Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yasemince

Yasemin BORAN

Mucizevi sözcük ‘‘yaparım’’ (2)

Eski başarılarınızı düşünürken şimdiye kadar başardığınız hiçbir şey olmadığı fikrine kapılabilirsiniz demiştim. Ancak, insanın başardıkları (Üstelik ne kadar zorlanmış olursa olsun) başardıktan sonra çok basitmiş gibi görünebilir. Hele bir de etrafınızda sizi ne kadar zor bir iş başardığınızı söyleyenler yoksa daha da kolay unutursunuz.

İnsan, daima çok istediği halde yapamadıklarını, yani başarısızlıklarını hatırlar. Halbuki, başarılar, çok basit ve kolay görünse bile emek, sabır ve irade sonucu elde edilir.

Mesela, kendi başınıza ilk ayakta durmayı başardığınız ve sonra da yürümeye çalıştığınız günleri hatırlayın. Hiç önemli değilmiş gibidir ve hatırlanmaz. Fakat, bebekken ilk kez ayağa kalkmak, ayakta durabilmek ve dengeyi sağlayıp yürüyebilmek ne kadar önemlidir ve de ne kadar zordur. Bunu ancak düşünerek anlayabilirsiniz. Yoksa, yürümeye çalıştığınız sırada zor ya da kolay olduğu fikriyle ayakta durmaya çalışmazsınız.

Aslında bütün işler böyledir. Ne kadar zorlanacağınızı düşünerek bir işe girişecek olsanız (Böyle bir düşünceyle girişimde bulunmanız imkansız) o işin sonunu getirebilmek gerçekten zor olacaktır. Halbuki bir işe girişirken insanın aklında sadece o işi ‘‘yapmak’’ olmalıdır.

Yapmaya başladığınız zaman sadece yaparsınız. Her şey planladığınız ve istediğiniz gibi gelişir. Fakat, planlarınızı uygulamanın ne derece zor olduğunu düşünmeye başladığınız andan itibaren yapmaya başlamanız neredeyse imkansız hale gelir.

İşte, başarmanın ve bir işi yapmanın sırrı... Tabii kemikleşmiş fikirlerden uzaklaşıp bir bebeğin saflığını, yalınlığını yakalayabilmek çok zor. Bebek, sadece yapar. Yetişkin ise, düşünür. Tabii ki, düşünme eylemi çok önemli. Ancak, burada düşüncenin yolu, sizin gitmek istediğiniz yolla paralel olmalı. Fakat, öğrendiklerimiz yüzünden yolumuza paralel düşünceyi yakalayamıyoruz.

Peki, hiç yakalama şansımız yok mu? Tabii ki var. ve en basit yöntem, kendi başınıza ilk kez ayakta durduğunuz anı hayal edip zihninizi hatırlamaya zorlamak. Hatırlayamasanız bile imajine edebilirsiniz. Yapamıyorsanız üstünde fazla durmayın. Hatırlayabildiğiniz en eski başarılarınızı hatırlamaya çalışın. Burada önemli olan niyet. Ve siz canı yürekten böyle bir niyet içine girecek olursanız, beyniniz eski kayıtları arşivden çıkartıp sizi tatmin edecektir. Üstelik kendinizi resim gibi film gibi göremeseniz bile flaş çakmaları şeklinde hatırlamaların başladığını farkedeceksiniz.

Böyle bir çalışmayı yaparken ‘‘kaydedeğer hiç bir başarım yok’’ şeklinde bir düşünce içine girebilirsiniz. Sakın bu düşünceye saplanıp kalmayın. Çünkü, insan başardıklarının pek farkında olmaz. Şayet diğer insanlar tarafından desteklenmediyse...

Hatırlayabildiğiniz ilk başarılardan en son başardığınız ne varsa bunların üzerinde kuvvetle düşünün. O zaman nasıl olmuştu da yapmıştınız?.. Hem sonra bugüne kadar pek çok başarınız var. (Başarı saymadığınız başarıları hatırlayın) Demek ki, içinizde yapabilecek gücünüz varmış. O zaman şimdi niye olmasın?

‘‘Yapamazsam’’ düşüncesinden ve bu düşüncenin yarattığı endişeden kendinizi kurtarmanın en iyi yolu, zamanında başarmış olduğunuz şeyleri hatırlamaktır. Böylece kendinizi yapabileceğinize ikna edebilir, sizi korkutan duygu ve düşüncelerden arınabilirsiniz diyorum, Yasemin'ce...



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI