Kuyruk sokumu ağrısına elle tedavi

1 Mart 2011
'Kuyruk sokumu'na elle tedavi

Bel bölgenizdeki ağrı, omurganızdan veya iskelet yapınızdan kaynaklanmıyorsa, problemin nedeni kuyruk sokumu olabilir. 3 küçük kemikten oluşan kuyruk sokumuna cerrahi müdahalenin yetersiz kaldığı vakalarda, elle yapılan tedavi çözüm oluyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doktor Elif Gürkan, yöntemi hurriyet.com.tr'ye anlattı.

cigdemisler@hurriyet.com.tr

Uzman Doktor Elif Gürkan, ilki 10 yaşındayken ikincisi de 32 yaşındayken düşerek kırmış koksiks yani kuyruk sokumu kemiğini. Kendisine 10 yaşında müdahele yapılmamış. Yıllarca oturmakla artan ağrı çekmiş. Tedavisini tam olarak bulamayacağını düşündüğü için de ağrısıyla yaşamaya çalışmış. Ancak ikinci düşmeden sonra ağrı dayanılmaz hale gelmiş. Çaresini ise Paris'te bulmuş. Hocası Profesör JY Maigne, kuyruk sokumuna enjeksiyon yapmış ve ondan sonra hiç ağrısı kalmamış.

Çiğdem İŞLER yazıyor
hurriyet.com.tr

Şu an röntgende kuyruk sokumu kemiğinin hem kırık hem de çıkık olarak göründüğünü belirten Gürkan, sert yere ve uzun oturmamaya dikkat ederek hayatını ağrısız olarak sürdürebiliyor. Kuyruk sokumu ağrısını çok iyi bildiği için uzmanlığında bu bölgenin tedavisine de ağırlık veriyor ve Fransa ve ABD'de yaptığı çalışmalar, edindiği tecrübelerle aynı sorunu yaşayan hastalara çare oluyor. Özellikle hamile kadınların bir numaralı doktoru, çünkü hamilelik kuyruk sokumu bölgesinde değişim yaratıyor. Oluşabilecek ağrıyı gidermek için ilaç alamayacakları için hamile kadınların elle tedaviden aldığı sonuç, diğer hasta grubunun aldığı sonuçtan daha değerli oluyor.

Kuyruk sokumu kemikleri çok ince ve kırılgan

Kuyruk sokumunda ne gibi sorunlar oluşuyor? Öncelikle bu bölümde nasıl bir yapı olduğunu bilmek gerekiyor. Kuyruk sokumu kemikleri 3 küçük kemikten oluşuyor. Bu kemikler birbirine bağlarla bağlanıyor. Elif Gürkan, aslında bu bağları disk olarak adlandırdıklarını ancak bundan omurlardaki diskleri anlamamamız gerektiğini, çünkü bu yapıların daha küçük ve ince olduğunu söylüyor.

Kemikler diğer kemikler gibi güçlü olmadığı için bir yere çarpmayla, sert bir yere oturmayla zarar görebiliyor ve diskler birbirinden ayrılıp kopabiliyor. Kuyruk sokumu kemikleri kırılabiliyor. 

Kadınlarda daha sık

Genelde kadınlarda sık görülüyor. Kadında kalçalar biraz daha yanlarda olduğu için kuyruk sokumu kemiği çarpmalara daha açık durumda bulunuyor. Erkekler kalçaları dar ve kapalı olduğu için biraz daha şanslı bu konuda. Onlarda da yine bir düşme söz konusu olduğunda, kayak yaparken, futbol oynarken alınan bir darbe oluşması için neden. Masanın köşesine çarpmak, sert bir zemine oturmak gibi nedenlerle de oluşabiliyor.

Kuyruk sokumu ağrısı en çok hamile kadınların sorunu

Kuyruk sokumu ağrısı özellikle hamile kadınları çok etkiliyor. Çünkü vücutta hormonal değişim yaşanıyor. Hamile kadında Relaxin adı verilen hormon salgılanmaya başlıyor ve eklemler gevşiyor. Aslında bu vücudun doğuma hazırlanması demek. Ağrının hamileliğin ilk aylarında oluşabileceğini belirten Gürkan, "Otururken, yatakta bir yandan diğer yana dönerken hissetirebilir. Kişi uyumakta zorluk çekebilir. Sanki o bölgede bir apse varmış gibi. Özellikle oturup kalkarken, pozisyon değiştirirken o kemiklerin yerinden oynayıp birbirine sürtmesi sonucu çok şiddetli ağrı doğar. Ağrı kesici alamadıkları için çok rahatsız edicidir. Normalde hamile kadınlar, hamileliklerinin 6. 7. ayına kadar çalışabilirler ancak bu ağrı çalışmayı da imkansız haline getirir." diyor. 

Ağrının doğru teşhisi şart

Kuyruk sokumu ağrısının teşhisi uzmanlık gerektiyor. Başka iskelet sistemi ağrıları da var. Kalçaların içindeki eklemler de açıldığı için bu ağrıyla karışmaması gerekiyor. Her iki kalçanın ortasındaki küçük kemikte dokunmakla hissettiren ağrı olması, hasta otururken ağrısının artması, oturur kalkarken ağrısının oluşması gerekiyor. Çoğu hastanın bu durumu "bıçak saplanması" olarak tarif ettiğini kaydeden Gürkan, "Bu konuda uzman doktorun muayenesi ve tecrübe çok önemli. Önce bel yani omurga muayenesi yapıyoruz. Kalça eklemleri ve kasıkta kemiklerin girdiği eklemleri kontrol ediyoruz. Onlarda birşey olmadığını garantiye aldıktan sonra kuyruk sokumunu kontrol edip, tam anlamıyla kuyruk sokumu ağrısı olduğundan emin oluyoruz. Hastanın öncesindeki problemleri, yürüyüşü oturması kalkması çok önemli. Omurgasının duruşu, dışardan baktığın zaman şekli, normalliği anormalliği kamburluğu kilosu etkili faktörler." diye konuşuyor. 

Tedavisi elle doğru yere ulaşıp kemikleri yerine oturtmak

Peki nasıl tedavi ediliyor? Gürkan tedavisi ile ilgili olarak şu açıklamayı yapıyor:

"Hamilelerde tedavi çok doğal, makattan müdahale ederek düzeltmekle yapılıyor. Sadece kemiği değil yanlarındaki spazm olmuş kaslara da masaj yapılıyor. Özel, tekniği olan bir masaj bu. Hastayı son derece rahatlatıyor. Bir çıkık varsa yerine oturtuluyor. Kesinlikle çok güvenli ve anesteziye gerek kalmadan uygulanan bir tedavi bu." diyor.

Bütün dünyada bu yöntemin uygulandığını vurgulayan Gürkan, yöntemin uzman kişiler tarafından yapılması gerektiği konusunda uyarıyor:  

"Bunu halk arasındaki çıkıkçıların yapmasına izin vermemek lazım. Çünkü bu insanlar anatomiyi bilemeyecekleri için hastaya zarar verebilirler. Bir de dışarıdan müdahale ederek yapmaya çalışıyorlar. Kırılma riski çok yüksek. İçeriden anatomiye uygun şekilde müdahale ederek kemikleri yerine oturtmak ve kasları rahatlatmak esas."

Diğer hasta grubu için enjeksiyon uygulanıyor

Hamile dışındaki hastalarda tedavi nasıl? 

"Öncelikle kuyruk sokumunun üç boyutlu tomografisi alınıyor. Küçük milimetrik enjeksiyonlarla o bölgedeki ödem çözülerek ağrıyı azaltılıyor. Enjeksiyonla yüzde 80 iyileşme sağlanıyor. İyileşme sağlanamayan yüzde 20'lik hasta grubunu yine elle tedavi ediyoruz. Bu yüzde 95 iyileştiriyor. Geçmeyen yüzde 5'lik hastaya ise ameliyat gerekebiliyor. Tecrübeli bir cerrah tarafından yapılırsa ameliyat ağrı tamamen yok oluyor."

Haftada 2-3 seansta ağrı kalmıyor 

Manuel yani elle tedavi 10 dakika sürüyor. Haftada 3 seans uygulanıyor. Bazı hastalara 2 seans yeterli oluyor. Enjeksiyon tedavisi ise 1 saat süren bir tedavi.

Kuyruk sokumu ağrısının bir de psikolojik boyutu var. Bu ağrının takıntı haline gelmeye meyilli bir ağrı olduğuna dikkat çeken Elif Gürkan, "Tıpta psikiyatrik olarak bilinen bir konu. Bizim uyguladığımız tedavi çerçevesinde psikolojik yardım da gerekebiliyor." diyor.

Yorumlarınızı Yazınız { Bu haber hakkında henüz yorum yok }
 ADnet  
Reklam için
Diğer Haberler
© Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding