Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yasemin'ce

Yasemin BORAN

Sevgililerin burcu Kova

Yarın sevgililer gün. Kutlanan günlerin arasında adı en güzel olanı bence!

Şöyle hafif yüksek sesle ‘‘sevgili’’ sözcüğünü kendi kendinize fısıldayın. Kulağa ne hoş geliyor ve ruh halinizi değiştiriyor, değil mi? Bu kelimenin ne kadar güçlü bir anlam yüklü olduğunun farkındasınızdır, sanırım. Üstelik tınısı bile insanı rahatlatmaya yeterli.

Tanrının ‘‘sevgili’’ kulu olmak için kulun ‘‘sevgili’’ yari olmak gerek diyen ariflere bir kulak verin.

Tanrıya ulaşmak için, sevmek gerek. Sevmeyi bilmek gerek. Sevgili olmak gerek, diyorlar.

Fakat, ne olmuşsa olmuş, zaman içinde ve de yakın tarihlere kadar ‘‘sevgili’’ sözcüğü bile tabu (yasak) olmuş. Bu sırada biribirine kavuşamayan aşıkların aşkları kitap olmuş.

Sonra bu kitaplar alınıp masal gibi okunmuş okunmasına ama birileri çıkıp her seferinde aşıkların aşklarına ambargo koymaya devam etmiş.

Bir taraftan sevmek gerektiği öğretilirken, öte yandan sevmekten, sevilmekten korkulmuş. Taa ki, 14 Şubat günü ‘‘Sevgililer günü’’ ilan edilip de kabul görünceye kadar...

Böyle bir güne ihtiyaç var. Çünkü, sevgililerin korunmaya ihtiyacı var. Sevginin yaşamaya ihtiyacı var. Biliyorsunuz, koruma altına alınması gereken ne varsa, bunun için bir gün ilan ediliyor. Pek de iyi yapılıyor bence. Hele ‘‘sevgi’’ bu günlerin arasında en fazla korunmaya, yaşamaya muhtaç olanı.

Yoksa, karanlık çağların karanlık fikirlerine, törelerine, geleneklerine kurban olup gideceğiz. Ne sevgimizi, ne de duygularımızı ifade edebileceğiz. Tabii bunun sonucunda da hasta olup yatak döşek yatacağız. Ya da delireceğiz.

Neyse ki, ‘‘Sevgililer günü’’ ilan edildi de hasta olup yatmaktan ya da delirmekten kurtulmuş olduk. Böylece sevgililer de biraz rahat edebildi. Gizli-saklı, sevgilerini dile getirmekten, görülmekten ve de korkarak yaşamaktan kurtuldular.

Belki ‘‘korku’’yu çeşitli boyutlarda yaşamaya devam ediyoruz, fakat en azından dile getirebiliyor, ilan edebiliyoruz. Yeterince rahat olamasak bile, ‘‘Sevgililer günü’’nün kutlanıyor olmasından doğan bir rahatlığı içimizde hissedebiliyoruz.

Sevgimizi açıkça ifade edebiliyoruz. Zaten ‘‘Sevgililer günü’’ olmasının amacı da bu! ‘‘ifade etmek’’.

Biz insanların en büyük sıkıntısı, kendimizi ifade etmek konusundaki acizliğimiz. Hem duygularımızı, hissettiklerimizi ifade etmek istiyoruz, hem de bunun sıkıntısını taa yüreğimizde duyuyoruz. Ama, iş ifade etmeye gelince apışıp kalıyoruz. Ne yapacağımızı, ne diyeceğimizi, nasıl davranacağımızı bilemiyoruz.

İşte, ‘‘Sevgililer günü’’ bu sıkıntımıza ilaç oluyor. Kendimizi daha bir özgür hissetmemize yardım ediyor.

Duygularımızı ulu orta ifade edemesek bile (Mutlu azınlık bunu pek güzel yapabiliyor. Ne mutlu olanlara!) böyle bir günün sayesinde sevgimizi açıklamayı başarıyoruz. Bir tek gül bile aşkımızı yansıtabiliyor, kelimelere dökülmeyen duygularımızın ışıltısıyla pırıl pırıl parlayabiliyor. İçimizden taşan sevgi enerjimiz böylece serbest kalabiliyor ve kendimizi daha bir özgür hissedebiliyoruz.

Özgürlük deyince de akla hemen ‘‘Kova Burcu’’ geliyor. Biliyorsunuz, Kova Burcu, özgürlüğün sembolü. Ve 14 Şubat, Güneş'in Kova Burcu'nda parladığı bir gün. Yani yarın.

Düşünüyorum da, acaba bugün ilan edilirken ‘‘Astrolojik’’ açıdan bir değerlendirme yapıldı mı, diye!..

Bildiğim kadarıyla günün anlam ve ehemmiyetine uygun bir gökyüzü konumu belirlenmemiş. Babil, Mısır ya da Eski Çin'de, hatta Osmanlı'nın yükselme döneminde yaşıyor olsaydık ve de böyle bir gün ilan etmeyi tasarlasaydık mutlaka ‘‘Sevgililer günü’’ için yıldız haritası çıkartıp uzun astrolojik incelemelerden sonra ‘‘gün’’ü belirlerdik.

Fakat, genel olarak önemli gün ve olaylara astrolojik açıdan bakıldığı zaman astrolojik açıdan uygun döneme denk düşüyor. Yani astroloji bilseniz de bilmeseniz de olaylar gökyüzüne uygun biçimde meydana geliyor. Tıpkı ‘‘Sevgililer günü’’nde olduğu gibi. Zaten uygunluk olmasaydı, bugün de tutmazdı. Yani ilan edildikten sonra bugün hala kutlanmaya devam etmezdi.

İşte astroloji bilmenin böyle bir faydası var. Yapacağınız bir iş için uygun zamanını tesbit edip o gün başlarsınız ve o işin tutmaması diye bir şey söz konusu olmaz.

Şimdi gelelim ‘‘Sevgililer günü’’nün Kova burcu olmasına... Biliyorsunuz Kova Burcu yenilikçi, özgürlükçü, evrensel olanı sembolize eden bir burç.

Gizli-kapaklı, el altından çevrilen işler, yasaklar ve bunlara benzer hemen bütün konulara karşı olan Kova Burcu, evrensel sevgiden yana. Sevginin açıklanmasından, ifade edilmesinden yana.

Hal böyle olunca korkulardan sıyrılıyor ve kendinizi, duygularınızı ifade etmeye başlıyorsunuz. Sevginizi evrene haykırıyorsunuz. Ve de böylece evrenselleşiyorsunuz.

Çünkü aşk, dünyanın hiçbir tarafında farklı değil. Sevginin anlamı, bütün dünyada aynı. Ve bütün dünya aynı anda aynı duyguyu paylaşabilir, yaşayabilir. Böylesi bir paylaşımı da ancak Kova Burcu gerçekleştirebilir. İşte, bunun için ‘‘Sevgililer günü’’nün burcu Kova, diyorum, Yasemin'ce...

ÖNEMLİ NOT: Bugün Mars Koç Burcuna giriyor ve pırıl pırıl parlamaya başlıyor. Çünkü, Mars Koç Burcu'nun yöneticisi. Yani en güçlü olduğu konum. Böylece Koçlar yüksek potansiyelli bir enerjiyle dolacaklar. Tabii sadece Koçlar değil. Aslan ve Yaylar'da bu durumdan pek keyiflenecekler. İkizler ve Kovalar'da gökyüzünün bu konumundan olumlu etkilenen diğer burçlar.

Teraziler bu devre içinde büyük bir gerilim içine girebilir, Yengeç ve Oğlaklar da büyük beklentiler içinde bulunabilirler. Sizlere tavsiyem, geriliminizi, seyahate çıkarak, spor yaparak ya da yoğun çalışarak akıtın. Öfkeli ve saldırgan bir tavır içinde bulunmamaya özen gösterin. Bu arada sabırsız ve kararsız davranmaktan da sakınmalısınız.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI