Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yasemin'ce

Yasemin BORAN

İnsan ve hataları

‘‘Bir insan hatasızsa, hiç iş yapmamış demektir.’

Bu sözler bir süre önce yaşama veda eden iş dünyasının önde gelen yöneticilerinden Sezai Türkeş'e ait. Yani bir iş adamına. İşin içinde olan birisine. Hem de 90 yıllık ömrünü boşa geçirmediği gibi başarılı olmayı bilen birine.

Bir çeşit ‘‘hata’’ya övgü niteliği taşıyan bu sözlerin bir başka söylenişine daha önce Hacı Bektaşi Veli'nin hayatını okurken karşılaşmıştım. Şöyle bir hikayenin içinde geçiyordu;

‘‘Hacı Bektaşi Veli bir gün evinden çıkıp yürümeye başlamış. O sırada yanındaki müritlerinden biri karşıdan gelmekte olan adamı gösterip 'Şu karşıdan gelmekte olan adamı görüyor musunuz, hocam. O adam bugüne kadar hayatında hiç hata yapmamış' der. Hacı Bektaşi Veli yanındaki müridine dönüp 'Vah vah, zavallı adam. Keşke ömründe tek bir hata yapsaydı da onun acısını tatsaydı' diye cevap verir.’’

Bu sözlerden öylesine etkilenmiştim ki, üzerinde günlerce düşündüm. Hayatı yaşamak, tek ve küçük bir cümleyle öylesine yalın bir biçimde anlatılıyordu ki etkilenmemek benim açımdan mümkün değildi.

Evet yaşayan kişi ancak hata yapabilir. Girişimde bulunan, hareket halinde olana özel bir durumdur. Hiçbir iş yapmayan birinin hata yapması zaten beklenemez.

Düşünün bir, bütün gün oturan, yürümeyen, koşmayan birinin düşmesini bekler misiniz? Mümkün değil.

Ancak yürüyen, hatta koşan biri düşer. Düştüğü zaman canı yanar ve düşünür. Tekrar düşmemek için ne yapması gerektiğini düşünür. Tedbirler geliştirmeye çalışır. Bu arada zekası gelişir. Dikkati artar. Bütün bunlar da kişinin yaşadığının işaretleridir.

Bütün gün oturan birinin ne düşmesi ne de bunun sonucunda canının yanıp bu tecrübeyi yaşaması söz konusu bile olamaz.

Tecrübeler yaşamayan biri de öğrenemez. Hayata ait ne bir fikri ne de duyguları gelişir. Kısaca buna yaşamak denmez.

Tabii bu arada hata yaptığının farkında olmadan hata yapanlar vardır. Bu konumuz dışı. Çünkü onun da yaşadığı pek söylenemez. Yaşadığının farkında olmayan birinin yaşadığından bahsetmek bugünün konusu olmadığından oturan adamla, yani hiçbir şey yapmayan adamla bir saymakta yarar var.

Çünkü konumuz hata yaptığını bilen ve bunun acısını duyanları içeriyor. Acı duygusunu kuvvetle hisseden kişinin mutluluk ve sevinç duygusunu da kuvvetle duyacağınızdan emin olabilirsiniz. Güçlü duygular taşıyan kişinin farkındalığının da güçlü olacağını anlayabilirsiniz.

Yani çeşitli duygular içinde dolaşan birinin aynı zamanda çeşitli düşünceler içinde bulunduğunu da düz bir mantıkla söyleyebiliriz. Duyguların yoğunluğu aynı zamanda düşüncelerin de hızını gösterir. Çünkü duygular düşünceleri, düşünceler de duyguları besler. Tabii bu arada duygulara kapılıp gitmemek, düşüncelerin bloke olmasına izin vermemek koşuluyla.

Duygularınızı sizi oradan oraya götüren atlar gibi düşünebilir ve zaman zaman tökezleyebilirsiniz. Ve canınız, düşmenin derecesine göre az ya da çok yanar. Düştüm deyip hayıflanacağınıza ve de dünyaya kahredeceğinize, hatanıza teşekkür edip gereken dersi çıkartmanız gerekir. Böylece büyüyorsunuz ve yaşıyorsunuz, demektir, Yasemin'ce...






 








X

YAZARIN DİĞER YAZILARI