Gündem Haberleri

GÜNDEM

    ‘Yasak olmadığı sürece...’

    Hürriyet Haber
    08 Ekim 2003 - 00:00Son Güncelleme : 08 Ekim 2003 - 00:01

    ARKADAKİ örgüt Zentralrat Der Müslime, Türkçesi, Müslümanların Merkezi Örgütü.Almanya'da yaklaşık 3.5 milyon müslüman yaşıyor. Oysa, bu örgütün üye sayısı sadece 20 bin. Kurucusu Suudi Arabistan kökenli. Örgüt, dinsel simgeleri topluma dayatmayı amaçlıyor. Bunun propagandasını yürütüyor. Dayatmanın, son yıllarda İslami kesimde vazgeçilmez aracı, türban!.. Almanya'da da öyle.Afgan'lı bir öğretmen kadın, Ludin türban takıyor. Almanya'da bir okulda görevli. Okula türbanla gelmek istiyor. Okul idaresi bunu reddediyor. Ludin türban yasağının, kendi özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle, mahkemeye başvuruyor. Olay büyüyor. Çünkü türban, sözü edilen ve edilmeyen örgütler desteğinde, Almanya'da hızla yayılıyor. Almanya'da, Fransa'da ve başka ülkelerde.Türban ve özgürlük!.. Bir yanda dayatmanın simgesi, öte yanda özgürlüğün kullanımı!.. Çünkü, dayatma aynı zamanda başkalarının özgürlüklerini kısıtlıyor. Mahkeme, simge ile özgürlük arasında sıkışıyor. Konu, Alman Anayasa Mahkemesi'ne kadar gidiyor.DÖRT EYALET YASAKLADIAlman Anayasa Mahkemesi ise, aldığı kararla, Ludin'in türbanına okulun izin vermeyişini haksız buluyor. Yani, Ludin haklı!.. Ve serbestçe türbanla okula gelebilir!..Ancak, Alman Anayasa Mahkemesi'nin kararında ayrı bir cümle daha var:''Yasak olmadığı sürece, takabilir!..''Böyle bir yasak da yok. Pratik hukuk mantığı açısından mahkemenin kararı doğru. Madem yasak yok, o zaman türban takabilir!..Ama, öte yandan da bir simge, bir dayatma var. Bu duruma Almanya'daki eyaletler hemen refleks gösteriyor. Anayasa Mahkemesi kararından yola çıkarak, türban yasakları arka arkaya, hem de yasayla hayata geçiyor.Berlin, Bavyera, Aşağı Saksonya, Baden Wüttenberg eyaletleri, kabul ettikleri bir yasayla, kamuya açık alanlarda türban takılmasını önlüyor. Bu eyaletlerin yönetiminde Hıristiyan Demokratlar var. Gelen haberler, benzer yaptırıma sosyal demokratlar yönetimindeki eyaletlerde de gidileceğini gösteriyor.HAÇ DA YASAKİlk bakışta, sanki Müslümanlar ve türban hedef alınıyor gibi.Oysa, değil!.. Türbanı yasaklayan eyaletler, 1996'da tüm Almanya'da kabul edilen bir yasaktan hareket ediyor. O tarihe kadar, benzer dayatma denemeleri Hıristiyanlar'da da gözleniyor. Onlar haç takıyor.Haç takılmasını da, dayatma kabul eden aynı eyaletler, bunu daha sonra diğerleri izliyor, haç takmayı yasaklıyor. Yasak okullarda başlıyor.Almanya'da faaliyet gösteren Türkiye Araştırmalar Merkezi 2001 yılında türbana dönük bir araştırma yapıyor. Araştırmaya göre, sadece yüzde 27'lik bir kesim türbanı destekliyor. Eğitim düzeyi arttıkça, bu destek yüzde 20'ye kadar iniyor.Türbanı Almanya serbest bıraktı gibi laflar, yalandan ibaret!.. Kaldı ki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de türbanı simge kabul ediyor. Simge ise, dayatma!.. Bu kadar açık!..Beyaz Saray darbesi ve kaderHER sıcak olayın tam göbeğinde yer alan Pentagon bu kez dışlanıyor.Irak'taki başarısızlığın faturası Pentagon'un efendilerine, Rumsfeld ile Wohlfowitz'e kesiliyor. Geçen hafta Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice, aniden Irak'la ilgili yetkilere sahip oluyor. Bush'un emriyle elbette!.. Pentagon, Irak'ta kenara alınıyor.Türkiye'de ise, Irak'a gönderilecek asker, orada elde edilecek sonuçla bağlantılı olarak, AKP'nin kaderini belirleyici nitelikte.Tezkerenin uzun gerekçesinde en önemli bölüm, Irak'ta istikarı sağlamak amacı. Bir işgal gücü konumuna düşersek, istikrar Irak'ta nasıl sağlanır?.. İşte, AKP iktidarının kaderi burada.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı