Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yasak fos çıktı, Şişli yine duman altı

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün aylardır gündemi oyaladığı sigara yasağı fos çıktı.

Dağın fare doğurucağı başından beri belliydi zaten. Sarıgül’ün sigarayla ilgili vaatlerinin, sigara yasağı için ilan ettiği tarihe kadar sulanacağı beklenen bir neticeydi.

İlçedeki restoranlarda sigara tamamen yasaklanacak diye başlayan girişim, restoranlardaki masaların yüzde yirmisinin sigara içmeyenlere ayrılması gibi komedi bir kararla sonuçlandı.

Tabii öyle bir şey de kesinlikle olmayacak. Önce sigara içmeyenler için ayrılan yüzde yirmilik alan, restoranların en karanlık ücra köşelerinde, tuvalet kapısı yanında filan ayrılacak.

Sonra restoranlar sırf işi kitabına uydurmak için, eskiden kimse oturmaz diye masa filan koymadıkları alanlara depoda çürüğe çıkarttıkları masa ve sandalyeleri atıp, "Alın işte size sigara içilmez alan" diyecekler. Sigara içilmeyen masalarınız var mı, var.

Bu iş öyle barcının, restorancının mızmızlanmasını dinleyerek yapılmaz. Sigara yasağının başarıyla uygulandığı yerlere bakın, istisnasız hepsinde barcıların, restorancıların şikayetlerine kulak asılmamış olduğunu görürsünüz.

Kaliforniya’da da, New York’ta da, İrlanda’da da, İtalya’da da siyasi otorite barcıya, restorancıya yüz vermedi. Sigara yasağını hiç taviz vermeden çok kararlı ve katı bir şekilde uyguladılar. Yüzde yirmiyle, yüzde elliyle filan adam oyalamaya çalışmadılar, sigarayı masalarda toptan yasakladılar. Ağır cezalarla kimseye göz açtırmadılar. İşleyen ihbar mekanizmaları kurdular. Sigara yasağı uygulaması da buralarda, bu sayede başarıya ulaştı.

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül gibi sırf laf olsun torba dolsun, medyaya malzeme olsun diye sigara yasağı teraneleri okuyan Fransa, Almanya, İsviçre gibi ülkelerde ise barcılar, restorancılar ve bencil tiryakiler maytap geçtiler yasaklarla.

Bu iş zaten ilçe genelinde getirilen yasaklarla altından kalkılabilecek bir iş değil. En az büyük şehir düzeyinde uygulanırsa başarılı olabilir. En iyisi de Türkiye düzeyinde uygulanması tabii ki.

Bu nedenle de medenice yemek yiyip, eğlenmek isteyen çağdaş şehirlilerin umudu Sarıgül’de filan değil, sigara yasağı konusunda kanun hazırlayan hükümette.

O yasanın uygulanabilmesi için de azıcık bile olsa sulandırılmaması gerekiyor.

Bir kere kapalı mekanlarda sigara içilmeyen bölümler ayrılması gibi bir zorunluluk asla çalışmaz. Ya sigara bu mekanlarda toptan yasaklanmalı, ya da geçiş döneminde sigara içenler için özel bölümler ayrılmalı. En doğrusu masaların tamamında sigara içmeyi yasaklamak, sigarayı sadece Amerikan bar kısmında serbest bırakmak.

Sigara içilmeyen masanın hemen arkasında sigara içiliyorsa, o masaya sigara içilmez demek dangalaklıktan başka bir şey değil.

Hele restoranda puro, üstelik de pis ama süslü taksilerdeki vanilya kokusuna benzer kokular saçan üçüncü sınıf puroları içmeyi marifet sanan özentilerin bolca olduğu Türkiye’de...

Havalimanı otelinde kar keyfi

Geçen haftaki kar, kış, kıyamet sırasında seyahate çıkmam gerekiyordu. Henüz kar fırtınası kopmamış, meteoroloji alarm veriyordu.

Uçağım kar fırtınasının beklendiği gecenin ertesi sabahının köründeydi. Her İstanbullu gibi kar fırtınası kopmuş bir gecenin sabahında İstanbul’un bir semtinden en yakın diğerine gitmenin saatler alacağını, hele havalimanına öğleden önce ulaşmanın mümkün olmayacağını bildiğimden, kara kara düşünmeye başladım. Ve derken aklıma Atatürk Havalimanı içinde bir buçuk yıl önce açılan otel geldi.

Rezervasyon yaptırdım, uçuş sabahımın bir önceki akşamüstü yola koyulup, yeni başlayan kar fırtınasını aşıp, otele vardım.

Airport Hotel’e bayıldım. En lüks otelleri aratmayacak kadar konforlu bir otel. Havaalanı pistine sıfır mesafedeki lobisi ve restoranının manzarası etkileyici.

Restoran ise orta karar. Bazı yemekleri muhteşem, bazıları ise kötüydü. Şarap listesi çok zayıf.

Otelin yadırgadığım bir başka yanı ise dış hatlar terminali ile duvar komşusu olmasına rağmen arada bir geçişin olmaması. Otelden terminale geçmek için servis aracına binip, otoyola çıkmak ve sonra tekrar havalimanı sınırlarına girmek zorunda kalıyorsunuz.

Bu gibi az sayıdaki olumsuzluğa rağmen, çok erken saatte uçuşunuzun olduğunda geceyi Airport Otel’de geçirmek, özellikle hava karlıysa aklınızın köşesinde bulunsun. Pişman olmazsınız.
X