Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yasemin'ce

Yasemin BORAN

Yaşadıklarınızı kopyalayın (2)

Yaşanılan halin aynen tekrarlanması şeklinde belirtmeye çalıştığım ‘‘kopyalamak’’ kavramını incelerken dünkü yazıda bilginin kopyalanmasını anlatıyordum. Bilginin ise yaşanılan tecrübeler sonucunda açığa çıktığını tekrarlamakta yarar var. Bilginin ortaya çıkışı, kişinin zor tecrübeler yaşadığı anlara denk geliyor. Yani kişinin gizli yetenekleri zor durumlarda açığa çıkıyor ve böylece bilgi sahibi olunuyor, demiştim.

Şimdi kaldığımız yerden devam edelim. Yani kişinin zor bir durumdan başka bir duruma ‘‘geçiş’’ yaptığı andan başlayalım. Çünkü bu ‘‘geçiş’’ kavramını iyi anlamak gerekiyor.

Geçiş yapmak sadece zor durumdan iyi duruma (veya tersi) geçmek anlamına gelmiyor. Kişinin görünürde içinde bulunduğu durumun tamamen değişmesi esnasında meydana gelen olaylar kişiliğini öylesine derinden derinden etkiliyor ki inançlarından tutun da dünyaya bakışı ve değerlendirmeleri bile değişiyor. Zaten böyle bir değişim meydana gelmiyorsa, yaşanılan tecrübenin o kadar önemli olmadığını anlayabilirsiniz.

Aslında küçük ya da büyük olsun yaşanılan bütün tecrübeler önemlidir ve kişi üzerinde çeşitli değişikliklere neden olur. Ancak, kişi kendisinde meydana gelen değişikliğin farkına varamaz. Bunlar yavaş yavaş meydana gelen ve kişiyi kökten etkilemeyen tecrübelerle oluşan daha ağır bir süreçtir.

Ancak, burada konumuz yağmurlu bölgeden güneşli bölgeye aniden ‘‘geçmek’’ olduğu için içten içe meydana gelen tecrübeleri başka bir günün konusu olarak inceleyeceğim.

Böylesine açıktan açığa meydana gelen değişimi hazırlayan tecrübeyle karşılaşmak ise kişinin kendisinin yarattığı bir durumdur. Ancak kişi bunun böyle olduğunun farkında değildir. Çünkü kendisini yaşamakta olduğu tecrübeye kaptırmıştır. Halbuki biraz geriye gidip isteklerini ve yaşamakta olduğu durumdan memnuniyetsizliğini keşfedebilir.

Tabii bunun için düşünce yeteneğini kaybetmemiş olmanız ve içinde bulunduğunuz durum ne olursa olsun sağlıklı düşünebiliyor olmanız gerekiyor.

İşte, ‘‘yaşadıklarınızı kopyalamak’’ bu noktada ortaya çıkıyor. Yaşamakta olduğunuz durum her ne olursa olsun, geçmişte yaşadığınız bambaşka bir durum içindeyken sizi yükselten, enerji ve arzularınızı kamçılayan duygunuzu yakalamak...

Yaşadığınız herhangi bir tecrübe esnasında sizi bambaşka bir havaya ve isteğe doğru yönelten duyguyu hatırlayın. Olayın bütününü hatırlamanız gerekmiyor. Sadece sevinç, mutluluk veya arzu uyandıran duyguyu uyandırınız. Bunun için de böyle bir duyguyu yaşadığınız zamana zihinsel olarak geri giderek bu duygunun açığa çıktığı anı güçlü bir şekilde yakalayın ve bu duyguyla şimdi, yaşamakta olduğunuz zamana gelin. Tabii bu sırada yakaladığınız sevinç ve mutluluk duygusunu bozabilecek düşüncelerden uzak kalmalısınız.

En zor anlarınızda, karamsarlığa kapıldığınız sırada, yaşamakta olduğunuz zorlu tecrübeyle başa çıkamayacağınızı düşündüğünüz bir anda geçmişte yaşadığınız mutluluk duygusunu bu ana kopyalabilirsiniz. Ve içinde bulunduğunuz durumdan başka bir duruma geçiş yapabilirsiniz, diyorum, Yasemin'ce...



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI