Gündem Haberleri

    Yaşamın İçinden

    Hürriyet Haber
    19.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Yuvasını iki kurşunla yıktı

    Sami Yılmaz, şimdi demir parmaklıkların arkasında. Suçu: Oğlunu öldürmek ve 28 yıllık eşini öldürmeye tam teşebbüs. Bir anlık sinirine hakim olamayan öfkeli koca, sadece 10 saniye içinde sıcak yuvasını darmadağın etti. Oğlunu öldürdü, karısının felç olmasına neden oldu. İşte 2 kurşunla yıkılan yuvanın hikayesi...

    SAMİ Yılmaz ile Mukaddes Hanım 28 yıl önce birbirlerini severek evlendiler. O zamanlar ikisi de birbiri için çok değerliydi. Sami Bey, Devlet Demir Yolları'nda işçi olarak çalışıyor, Mukaddes Hanım ise evi çekip çeviriyordu.

    Antalya'nın Baraj Mahallesi'nde oturan çift, zengin olmasalar da, kazandıkları para ile kimseye muhtaç olmadan geçinip gidiyorlardı. Gel zaman git zaman, Yılmaz çiftinin 5 çocukları oldu.

    Artık büyük bir aileydiler. Sami Yılmaz, yedi kişilik ailesini tek başına geçindirmeye çalışıyor, ancak çocuklarını gözünün önünden ayırmak istemiyordu. Ama, aile büyüdükçe sorunlar da kendiliğinden çoğalıyordu.

    KAVGALAR SIKLAŞIYOR

    Aile içinde ufak-tefek tartışmalar başlamıştı bile. Fakat, bunları aralarında halletmeye çalışıyorlardı. Çocuklar büyüdükçe problemler de beraberinde büyüyordu tabii.

    Sami Yılmaz bu sorunların altında ezilmemek için elinden geleni yapsa da, her insanın bir dayanma gücü vardı. Karısı ile eskiden olduğu gibi geçinemiyor, sürekli kavga ediyorlardı. Sami Yılmaz artık eskisi gibi değildi.

    Mukaddes Hanım da, bazen, ‘‘Benim evlendiğim Sami böyle değildi’’ diye içinden geçiriyordu. Büyük kızı Fatma evlenip İstanbul'a gitmiş, küçük oğlu Adem de asker çağına gelmişti. Birkaç ay sonra birliğine teslim olacaktı. Fakat evdeki huzursuzluk o kadar büyümüştü ki, Adem de askerdeyken hep evinin geleceğini düşüneceğini biliyordu.

    ASKERE UĞURLANDI

    Adem davullu zurnalı bir törenle otobüse bindirildi ve acemi birliğine gönderildi. Bu arada, Sami Yılmaz karısını öldüresiye dövmüştü. Hatta cinsel yolla kötü muamelede bulunduğu için, Mukaddes Hanım Kadın Sığınma Evi'ne başvurmuştu.

    Kocasından da şikayetçi olan mağdur kadın, davasından vazgeçmedi ve kocasını üç ay hapis cezasına mahkum ettirdi. Sami Yılmaz'ın karısına olan kini daha da büyümüştü. Beklenmeyen kötü sonun ilk adımı da böyle atılmış oluyordu.

    17 Ağuştos depreminde, Edremit 2. Piyade Taburu'nda depocu olarak görev yapan Adem Yılmaz, deprem bölgesine gönderildi. Burada mağdur olan insanlara elinden geldiği kadar yardım eden Adem, karşılaştığı manzara karşısında sok oldu.

    İZİNE GÖNDERİLDİ

    Her yer cesetlerle doluydu. Haftalarca bu manzara ile karşılaşan Adem'in üzerine, evden kalma sorunlar da binince, psikolojik olarak dengesi bozuldu. Bir süre askeri hastanede tedavi gören Adem, daha sonra 30 günlük hava değişimi için memleketi Antalya'ya gönderildi.

