Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Yaşamın İçinden: Taksicinin ölümü

    Hürriyet Haber
    20 Mayıs 2000 - 00:00Son Güncelleme : 20 Mayıs 2000 - 00:01

    Aziz Arıcı gündüz inşaat ustalığı, geceleri ise taksicilik yapan sıradan bir vatandaştı. Gözü dönmüş caniler önce onu kalbinden bıçakladılar, ölmediğini anlayınca da boğazını keserek bir köşeye attılar.

    AZİZ Arıcı evine ekmek götürmek için gündüz inşaatlarda işçilik geceleri de taksicilik yapan sıradan bir vatandaştı. Fakat onu diğer insanlardan ayıran bir özelliği vardı. Aziz, faili baştan belli ama sondan meçhul bir cinayete kurban gitti. Bİrçok taksicinin başına gelen onun da başına geldi. Gözünü para ve kan bürümüş birkaç kendini bilmez Aziz Arıcı'yı iki defa kaçırdı. Birincisinde kurtuldu. Fakat ikincisinden kurtulmaya gücü yetmedi. Birkaç kuruş için öldü. Öldü ölmesine de katillerine hala ulaşılamadı.

    ÜÇ KİŞİYDİLER

    Aziz Arıcı şimdi yaşasaydı 47 yaşında olacaktı. Gündüzleri inşaatlarda çalışan Arıcı geceleri ise kendisine ait 07 T 0969 plakalı ticari taksisiyle çalışıp 3 çocuğuna iyi bir hayat sunmanın uğraşı içindeydi. 1996 yılının bir sonbahar günü kayıtlı olduğu Dokuma Mutlu Taksi Durağı'nda üç kişi bindi arabasına. ‘‘Dallar Sitesi'ne gideceğiz götürür müsün?’’ diye sordular. ‘‘Tabii buyrun’’ dedi Aziz. Arabaya bindiler ve Dallar'a doğru yola çıkıldı. Siteye geldiklerinde ise ‘‘Burası değil, bir yan sokaktan içeri girelim’’ dediler. Aradıkları yeri bir türlü bulamadıklarını bahane ederek yarım saat kadar dolaştı taksi yolcularıyla birlikte. Sonunda ıssız bir sokağa girince müşterinin yolcu olmadığı, Aziz'i kendilerine müşteri seçtikleri ortaya çıktı. Arka koltukta oturan Adanalı genç bir adam bıçak çekip arabayı sağa çek ve sesini çıkarma dedi.

    BAGAJA KİLİTLEDİLER

    Aziz ne olduğunu anlamadan gaspçıların dediğine kulak verdi ve taksiyi sağa çekti. Arabadan inen üç kişi bıçak ve silah zoruyla Aziz'i arabanın bağajına kilitledi. Bu arada şoförün üzerinden çıkan 17 milyon lira paraya da el konulmuştu. Teybi son sesine kadar açan gaspçılar bir süre dolaştıktan sonra arabayı durdurdular. Teyp sesinden başka bir şey duymayan Aziz eline geçirdiği levye ile bagaj kapısını açtığında ortada kimse olmadığı farketti. Aracını sürmeye başladı ve Akdeniz Sanayi Sitesi'nin yanına çıktı. Hemen karakola gitti ve durumu anlattı. İfadeler alındı ve eve geldi. Aradan geçen 8 ay içinde üç sanık da ayrı ayrı hırsızlık olaylarında ele geçirildi ve suçlarını itiraf etti. Mahkeme günü Aziz'in yanına yaşlı bir adam geldi ve ‘‘Oğlum bu davadan vazgeç. Biz bunlardan bıktık zaten senin için iyi olmaz’’ dedi. Yaşlı adamın dediklerine kulak asmayan Aziz davayı sonuna kadar sürdürdü ve sanıklar gasp suçundan hüküm giydiler.

    DAVA BİR YIL SÜRDÜ

    Sanıkların yakalanması ve davanın sonuçlanması bir yıldan fazla sürdü. Bu arada Aziz hala iki işi bir arada yürütmeye devam ediyordu. İşçilikten emekli olmasına kısa bir süre kalmıştı. Ecel terleri döktüğü bu olayın izlerini yavaş yavaş üzerinden atıyordu. Bir gün sabah erkenden kalktı ve çalıştığı inşaata gitti. Kum gelmesini beklediler işçilerle birlikte. Saat 10.00'a kadar kum gelmeyince bundan sonra da gelmeyeceğine kanaat getirerek işçilerle birlikte inşaattan ayrıldılar ve durağa çay içmeye gittiler. O gün emeklilik işlemleri için sigortaya gitmeyi düşünüyordu. İşçiler ayrıldıktan sonra bir müşteri geldi ve bir yere gitmek istediğini söyledi. Sırada Aziz olduğu için kabul etti ve yola çıktı. Adamın yüzünü hatırlayan yok ama tek kişi olduğu biliniyor. Sabah saat 10.30'da canlı olarak duraktan çıkan Aziz'in bundan 10 saat sonra yani 18.30'da Antalya Devlet Hastanesi'ne cenazesi getirildi.

    ARABASI BENDE

    Bu arada meydana gelen olayları katil veya katillerden başka hiç kimse tam olarak bilmiyor. Aynı gün saat 16.00'da Yeniköy'de sürüsünü gezdiren bir çobanın bulduğu cesedin boğazı kesilmiş, kalbine defalarca bıçak saplanmış ve yüzüne kezzap dökülmüştü. Fakat ortada ticari araçtan hiçbir iz yoktu. İlk ipucu telefondan geldi. Bursa'dan aradığını söyleyen bir şahıs Aziz'in eşi Ümmügülsüm'e ‘‘Aziz'e ait araba bende’’ dedi ve telefonu kapattı. Arada bir çalan telefonun ucunda şüpheli şahıslar Aziz'i soruyor ve ‘‘Arabası bende’’ diyerek kapatıyordu. Son olarak adının Bekir olduğunu söyleyen bir şahıs telefon açtı ve ruhsatı Aziz'e ait bir arabayla kaza yaptığını söyledi. Buluşmak istedi ve Salihli'de olduğu kendilerini nasıl bulacaklarını sordu. Adres verildi ve ertesi gün Bekir, Antalya'ya geldi. Aziz'in akrabalarına ait bir dükkana gelen sahıs katilleri tanıdığını ve kendilerine yardımcı olacağını söyledi. Fakat bunun karşılığında ilk önce bir vekalet verilmesini istedi.

    Arıcı'lar bunu kabul ettiklerini söylediler. Fakat bu arada polise haber verilmişti bile. Anı bir baskınla Bekir'i yakalan cinayet masası ekipleri şahsı hemen sorguya aldı. Sorgu sonucu olaya karışan bir kişinin adı alındı ve Salihli'de operasyon düzenlendi. Salihli'de yakalanan Salih ve Bekir hakim karşısına çıktılar. İlk mahkemeye kadar tutuklu kalan sanıklar daha sonra delil yetersizliğinden serbest bırakıldı. 24 Mayıs'ta Aziz'in katledilişinin ikinci yıldönümü. Üç çocuk ve bir eş evde kocasız ve babasız olarak yaşamaya devam ediyor. Taksici katilleri ise belki şimdi bir başka taksinin arka koltuğunda ellerinde bıçakla yeni bir Aziz bekliyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı