Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yasemin'ce

Yasemin BORAN

Operadan sokaklara

Aslında başlık ‘‘Sokaklardan operaya’’ olmalıydı. Neden mi? Çünkü, sokaklar kim olduğumuzu, nasıl olduğumuzu daha iyi anlatıyor da ondan. Hem de her konuda.

Fakat, bugünkü konu opera. Ve tabii bizim operamız da sokaklardan eser yok. Zaten sokakların yansımasını nerede görüyorsunuz ki, sokakların dışında...

Biran önce eve kapağı atmaya uğraşırken kim bakar sokaklara. Baksanız da ne göreceksiniz, kargaşa ve pislikten başka. Sanki bu sokaklar bizim değil. Sanki biz her gün şu gelip geçtiğimiz sokaklarda yaşamıyoruz.

Ya da yaşıyoruz da, misafirmişiz gibi. Hani üç beş günlüğüne gelip tesadüfen geçiyormuşuz gibi...

Halbuki sokakların da bir kimliği, kendine özel bir kişiliği vardır. Yaşanmışlık her kenarından, köşesinden anlaşılır. Sokağı sokak yapan orada yaşayanlar, bir baştan bir başa gelip geçenlerdir. Lakin kimse sahiplenmez. Evindeki çerini çöpünü hatta bulaşık suyunu foşş diye penceresinden sokaklara boşaltanlar vardır.

Evet, hiç şaşırmayın. Ben de duyduğum zaman ‘‘yok canım’’ demiştim de sonra gözlerimle gördüğüm halde şaşkına dönmüştüm. Yani gördüğüme bile inanasım gelmemişti. Bu konuyu başka bir güne bıraksam iyi olacak. Opera, sokaklar derken nerelere gittim. Fakat, elimde değil. Bir defa sokaklara daldım mı, ilk başta gözüme çarpan pislik oluyor ve insanların umursamazlığına canım sıkılıyor. Anlayacağınız sokaklar, başıboş bırakılmışcasına, terk edilmişcesine yalnız.

İnsanlar sadece bir yerden bir yere gitmek için kullanıyorlar. Ve de çok kötü kullanıyorlar. Sanki, bir daha geçmeyecekmiş gibi, dönüp bakmayacakmış gibi... Ve, bu sokakların insanlarını sokak yansıtmıyor. Başka bir alemden gelmiş gibi.

Acaba gerçekten yansıtmıyor mu? Evini, bedenini, elbisesini temiz tutan insan, sokakları çöplüğe çevirirken o sokağın bir parçası olduğunu zerre kadar düşünmüyor mu?

Düşünmüyor. Böylece de, sokaklar o insanları yansıtmıyor. O, başka bir şey. Ve operaya gittiğiniz zaman da hayal kırıklığına uğramıyorsunuz. Yoksa, sokaklara bakıp şaşkınlıktan küçük dilinizi bile yutabilirsiniz. Ama, işte şu saydığım sebeplerden dolayı şaşırmıyorsunuz.

Size bu yazdıklarım bilmece gibi gelebilir. Daha açık anlatayım. Türkiye'de cadde ve sokaklarda dolaşırken insanların yaş ortalamasına şöyle bir bakın. Bakmadığınızı biliyorum. Bir an için düşünün. Ne kadar genç bir milletiz. Sokaklarda yaşlılardan çok gençlerle karşılaşırsınız.

Ama çıkın bir de Avrupa'ya bir bakın. Fransa'da, Almanya'da, İngiltere'de bir dolaşın. Sokaklarda rastlayacağınız gençler oraya okumak için veya gezmek için gelen yabancılar olduğunu görürsünüz. Paris'te Paris'li bir gence rastlamak, dört yapraklı yonca bulmak gibi bir şey. Ve pek tabiidir ki, orada bir operaya gittiğiniz zaman oyuncular şayet yabancı değilse, yaşlı olacak.

Peki, ya bizim Türkiye'deki opera... Pek çok devleti kıskandıracak kadar çok sayıda genç olduğu halde neden ihtiyarlardan oluşuyor? Yoksa, bizim gençlerin operaya merak mı yok? Genç sesler, genç oyuncular yetişmiyor mu? Belki de sokaklarla çelişen insanların görüntüsü operaya yansıyor.

Geçenlerde bir dostumla konuşuyordum. Laf aramızda kendisi gerçek bir opera meraklısı olup yıllardır hiç bir oyunu kaçırmadan takip eder. Laf arasında şöyle yakındı;

‘‘Düpedüz ayıp vallahi. Solistlerin ahı gitmiş vahı kalmış. Ne sesi çıkıyor ne soluğu duyuluyor. Bir de üstelik genç rolü oynayacağım derken sahnede düşüp kalacaklar. İyice keyfim kaçtı, bir daha gitmeyeceğim.’’

Ben de bunun üzerine ‘‘peki, oyun bitince siz ne yaptınız’’ dedim. ‘‘Ne yapacağız, alkışladık pek tabii. Ama ne yalan söyliyeyim ben alkışlamadım. Ama o alkışlayanlar da dışarı çıkarken tıpkı benim yakındığım gibi konuşuyorlardı.’’

İşte, bu işin en tuhaf tarafı da burası. Yani hem beğenmiyorsun, hem de alkışlıyorsun. Peki, tepkini nasıl dile getireceksin? Yani beğenmediğin halde alkışlamaya devam ediyorsan, o zaman hiçbir şey değişmeyecek ve herşey aynı biçimde sürüp gidecek.

Ne diyordum, sokaklar insanları yansıtıyor mu, yansıtmıyor mu? Bal gibi yansıtıyor. Operadan sokaklara, işte örneği, diyorum, Yasemin'ce...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI