diyor.

    Bosna ve Kosova'da işlediği insanlık suçu nedeniyle geçen hafta sonu Lahey Savaş Suçluları Mahkemesi'ne çıkarılan Sırp diktatörü Slobodan Miloseviç'in ülkesinde tam bir umutsuzluk hakim.

    Yıllarca süren baskıcı Miloseviç rejimi ve bunun sonucu yaşanan savaşlarla bezgin düşen halk gelecek endişesiyle yaşıyor. Yıllar süren AB ambargosu nedeniyle sefaletin hakim olduğu Yugoslavya'da, hala birşeylerden çekindikleri belli olan insanlar isyanını sözlerle değil bakışlarıyla dile getiriyorlar.

    GÖRÜŞÜNÜ SÖYLEYENE TAKİP

    Korku ve endişeli yüzlerle bakan insanlar, yönelttiğimiz soruları yanıtlamaktan kaçınırken, bize ülkede son 10 yıl içinde açıkça düşüncesini söyleyenlerin, işkence gördüğünü, istihbarat birimleri tarafından yakın takibe alındıklarını hatırlatıyorlar. Objektiflerin karşısına geçme cesareti gösteremeyen birçok Sırp, isim sorduğumuzda, gizli kalmayı tercih ediyor. Başkent Belgrad'da konuştuğumuz genç nesil ülkenin batışından sorumlu tuttuğu Miloseviç'e lanet yağdırırken, yaşlılar ise Sırp diktatöre anlayışla bakıyorlar.

    AŞIRILARIN SESİ KISIK

    Miloseviç'in Lahey'e teslim edilmesinden sonra parlamento önünde toplanan aşırı milliyetçilerin sesi iyice zayıfladı. İlk günlerde Sırp kasabı lehine yapılan protesto gösterileri yok denecek kadar az.

    İnsanların ortalama 100 mark (57 milyon lira) maaşla geçinmeye çalıştığı Yugoslavya'da, başbakanın maaşının bile 400 markı (228 milyon lira) ancak bulduğunu öğreniyoruz. Özellikle fakir kesim AB'den gelen maddi yardımları bekliyor. ‘Umudumuz Avrupa Birliği diyen’ duyarlı Sırplar, Miloseviç'i ‘Çocuklarımızın geleceği için teslim ettik’ diyen demokratların lideri Zoran Cinciç'e destek veriyor.

    Esnaf ise yıllarca süren AB yaptırımları nedeniyle tam anlamıyla yıkılmış durumda. Dükkanlar boş. Gelecek endişesi içinde olan orta kesim alışveriş yerine birikim yapmayı yeğliyor. Tüm bu olumsuzluklara rağmen dünya ülkelerinin demokrasiye giden yolda kendilerini yalnız bırakmayacaklarına inanıyorlar.

    Her şey Tito'nun ölümüyle başladı

    Yugoslavya Federasyonu Parlamentosu'nun bulunduğu tarihi binanın karşısındaki ulusal parkta görüştüğümüz üç emekli Sırp kadını sorularımızı korka korka yanıtlarken isimlerinin gazetede yer almasını istemediklerini söylediler. Milosoviç rejiminin kurbanı olmaktan hala korkan yaşlılar kendilerine yönelttiğimiz sorulara ‘politikacıların işi’ diyerek, kaçamak cevaplar vermeye çalıştılar, ancak daha açıldılar: ‘Bu ülke son on yılda bu hale geldi. Hayat ve yaşam standardı düştü, insanlar iyice fakirleşti. Tito’nun ölümünden sonra gelen rejim ülkeyi iflasın eşliğine getirdi. 10 yıl içinde rejim aleyhtarı binlerce kişi işkence gördü, tutuklanıp hapislere atıldı. Gazetelerde fikirlerini özgürce yazan ve Miloseviç rejimini eleştiren basın mensuplarının işlerine son verildi. Çöküşün tüm suçunu Miloseviç'e yüklemek yanlış. Asıl dağılma ve bölünme Tito'nun ölümüyle başladı.'


    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı