Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
01 Kasım 2014 Cumartesi 11:01

 ADnet  
Reklam için
Hürriyet Anasayfa > Tüm Sağlık Haberleri
Önceki Haber     Sonraki Haber

Kilo sorunu ve insülin direnci

Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş Myspace'de Paylaş Twitter'da Paylaş
Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU 25 Kasım 2009
Kilo probleminin yayılmasında “insülin direnci”nin önemli bir payı var.

Eğer insülin direnci söz konusuysa kolay kilo alıyor, zor kilo veriyorsunuz. ınsülin direncinin zararları sadece kilo aldırmakla da sınırlı değil üstelik... Erken yaşlanma, bazı tümör oluşumları, kalp-damar hastalığı ve felç riskini artırıyor.

“ınsülin direnci ile son yıllarda neden daha sık karşılaşıldığı” sorusunun yanıtı ise hâlâ verilebilmiş değil. Bu konuda farklı görüşler var. Bana göre beslenme tarzımızın değişmesi en önemli faktör... Fast food besinler, fruktoz şuruplu meşrubatlar, bol şekerli ve kolalı içecekler, cips-gofret-bisküvi benzeri atıştırmalıklar, şekerleme gibi gıdalara ilgimiz arttıkça insülin direnci yaygınlaşıyor.

Yani sorunun son yıllarda çok gündemde olmasında “yanlış beslenme” ve “yapay besinlere yönelme” ısrarımızın payı var. Tembellik ve hareketsizlik de önemli sorunlar... Kısacası bu direncin arkasında biraz genetik faktörler, biraz da kişisel yanlışlarımız yatıyor.

İNSÜLİN OLMADAN OLMAZ AMA...

İnsülin, metabolizmanın en önemli oyuncularından biri. Pankreas bezinde üretiliyor. Esas olarak karbonhidrat metabolizmasını düzenliyor ama protein ve yağ metabolizmasında da önemli işlevleri var.

Sistem bozulursa önce kan şekeri yükselmeye, açlık-tokluk şeker dengesi bozulmaya başlıyor. Bir süre sonra kanda yağ dengesi de değişiyor. Örneğin trigliserid artmaya, iyi kolesterol azalmaya ve/veya protein dengesinin bozulması sonucu ürik asit yükselmeye başlıyor.

Kısacası sağlıklı bir kilo aralığında kalmak ve metabolik dengeyi korumak için “insülin-şeker ilişkisinin” seviyeli bir ilişki olması şart!

TAVUK-YUMURTA  İLİŞKİSİNE DİKKAT

İnsülin direnci-kilo ilişkisinde “tavuk-yumurta” ilişkisine benzer bir durum var. ınsülin direnci, “hücre içine şeker girişine engel olduğu, hücrenin insülinin yardımıyla şekeri kullanmasını bozduğu” için bazen fazla miktarda karbonhidrat tüketimine ve ayrıca yol açtığı hipoglisemiler nedeniyle yeme ataklarına sebep olarak kilo almayı kolaylaştırıyor.

Bu tür kilo kazanımlarının daha ziyade karın ve bel çevresinde yağ birikmesi, karın içi yağı omentumun büyümesi, karaciğerin yağlanması şeklinde geliştiği de biliniyor. Yani insülin direncine bağlı kilo kazanımlarında tipik bir “iç yağlanma” var. Ve bu durum tipik kabul edilen “elma tipi şişmanlık” ile sonuçlanıyor.

Direnç nasıl ölçülüyor

İnsülin direncini ölçmek için 8-12 saatlik bir açlığı takiben damardan alınan kanda şeker ve insülin değerleri ölçülüyor. Sağlıklı kişilerin açlık insülini 10 mikro ünitenin, açlık kan şekerleri ise 100 mg.’ın altında oluyor.
Açlık insülini 10-15 mikro ünite arasında olan kişilerde problem başlamış kabul ediliyor. Özellikle açlıkta 15 mikro üniteden fazla insülin belirlenmişse, bu bulgu insülin direncinin varlığı anlamına geliyor. Eğer imkan ve zaman varsa tokluk şekeri ve tokluk insülin cevaplarına bakmak da sorunun kaynağını belirlemeyi ve problemi daha net yorumlamayı kolaylaştırıyor.

İnsülin direncinin işaretleri

Hipoglisemi atakları
Kan şekerinde yükselmeler
Göbek ve karın bölgesinde yağ birikimi/ bel çevresinde genişleme
Karaciğer yağlanması
Trigliserid yüksekliği
HDL kolesterol düşüklüğü

Biz ne yapıyoruz

Kliniğimizde takibe aldığımız ya da kilo programına sokacağımız kişilerin mutlaka bel çevresini ölçer, bel çevresinin kalça çevresine oranlarını belirleriz. Bel çevresi 84-85 cm.’den büyük olan kadınları, 95-96 cm.’den geniş olan erkekleri özellikle bel kalça oranları birden büyükse mutlaka insülin direnci testinden geçiririz. Bu uygulamaları ailesinde şeker hastalığı olanlarda, yani birinci derece akrabalarında diyabet bulunanlarda asla ihmal etmeyiz.
Gebelikte şeker geçirmiş olanlarda da aynı uygulamayı yaparız. Kilolu bir kişide geçmiş veya mevcut sağlık hikayesinde hipertansiyon, trigliserid yüksekliği, iyi kolesterol azlığı, hiperürisemi gibi sorunlar varsa aynı hassasiyeti gösteririz. Hareketsiz bir yaşam süren, göbek ve gıdıktan kilo alma hikayesi olan, uyku apnesi sorunu yaşayan, horlamadan yakınan ve 40 yaş sonrasında kilo almaya başlayanlarda da insülin direnci var mı, yok mu araştırırız.
Biz bu kişilerin insülin direnci sorununu çözmeden kilo vermekte zorlanacaklarını, hatta veremeyeceklerini, daha da önemlisi temel problem çözülemediği zaman kilo verseler bile verdikleri kiloları fazlasıyla geri alacaklarını düşünüyoruz.


Göbek yağları direnci tetikliyor

Vücutta aşırı yağ depolanması, insülin direncine yol açan önemli bir faktör. Karın içindeki yağların artması insülinin kas, karaciğer ve yağ dokusundaki etkilerini azaltıyor, insülin direncini belirginleştiriyor.

“Tavuk-yumurta” benzetmesini biraz da bu nedenle yapmak istedim: Kilo almak insülin direncine, insülin direnci de kilo almaya yol açan faktörler...
ınsülin hormonu, sık acıkmaya yol açtığı, yağ depolanmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle özellikle göbek karın çevresinde ve bel bölgesinde yağ biriktirenlerin insülin direnci bakımından incelenmeleri şart!

 
Yorumlarınızı Yazınız
Bu haber hakkında henüz yorum yok
Diğer Haberler
 ADnet
Reklam için
Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH