Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yasemin'ce

Yasemin BORAN

Haberci rüyalar (3)

Mesaj veren rüyalar çeşitlilik göstermekle birlikte hepsinin ortak özelliği, rüyayı gören kişinin bilmediği bir konu hakkında bilgilenmesine yönelik olmasıdır.

Bu tip rüyalarda kişi, geleceğe yönelik bir olayı rüyasında yaşayabileceği gibi herkes tarafından bilinen bir olayın gizli kalmış ve merak edilen bir bölümünün aydınlığa kavuşturulması şeklinde de ortaya çıkmaktadır.

Kişiler tarafından bilinmeyen, gizli kalmış ya da merak edilen olaylara yönelik haber veren bu rüyaların görülme biçimi kimi zaman sembolik kimi zaman ise, aynen görülmesi şeklinde meydana geliyor.

Önceki bölümlerde haberci rüyaların tipine uygun çeşitli örnekler vermiştim. Şimdi de ermiş, aziz, melek ve benzeri ilahi kavramlarla donanmış saygı duyulan varlıkların verdiği mesajlar şeklinde görülen rüyalara bir örnek vereceğim.

Bu tip rüyalara çok sık rastlanmasa da hemen herkesin tüm hayatı boyunca en az bir kez gördüğünü söylemek mümkündür. Şimdiye kadar yaptığım araştırmalar içinde yaş sınırlamasının olmadığını ve hemen her yaştan insanın değişik zamanlarda ermiş ya da saygı duyulan bir büyüğü rüyasında görüp aldığı mesajlarla ilgili oldukça ilginç olaylar vardır. İşte onlardan biri.

Bir zamanlar tanıdığım bir hanımın anlattığına göre ne zaman başı sıkışsa veya ne yapacağını bilemez durumda kalsa, geceleri mutlaka ‘‘ermiş’’ dediği nur yüzlü bir dedeyi rüyalarında görmektedir.

Rüyasında gördüğü bu dedenin öngördüğü biçimde olayların geliştiğini anladıktan sonra onun tavsiyelerine uymaya başladığını söylemektedir.

Bir zamanlar tanıdığım bu hanımın o zamanlar anlattığına göre, bir süre önce çok ciddi bir ailevi sıkıntı içine girmiş. Hem öyle bir sıkıntı ki eşiyle neredeyse boşanma derecesine gelmişler.

İşte bu sıkıntılı günleri yaşadığı sırada bir gece nur yüzlü dedeyi rüyasında görmüş. Dede kendisine sakin olmasını ve bu kadar çok üzülmemesini söylemiş. Ve sözlerine şöyle devam etmiş;

‘‘Bu kadar üzülüp sıkılmanın anlamı yok. Üstelik senin bu tutumun durumunuzu daha da güçleştiriyor. Halbuki senin eşine destek vermen gerek. Çünkü, şu anda eşin büyük bir maddi bunalıma girdiği için bu kadar huysuz ve geçimsiz davranıyor. Şayet sabırlı olursan, eşin bu durumu atlatacak daha sonra aranız çok iyi olacak ve bir daha böyle bir sıkıntı yaşamayacaksınız.’’

Bu rüyadan son derece etkilenmiş olduğunu söyleyen tanıdığım, önceki huzursuz ve sıkıntılı tavrından tamamen çıktığını ve eşine karşı büyük bir hoşgörüyle davranmaya başladığını anlatmıştı. Tabii bu arada katlanılması hayli zor gibi gelen olayların üstesinden gelmeyi nasıl başardığını da sözlerine ilave etmişti. ‘‘Fakat’’ diyordu, ‘‘inanın ki, rüyamda gördüğüm nurlu kişinin bana söylediklerinden sonra içimi daraltan sıkıntı tuhaf bir şekilde yok olmuştu. Yani onun söylediği gibi davranmak için çok büyük bir gayret sarfettiğimi söyleyemeyeceğim.’’ Ve daha sonra bu sıkıntılı dönem atlatılmış ve eşiyle arasındaki sorunlar tamamen ortadan kalkmış. Dahası, bir süre sonra eşiyle arasındaki ilişkiler o kadar hoş olmuş ki, tıpkı rüyasında nur yüzlü dedenin ona söylediği gibi...

Bu rüyanın istekler, niyetler, beklentiler ve kişinin sahip olduğu enerjiyi nasıl kullandığı üzerine oldukça ilginç bir analizini yapmak mümkün. Ancak, bu açıklamaların daha farklı bir başlık altında incelenmesi gerektiğini düşündüğüm için sonraki günlerde bu konuya dönmenin daha doğru olacağını düşünüyorum. Ve her ne çeşit bir anlayış ve algılamayla olursa olsun, insanın olağanüstü bir varlık olduğunu ısrarla iddia ediyorum, Yasemin'ce...






 








X

YAZARIN DİĞER YAZILARI