Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yasemince

İstenilen rüyayı görmekGeçen gün Murat Başoğlu'nun ‘‘Deli Murat’’ adlı programına katıldığımda rüyalar üzerine öylesine yoğun ve keyifli bir sohbet yaptık ki, rüyaların gizemli dünyasına yine kapıldım. Üstelik Murat, gördüğü rüyaları daha sonra nasıl birebir yaşadığını anlattığı sırada aklıma ‘‘İstenilen rüyaların görülmesi’’yle ilgili yığınla olay üşüştü. İşte bunların bir kaçı... İnsanın istediği rüyayı görebilmesi mümkün değilmiş gibi gözüküyorsa da istediği rüyayı görenlerin sayısı tesadüf sınırlarını zorlayacak kadar çok. Sadece yoğun bir düşünce sonucu hiç bir yöntem uygulamadan istediği rüyayı görenlerin dışındaki büyük bir çoğunluk ise, belirli bir metod uyguladıktan sonra şaşırtıcı sonuçlar alabiliyorlar. Yani düpedüz görmek istedikleri rüyayı görüyorlar. Nasıl gördüklerine gelince... Birinci katagoriye girenler, yani yoğun bir düşünce sonrası istedikleri rüyayı görenler, genellikle farkında olmadan bu fenomeni meydana getiriyorlar. Açıkça söylemek gerekirse, rüyalarında göreceklerini bilerek yoğun bir düşünce çalışması yapmıyorlar. Bu durum kendiliğinden meydana geliyor. Bu tip rüyalar görenlerin ortak özelliği, içinden çıkamadıkları bir problemle karşılaşmış olmaları. Ya büyük bir baskı altında bulunuyor ve ne yapacaklarını bilemiyorlar, ya da bir türlü çözemedikleri bir problemin içine düşüp günlerce başka bir şey düşünemeyecek hale geliyor. İşte bu tip durumlarda kişi, ne yapacağını düşünmekten yorgun düşüp kendini bıraktığı bir gece, rüyasında ne yapacağını bilemediği problemin çözümüyle karşılaşıyor. Bu tip rüyalar görenlere en fazla iş adamları ve bilim adamları arasında rastlandığı saptanmış. Tabii bunun yanısıra beste yapan veya sanatın çeşitli dallarıyla uğraşan kişilerin de tıkandıkları noktada rüyalar imdatlarına yetişiyor. Ve yapmakta oldukları her neyse, günlük hayatlarında bıraktıkları yerden rüylarında devamını getiriyorlar. Tabii ki, bu çok hoş bir durum. Ancak, bu durumun oluşabilmesi için önce kişinin bütün ruhu ve bedeniyle her ne yapıyorsa onunla yoğun bir biçimde meşgul olması gerekiyor. Ancak, bunun sonucunda çözüm bekleyen problemini rüya aracılığı ile çözebiliyor.İstediği rüyayı gören diğer gurup ise, tam bir farkındalık içinde, uyguladığı yöntem sonucunda istediği rüyayı göreceğini bilerek yatıyor. Bu tip kişiler genellikle ait oldukları kültürün geleneksel yöntemlerini uyguluyorlar. Aslında bu yöntemlere toplu bir isim vermek gerekirse ‘‘Şaman uygulamaları’’ demek mümkün. Örneğin, Doğu Karadeniz bölgesinde yaygın olan yöntem şöyle; Evleneceği kişiyi rüyasında görmek isteyen gençler, yedi farklı evden, evin sahibine bildirmeden bir miktar un çalıyorlar. Sonra da kumalı (İkinci eşi olan) evden tuz çalıyorlar. (Bazı yörelerde bu uygulama ev yerine değirmenden çalınıyor) Sonra topladıkları bu unları ve tuzu biraraya getirip ekmek yapıyorlar. Yaptıkları bu ekmekten yiyip evlenecekleri kişiyi rüyalarında görmek üzere yatıyorlar. Veee görüyorlar. Evet, çok şaşıracaksınız fakat, yaptığım Karadeniz yolculukları sırasında konuştuğum kişiler bu yöntemin kesinlikle cevap verdiğini söyleyip yaşadıkları çok ilginç olayları anlattılar. Örneğin bir hanım, genç kızlık dönemi sırasında yaşadıklarını şöyle anlatmıştı;‘‘O sıralar biz bir kaç kız biraraya gelip çaldığımız unlarla ekmek yaptık ve yedik. O gece hepimiz rüyamızda birini gördük. Fakat, benim gördüğüm kişi, arkadaşımın o sıralarda konuştuğu delikanlıydı. Sabah biraraya geldiğimizde gördüğümüz rüyaları birbirimize anlattık. Tuhaf olan taraf o da benim konuştuğum çocuğu rüyasında görmüş. Sonra 'Galiba hatlar karıştı' diye gülüştük. Aradan zaman geçti ve gerçekten rüyamızda gördüğümüz kişilerle evlendik.’’ Bu öyküyü dinlediğim zaman ‘‘onların demek ki, birbirlerinin sevgililerinde gözü varmış’’ demekten kendimi alamamıştım. Fakat, daha sonra bir başka hanımın anlattığı olay üzerine düşünmeye başladım. Onun hikayesi ise şöyleydi; ‘‘Herkesin bildiği yöntemi ben de ileride evleneceğim kişiyi görmek üzere uyguladım. Ve rüyamda o güne kadar hiç görmediğim birini gördüm. Bir evin içinde başka birilerinin daha olduğu bir yerde yaşıyorduk. Aradan zaman geçti, rüyamda gördüğüm kişiyle evlendim. Ve tıpkı rüyamdaki evin bütün ayrıntılarıyla aynısı olan bir evde onun anne ve babasıyla birlikte bir süre yaşadım. Bütün herşey rüyamda gördüğüm gibiydi.’’ Evet, istenilen rüyayı görmek için uygulanan daha başka yöntemler anlatanlar da var ve işin ilginç yanı her ne çeşit yöntem uygulanırsa uygulansın sonuç değişmiyor. İstenilen rüya görülüyor ve sonraki zaman içinde yaşanıyor. Bunun nedeni hakkında çok farklı görüşler varsa da ben istenilen rüyaların nasıl görüldüğünün açıklamasını bilim adamlarının araştırmalarına bırakıyorum, Yasemin'ce...
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI