"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Yaşadığı kenti yazmak

YAŞADIĞI kentin, oraya gelen insanların, orada ikamet edenlerin öyküsünü, incelemesini yazanların kitaplarını ilgiyle okurum.

Dün sadece adını verdiğim iki kitap hakkında biraz daha ayrıntılı bilgi vereceğim.

Nâzım’ın Bursa Yılları, şairin Bursa hapishanesinde yattığı dönemi yazıya getiriyor.

Benim hoşuma giden bir davranıştan söz etmeliyim.

Türkiye’de ve dünyada yazar evlerini gezerim, sanatçı mekânlarındaki eşyayı incelerim.

Otellerde, yazarların kaldığı odalar bir plaketle belirtilir. