"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Yaşar Kemal ve Günter Grass tarihi yargıladı

Doğan HIZLAN

Yaşar Kemal'in ödül törenindeydim. Ritüeli olan her şeye sevgi ve saygı duyduğum için etkilendim elbette.

Demokrasi tarihinde yeri olan bir mekanda, dünya edebiyat tarihinde yeri olan bir yazara ödül verilmesinden bir Türk olarak onur duydum.

Yazarlar, günü kurtaranlarla, kavuk sallayan takımından değildir. Acıların tarihini büyütecin altına getirirler, onu da yazmadan duramazlar. Çünkü insanın, politikacının, tarihin hafıza kaybına uğramasına tahammül edemeyen bir klanın mensubudurlar.

Edebiyatın/insanın onursal, insani işlevi, görevi budur.

Belki de yazarlar, sanatçılar olmasa, uluslar özeleştiri yapmazlar, şovenizmin aldatıcı katılığı içinde eriyip giderlerdi.

Yazarlar, umudu var etmek için, umutsuz zamanları yazarlar.

***

ÖDÜL töreninde, Günter Grass da, Yaşar Kemal de, kendi ülkelerinin politikalarını, tarihlerini eleştirdiler. Kıyımları getirdiler gündeme.

Grass, hem Türk politikacıları, hem Alman politikacıları olağanüstü güzellikteki bir uslupla, adeta yargıladı.

Türkler de, Almanlar da bu konuşmadan tedirginlik duyabilirler.

Yaşar Kemal'in de konuşması Türkler ve Almanların bir bölümünü rahatsız etmiştir.

Kürt meselesine değinen Grass, Almanların yabancılara yaptığı zulme karşı direncini ortaya koydu.

Yaşar Kemal de, Türkleri yargıladı, buradaki radyo, televizyon konuşmalarında da, Alman hükümetinin Türklere yaptığı baskılara karşı meydan okudu.

İki yazarın da düşüncelerini tartışabilirsiniz, 'her fikir şahsi ve muhteremdir,' ilkesini unutmayarak, onlara katılmayabilirsiniz.

Yalnız ne var ki, yabancıların haklarını savunan Grass'ın bu düşüncelerine sahip çıkıp, Kürt kısmına ateş püskürürseniz tek yanlı davranmış olursunuz.

Almanya'da, Türklere baskıyı, Alman halkına televizyonlardan şikayet eden Yaşar Kemal'in bu söylediklerini duyup, ağzına sağlık deyip sonra da Türkleri eleştirirken, ona vatan haini damgasını vurursanız, sizin hakbilirliğinizden şüphe ederim.

İnsanları, hele edebiyatçıları bir bütün içinde değerlendirme yeteneğinden yoksun sayarım sizi.

Edebiyatçıların yargılarında, gündelik çıkarların, hesapların katkı maddesi yoktur, arıdır onların malzemeleri.

Önceki yıllarda, bir yazar, resmi politikayı eleştiren bir konuşma yaptı mı, bakan o toplantıyı terkeder, böylece seçmenlerine de, ne kadar milliyetçi, vatansever olduğunu ispatladığını sanırdı. Moliere'in ünlü oyun kahramanı Tartufee'ü bile aşana bir riyakarlık.

Yaşar Kemal bu konuşmayı yaparken, Kültür Bakanı İstemihan Talay ile Türkiye'nin Almanya (Bonn) Büyükelçisi Volkan Vural da karşısındaydı.

Karşıt düşüncelerin bir arada yaşayabileceğinin hoşuma giden bir tablosu.

***

İKİ yazarın da konuşmasını dinledim, okudum. Gündemimize yazacağımız çok önemli şeyler söylediler.

Bunlardan tedirgin olan varsa, lütfen, gerçeklik duygularını bir sınavdan geçirsinler.

X