    Oysa, sorunlarından kurtulsun diye evine gönderilen Adem'i, burada daha büyük sorunlar bekliyordu. Ailesine sürpriz yapmak için habersiz eve giden Adem, daha kapıdan girerken anne ve babasının kavgası ile karşılaştı.

    Anne ve babası oğullarını karşılarında görünce yatıştılar ve ona hasretle sarıldılar. Bu sessizlik bir süre böyle devam etti. Fakat Sami Yılmaz'ın 3 ay cezaevinde yatmasından dolayı içindeki kin giderek büyüyordu.

    TEK TEK KAĞIDA DÖKTÜ

    Bütün sıkıntıları üst üste biriken Sami Yılmaz, elinden bir kaza çıkacağından emin olsa gerek, nedenlerini bir kağıda döktü.

    Neden cinnet geçirdiğini, bunlara kimlerin sebep olduğunu tek tek yazdı. Kağıdı sakladıktan birkaç gün sonra, karısı, artık dayanamayacağını ve kendisinden boşanmak istediğini Sami Yılmaz'a söyleyince, öfkeli koca çılgına döndü ve karısını tekrar dövmeye başladı.

    BOŞANACAĞIM

    ‘‘Ben istemedikten sonra kimse benden boşanamaz’’ diyerek, karısına var gücü ile vuruyordu. Araya askerden gelen oğlu Adem girdi. Annesinin böyle sık sık dayak yemesine seyirci kalamıyordu. Babasını evin dışına çıkarttı ve beraber yürümeye başladılar.

    Adem, zaten psikolojik tedavi gördüğü için hava değişimi için evine gönderilmişti.

    Bu sorunlar onu daha da etkiliyordu. Aradan birkaç gün geçti. Yine aralarında hiç yoktan huzursuzluk çıktı. Mukaddes Yılmaz, artık bıkmıştı. Kocasına ‘‘Artık seninle yaşayamam. Boşanacağım’’ dedi.

    Bu sözleri duyan Sami Yılmaz, beyninden vurulmuşa döndü. Belinden çıkarttığı 7.65 çapındaki ruhsatsız silahı kadına doğrulttu ve ‘‘Seni öldürürüm kadın’’ dedi. Eşi, ‘‘Böyle yaşamaktansa ölürüm’’ diye cevap verince, Sami Yılmaz silahını eşine doğrulttu.

    Babasının kararlı olduğunu anlayan Adem annesini korumak için önüne geçince, silah patladı. Yere düşen Adem'i vurduğundan bile habersiz Sami Yılmaz bir el daha ateş etti.

    SON PİŞMANLIK

    Oğlu göğsüne aldığı kurşunla hayatını kaybederken, boğazından yaralanan Mukaddes Yılmaz yere yığıldı. Panikle olay yerinden kaçan çılgın koca, ertesi gün polis tarafından yakalandı.

    Yılların birikimi ve beş saniyelik sinir, koca bir aileyi yok etmişti. Tezkere alacağı günü iple çeken 22 yaşındaki genç Adem, annesini korumak uğruna hayata gözlerini yummuştu.

    Yıllarca çeşitli işkencelere maruz kalmış Mukaddes Hanım, hastanede verdiği yaşam savaşını kazanmış, fakat boynuna isabet eden kurşunla felç olmaktan kurtulamamıştı.

    Sami Yılmaz ise ertesi gün polisin bir operasyonu sonucu yakalandı ve cezaevine konuldu. Sami Yılmaz'ın cinnet geçirmeden birkaç gün önce yazdığı mektup ise, diğer çocukları tarafından bulundu fakat açıklanmadı.

    Yargılanacağı günü demir parmaklıklar arasında bekleyen Sami Yılmaz, pişman olmasına pişman oldu ama, son pişmanlık her zaman fayda etmiyor.

    Şükrü AĞIRMAN (dha)

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı