Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Yaşamın İçinden

    Hürriyet Haber
    05.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    O doğuştan talihsiz

    Kimilerine şans daha doğuştan yüzüne gülerken, kimilerine ise ilk günden sırtını dönüyor. Şansın küstüğü bu talihsizler arasında biri var ki, şeker mi şeker. Adı Cihan. Minik Cihan, doğarken sinirleri koptuğu için sol kolunu kullanamıyor. Bu da yetmezmiş gibi ciğerleri iltihaplanan minik Cihan'a şimdi ameliyat için 2 milyar lira aranıyor.

    MEHMET Koç hayata gözlerini açtığı Eskişehir'de yıllarca demirci ustası olarak çalışan bir emekçiydi. 15 yıl boyunca aynı şirket için gecesini gündüzüne kattı. Çalıştı çalıştı... Bir gün personel müdürü çağırdı Mehmet Usta'yı. ‘‘Personel kısıtlamasından dolayı seni isten çıkartıyoruz’’ dedi. Yıllarca hizmet verdiği şirketten bir kalemde silinip atıldı Mehmet Usta. Fakat o sigortalı olarak çalıştığını düşünerek ‘‘Hiç değilse 15 yıllık emeğimin karşılığı olarak elime üç seş kuruş geçecek’’ diye düşündü. Ama patronları onun düşündüğü gibi düşünmemişti. Sonunda olanları anladı. 15 yıl boyunca kandırılmış, sigortası yapılmamıştı. Hem işinden olmuş, hem de alacağı para ile yapacakları için oluşturduğu hayal baloncukları uçup gitmişti.

    BEKLENMEYEN TELEFON

    Yediği bu kazık yıllarca ekmeğini yediği, havasını soluduğu Eskişehir'i düşman etmişti Mehmet Usta'ya. Gitmeliydi buralardan. Ama nereye? Tam bu sırada bir telefon geldi. Arayan Antalya'da oturan bir arkadaşıydı. ‘‘Napıyorsun diye’’ sordu. Durumu anlattı ve Eskişehir'den ayrılacağını kendisi ve ailesi için bir yer aradığını söyledi. Telefonun diğer ucundaki sesten ‘‘Buraya gel. Bir şeyler yaparız’’ diye cevap geldi. ‘‘Bakarız. Hele bir düşünelim’’ dedi. Bu fikir hiç de kötü gelmemişti. Gece yatağa yattığında ‘‘Acaba olabilir mi?’’ diye düşündü. Sabah kalktı ve evdekilere‘‘Haydi hazırlanın gidiyoruz’’ dedi. ‘‘Nereye’’ diye gelen soruya ‘‘Antalya’’ cevabını verdi. Hazırlıklar yapıldı ve elde birikmiş parayla Antalya yolu tutuldu.

    VAROŞLARDA BİR EV

    Antalya'ya geldiklerinde yeni bir kent, yeni bir iş, mutlu günlerin hayali ile Koç ailesi varoşlarda bir ev kiraladı. Ev tek gözdü, Koçlar ise 4 kişiydi, yoldaki hariç. Arkadaşının da aracağılı ile Antalya Muratpaşa Belediyesi'nin Sakatlar Derneği için tahsis edilen tezgahlardan birisini kiraladı. Günde 3-5 milyon para kazanarak evinin geçimini sağlayacaktı. Yoldaki Cihan'dı. Aileye 5'inci fert olacarak katılacaktı. Hayat ona doğuştan küsmüştü. Fakat kimse bunun farkında değildi. Annenin doğum sancıları tutunca tatli bir telaş sardı tek gözlü evi. Yeşil kart sahibi olan Mehmet Usta hemen Devlet Hastanesi'nin yolunu tuttu. Aileye mutluluk ve uğur getireceği düşünülen çocuk geliyordu. Heyecanlı bir bekleyişin ardınddan hemşire belirdi soluk hastane koridorunun doğumhane kapısında. ‘‘Hayırlı olsun, nurtopu gibi bir erkek çocuğunuz oldu’’ dedi Mehmet Usta'ya. Usta ‘‘Heyt be’’ diye bağırdı. ‘‘Sağlıklı mı?’’ diye sordu yeşillere bürünmuş hemşireye. ‘‘Nurtopu gibi dedik ya beyefendi ’’ diye cevap verdi hemşire de.

    İŞLER YOLUNA GİRMİŞTİ

    Her şey yoluna girmeye başlamıştı. Hastaneden çıkarken sağlıklı bir bebek teslim aldığına dair bir kağıt imzaladı Mehmet usta.

    Eve geldiler aradan birkaç gün geçtikten sonra Cihan adını koydukları bebeklerinin sol kolunu hiç hareket ettirmediğini farkettiler. Hemen doktora götürdüler küçük Cihan'ı. İlk doktor ‘‘Merak edilecek bir şey yok birkaç gün içinde düzelir’’ dedi. Aradan geçen günlere rağmen bebeğin kolunda herhangi bir hareket yoktu. Bu kez başka bir doktora gittiler. İlk gittikleri doktorun aksine bu doktor ‘‘Bu kol düzelmez. Nasıl olduğunu bilmiyorum ama kolun sinirleri kopmuş. Bu kolu düzeltecek bir teknolojiyi bulmak Türkiye'de mümkün değil’’ deyince Menmet Usta'nın hayatı karardı. Madem böyle bir sorun vardı. Antalya Devlet Hastanesi'ndeki görevliler ona niye ‘‘Sağlam’’ raporu imzalatmışlardı. Niye hep bu tür olaylar beni buluyor diye düşündü.

    AMELİYAT ŞART

    Doktorlar araştırılıyor bir çare aranıyordu. Son olarak gittikleri bir ortopedist Ankara'da bir adres verdi. ‘‘Bu işi ancak Prof. Aydın Yücetürk yapar’’ dedi. Ankara'nın yolunu tutan Koç'lar soluğu Yücetürk'ün muayenehanesinde aldı.

    Hoca Cihan'ı muayene etti ve ‘‘Ameliyat şart, doğum esnasında kol sıkışmış ve sinirler yırtılmış. Yüzde 85 düzelir fakat en geç çocuk yedi aylıkken ameliyat olması gerekir. Yoksa başarı elde edemeyiz’’ dedi. Bunun üzerine Mehmet Usta ‘‘Bu bize kaça mal olur’’ diye sordu. Başarılı tek ameliyat sonucu masrafın 2 milyar 500 milyon lira tutacağını söyleyeyince Usta yine ‘‘Aman Allahım’’ dedi. Ankara'ya gelmek için bile yol parasını zor bulmuştu. Bu parayı nasıl denkleştirecekti? Hocaya durumunu anlattı ve parasının olmadığını söyledi. Hoca ise ‘‘Yapacak bir şey yok. Ben kendi payıma düşen parayı da almayayım. Fakat yine de 2 milyardan fazla para bulman gerekir’’ dedi. Çaresiz olarak Antalya'ya döndüler. Cihan da 7 aylık sınırına yaklaşmıştı. Ya 15 gün içinde ameliyat olacak ya da sakat kalacaktı. Mehmet Usta şimdi oğlunu kurtarmanın yolunu arıyor. Doğuştan şansız olan oğlunun...

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı