Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yasemin'ce

Yasemin BORAN

Ölüm sınırından dönenler (3)

Ölüm sınırından dönen kişilerin hatırladıkları deneyimler insanın kafasında çeşitli soru işaretleri yaratmakta fakat ne olduğu açıklanamamaktadır.

Kaza anı, şiddetli hastalık ya da bir ameliyat sonrasında hayata dönen kişilerin anlattığı bu ilginç olaylar anlaşılır gibi değil. Fakat gerçekliği de su götürmez bir biçimde doğru.

Daha doğrusu hiçbir şekilde bilmesine imkan olmayan, o sırada tamamen baygın gözüken kişinin kendine geldiği anda pek çok kişinin önünde baygın olduğu sırada neler yapıldığını anlatabilmesi açıklanabilir gibi değil.

Henüz hiçbir bilgiyle açıklanamayan fakat gerçekliği de tartışmasız bir biçimde kabul edilen bu olayın ne olduğunu Tibetli Lamalar'ın ‘‘Ruhu kaçırma’’ şeklinde tanımladıkları durumla birleştirmek mümkün olabilir.

Bu sözlerimle ne demek istediğimi anlamadığınızı düşündüğüm için önce ‘‘Ruhu kaçırma’’ işleminin ne olduğunu açıklamalıyım.

Dağa çıkan rahipler, farklı şuur hali yaşamak için bir metod uyguluyorlar. Nefes tekniğiyle uyguladıkları bu metodun esasında ‘‘beyni şaşırtmak’’ yatıyor. Yani kendiliğinden meydana gelen soluk alıp verme işlemini kontrol altına alan kişi ritmik bir biçimde derin nefesler alıp sonra bu nefesi uzunca bir süre içinde tutup yavaş yavaş vererek, beynin alışkanlığını değiştiriyor.

Tabii bu sırada derin soluklar içine çektiği için beyine her zaman olduğundan daha fazla oksijen gidiyor. Tabii bu işlemi dağda yaptığı için basınç değişikliğini de hesaba katmak lazım. Bütün bu unsurlar bir araya geldiği zaman beyin savunma mekanizmasını harekete geçiriyor ve bir çeşit baygınlık benzeri bir hal ortaya çıkıyor.

Fakat, kişi bu işlemi şuurlu bir biçimde yaptığı için şuuru uyanık kalıyor. Ve farklı bir algılama içine giriyor. Tibet'te bu yöntemi uygulayan rahipler, bu durumu ‘‘ruhu kaçırma’’ şeklinde tanımlıyorlar. Metafizik dilinde ‘‘şuur projeksiyonu’’ olarak adlandırılan duruma benzer bir hal ortaya çıkıyor ve kişi kendi bedenini ve çevresini algılamaya devam ediyor.

Şimdi ölümün ucundan dönen kişilerin garip bir biçimde Tibetli rahiplerin uyguladıkları yöntem sonucu meydana gelen farklı şuur halini kendiliğinden yaşadıkları anlaşılıyor.

Genellikle duygusal gerilimin çok yüksek olduğu hayatı tehdit eden bir unsurla karşılaşma anında ortaya çıkan bu farklı şuur halinin ‘‘ruhun kaçışı’’ şeklinde tanımlamak mümkün.

Kişinin şuuru kaza ve benzeri durumlarda uyanıksa, beden fonksiyonlarını kaybetse bile kişinin şuuru uyanık kalmaya devam ediyor ve ameliyathaneyi veya kaza mahallini ve kendisini izleyebiliyor, diyorum, Yasemin'ce...






 








X

YAZARIN DİĞER YAZILARI