Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

YAŞADIKLARIMIZ BİZE MÜSTAHAK!

Atılan gaz bombaları, sıkılan Toma’lar, atılan coplar, yaralamalar, saldırılar… Hepsi bize müstahak! Evet müstahak diyorum. Neden mi? Çünkü bunların yapılmasını biz sağladık.

Evet biz…

Nasıl diye sorarsanız…

Seçimlerde oy kullanarak…

Ve hatta oy kullanmayarak da…

Sonuçları da bunlar.

Ve şimdi de başımıza açtığımızı…

Başımıza geleni çekiyoruz.

Oy kullanmak ve kullanmamak ne alaka diyecek olursanız…

12 Haziran 2011’de yapılan son seçimlerdeki oy dağılımına bakarsanız nasıl kahrolduğumu ve ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Toplam kullanılan oy: 32.753.386
Toplam Geçerli Oy: 31.510.007
Oy kullanmayanların sayısı: 8.653.029
Geçersiz ve kullanılmayan oy toplamı: 9.897.008

Yani geçerli oyların % 34.43 ü, seçmenin yaklaşık sadece % 25 inin oyları ile 550 milletvekilinin 363 ünü yani meclisin % 66 sını kazanmış.

***

Oy kullanmayanların (8.653.029) ve kullanılmayan oyların (9.897.008) toplamını (18.855.003) görünce kahrolmamak ve dövünmemek mümkün mü?

Çünkü oy kullanmayanlarla, kullanılmayan oy sayılarının bu dar çok olduğunu bilmiyordum.

Kullanılmayan oy, CHP nin aldığı oydan fazla!

Kullanılmayan oylar bile orantılı dağılsa şu anki iktidara, iktidarın Toma’larına, gaz bombalarına, tatsız birçok olaya ve kayıplara maruz kalmayacaktık.

Bomba atıp su sıkan polislerin mahcubiyetten bakamadığı karanfiller özgürlüğe uzatacaklardı başlarını.

***

Gaz bombaları atsalar da…

Toma’lardan kimyasal, tazyikli sular sıksalar da…

Yaralasalar da…

Canımıza mal olsalar da…

İnatla karşılarında durduk polislerin.

Durdum, durdun, durdu.

Durduk, durdunuz, durdular.

DURDURAMAZLAR!

***

Bunu bilsem de, bilsek de…

İşin bir yönü var ki, zaman zaman aklıma gelen.

Beni çok düşündürüyor.

Beni ve eminim birçok insanı da…

Hem de kara kara…

O da şu:

Bir ağaç yüzünden bir millet uyandı.

İnanılmazdı.

Muhteşemdi.

Paylaştık.

Paylaştıkça çoğaldık.

Yılmadık.

Korkutarak ve baskıyla, zulümle sıktıkça, çiçek gibi büyüdük.

Demokrasiyi de büyüterek…

Bunlar anlatılmaz, inanılmaz ve gerçekten şahane.

Ama…

Yüzlerce gün sonra…

Seneye bu zamanlar…

Yani yaklaşık on ay sonra…

Gerçekler ört – bas edilmeye devam ederse, bombalar, Toma’lar, baskılar şiddetlenerek artarsa…

İşte o zaman susalım.

Ağzımızı açmayalım.

Çünkü işte o zaman gerçekten bu yaşadıklarımız bize daha da müstahak olacak.

Ne zaman mı?

Seçim zamanı geldiğinde ve sonuçları açıklandığında,

Sandıktan yine kömür, pirinç çıktığında!

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

X