Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yasemin'ce

Yasemin BORAN

Kütüphanelerin anlamı

Kütüphanelerin ne kadar önemli olduğunu anlatmayacağım. Ancak, yılın belli bir dönemi kütüphaneler haftası yapıldığına göre burada durup düşünmek gerekiyor. Şimdi aklıma bir kaç yıl önce bir arkadaşımın anlattığı Ankara'daki kütüphane macerası geldi. O zamanlar ne düşüneceğimi bilememiştim. Şimdi düşündüğüm zaman da bilemiyorum. Neyse düşünmeyi bırakıp olayı aynen aktarıyorum;

‘‘O zamanlar okulun verdiği bir ödevi tamamlamayabilmek için araştırma yapmamız gerekiyordu. Arkadaşlarla birlikte ODTÜ'nin kütüphanesine gitmeye karar verdik. Sonra da gittik. İşimize yarayacak kitabı orada bulmuştuk. Hemen notlarımızı aldık ve fotokopi çektirdik. Daha sonra tekrar aynı kitaba ihtiyacımız olmuştu. Yeniden okula gittik fakat, bu kez bizi içeri almadılar. 'Güvenliğiniz için içeri giremezsiniz' dediler. Hiçbir şey demeden oradan uzaklaştık. Fakat, çalışmamızı bitirmek için bu kitaba ihtiyacımız vardı. Sonraki günler tekrar tekrar gittik ve her seferinde ODTÜ'nün kapısından geri dönmek zorunda kaldık. Cevap hep aynıydı. 'Güvenliğiniz için içeri giremezsiniz' fakat, ODTÜ öğrencileri girip çıkıyorlardı. Biz bu okulun öğrencisi olmadığımız için kütüphanesinden yararlanamıyorduk. Sadece ilk gittiğimiz gün içeri girmemize izin verilmiş, daha sonra bir daha hiç girememiştik. Okul kütüphanesi sadece o okulun öğrencilerine açıktı. Halbuki diğer okullar kütüphanelerinden yararlanmamıza izin veriyorlardı. Aciz kalmanın sıkıntısyla öfke içinde oradan ayrıldık. Anlaşılır gibi değildi. Araştırmamızı tamamlayamamıştık.’’

Bana anlatıldığı zaman anlayamamıştım. Şimdi hala anlayabilmiş değilim. Okulun yönetmeliği ile ilgili bir durum olsa gerek. Fakat, bu durumda okulların ve kütüphanelerin amacını sorgulamak gerekiyor.

Şimdi okulların içindeki karışıklıklar ve olayları düşünerek dışarıdan gelenlere kapıların ardına kadar açılmaması gerektiğini söyleyebilirsiniz. Ancak, dışardan gelen başka bir okulun öğrencisi kendi okulundan gerekli evrakları yani kütüphane çalışması yapmak üzere geldiğini gösterir belgelerle karşınızda durduğu zaman izin verilmesi gerekmez mi? Sonra ‘‘güvenliğiniz için giremezsiniz’’ ne demek?

O okulun öğrencileri kütüphanede yabancı öğrencileri gördükleri zaman üstlerine mi atılacaklar? Saldıracaklar mı? Böyle bir şey olabilir mi? Hem de bütün bunlar Türkiye'nin gözbebeği olan bir okulda meydana gelecek, öyle mi?

Bence bunların olabileceğine küçük bir ihtimal bile vermiyorum. Olsa olsa okul yönetmeliği sebebini çözemediğim bir gerekçe ile okul dışından öğrencilerin okula (kütüphane için bile olsa) alınmaması için karar çıkartmış olmalı.

Belki çok haklı gerekçeleri olabilir. Ancak, söz konusu ilim, irfan olduğu zaman, okulların bilgi aktarmak için bulunduğunu gözönünde tutarak davranmak gerekir.

Tabii bu anlatılanlar bir kaç yıl öncesinin uygulamaları. Şimdiki uygulamanın nasıl olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. Ancak, bu tarz uygulamaların bazı üniversitelerde olduğu hakkında söylentiler var. Bu söylentilerin ne derece doğru olduğu hakkında bilgi sahibi değilim fakat, ateş olmayan yerden duman çıkmaz, diyorum. Ve kütüphanelerin çok önemli araştırma kaynaklarını bulundurma özelliğine sahip yerler olması nedeniyle bütün kütüphanelerin kapılarını araştırmak isteyenlere açması gerektiğine inanıyorum, Yasemin'ce...






 








X

YAZARIN DİĞER YAZILARI