Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yasemin'ce

Yasemin BORAN

Tilkileri katleden yasalar

Bir süredir beynimi kemiren bir düşüncenin pençesinde kıvranıp duruyorum. Değişen dünyanın çehresiyle birlikte insanın nasıl büyük bir değişim içinde bulunduğunu en fazla görenlerdenim her halde... Fakat, bu değişimin boyutları ve yolu hakkında çelişkili duygular içindeyim. Açık açık itiraf etmeliyim ki, karman çorman olmuş bir haldeyim. Beni bu hale sokan da insanların ahmaklığı...

İnsanların bu kadar ahmak olabileceğini düşünemiyorum. Nasıl düşüneyim, ben de insanım. Fakat, onca yazılan, çizilen, anlatılan, filmlerle göstere göstere açıklanan ‘‘doğaya zarar vermek, kendinizi yok etmek demektir’’ şeklindeki uyarıların hala anlaşılmamış olduğunu görünce ne diyeceğimi, ne düşüneceğimi bilemiyorum.

Bütün anlatılanlara rağmen şu yapılanlara bir bakın. Bunun adına ahmaklık denmez de ne denir? Bunun başka bir açıklaması olabilir mi? Ancak, bir ahmak bindiği dalı keser de kafası üstü yere çakılır. Sonra da ‘‘böyle olacağını bilemedim’’ diye hayıflanır. (Tabii beyin kanamasından gitmediyse...)

İşte, tilkilerin kürklerinden para kazanmayı umanların hali de bundan daha farklı değil. Tilki kürkü şüphesiz iyi para ediyor. Lakin kazanılan paranın kaç gün yaşatacağı düşünülmüyor. Para kazanayım derken, nelerin feda edildiği, kazancın karşısındaki kayıbın boyutları hiç mi hiç düşünülmüyor.

Bir de üstelik kazanç bir tek kişinin olduğu halde kayıplar hepimizin. Hatta sadece Kayseri ya da Yozgat olmayıp bütün Türkiye'nin... Ve de neler neler kaybettiğimizin kimse farkında değil.

Görünen 170-200 civarındaki tilkinin zehirlenip ölmesi... ‘‘Ne olmuş yani, topu topu 200 tane tilki ölmüşse... Bunu memleket meselesi haline getirmenin şimdi ne manası var?’’ diyenler çıkabilir aranızdan. Sakın böyle demeyin. Bunları söyleyip tilkileri zehirleyenlerden daha büyük bir ahmaklık yapmayın.

‘‘Amma da büyütüyorsun’’ diyebilirsiniz pek tabii... Zaten hiçbir şeyi önemsemeyip ne hale geldiğimiz ortada. Bundan sonra da önemsemeyecek olursak, elimizde kalanlar da uçup gidecek. Fakat her şey bir yana, elbette ki büyüteceğim. Aklı olan, birazcık ileriyi görebilen herkesin de bunu büyütmesi, hatta kanının son damlasına kadar bunun için mücadele vermesi şart. Zira, tilkiler, ördekler, karacalar ve bilumum hayvanat ormanlara sığmaz halde dolaşmıyorlar ki... Artık dünyanın doğal zenginliğinden geriye pek az bir şey kaldı. Onları da avcıların bile lanetlediği bir usulle avlamak (Hoş gerçi buna avlamak denmez ya...) karşısında nasıl kayıtsız kalınır? Ve şayet kalıyorsanız, ahmaksınız demektir. Çünkü, göz göre göre elinizdeki serveti alıp kaçmalarına göz yummanın diğer adı ahmaklıktır.

Üstelik, bu ahmaklığı destekleyen yasalar var. Ve tabii bu yasaları destekleyenler de en tepede bizleri her türlü ahmaklıktan korumakla yükümlü olanlar...

Av ve Yaban Hayatı Koruma, Geliştirme ve Tanıtma Vakfı Başkanı Süha Umar şöyle diyor;

‘‘Tilki katliamı Türkiye'nin fotoğrafıdır’’

Burada sözedilen ‘‘fotoğraf’’ sözcüğünü açmamı beklemiyorsunuz herhalde. Ne kadar ahmak olsak da Türkiye'nin bugünkü tablosunu hepimiz ayan beyan görecek durumdayız. Lakin gözümüzden kaçan çok önemli bir husus var. O da, bizim menfaatlerimizi savunacak, memleketin hayrına iş görecekmiş gibi ortaya çıkıp sonra da sadece kendi koltuklarını sağlamlaştırmaktan başka düşüncesi olmayanları başımıza getirip sonra da ‘‘neden’’ diye ağlaşıyoruz.

Çok belli ki, pazarlığımızı baştan yapmalı, milattan önce kalma yasaları yaşadığımız çağın koşullarına uygun şekilde değiştirmelerini sağlamalıyız. Madem bilincimizi yükseltemiyoruz... Madem başımıza gelecek felaketlerin farkında değiliz. O zaman bunları önlemek için ne gerekiyorsa yapmalı, caydırıcı cezalarla durdurmaya çalışmalıyız.

Doğal Hayatı Koruma Derneği Başkanı Nergis Yazgan'ın dediği gibi komik cezalarla caydırmak yerine teşvik etmiş oluyoruz.

Düşünün bir, siyanürü alıyorsunuz, (Çoban bile aldığına göre demek ki, pek kolay bulunuyor bu meret. Toplu katliam bile yapabilirsiniz.) ormanın içine dalıyorsunuz, canınızın çektiği gibi her yere atıp gidiyorsunuz. Kimlerin zehirlenip öleceği umurunuzda bile değil. Yeter ki, tilkiler de bu arada ölsün. Kürkü de zarar görmeden çok para etsin...

El insaf! Diyelim ki, zerre kadar aklın yok. Tanrıdan da mı korkmuyorsun? Bütün ormana siyanür gibi şiddetli bir biçimde öldüren zehiri saçarken vicdanınız sızlamıyor.

Şimdi o orman nasıl yaşayacak? Börtü böcek, kuşlar ağaçlar, topraklar sular hepsini zehirledikten sonra pişman olmanın ne faydası var? Bu katliamın cezası ise, bir gün hapis ve 338.000 lira ceza.

Şimdi insan ister istemez düşünüyor, kim ahmak diye? Katliamı yapanlar mı, yasalar mı? Yoksa bu yasaları uygulayanlar mı, uygulattıranlar mı? Ya izleyenler? Bence hepimiz ahmakız diyorum, Yasemin'ce...

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI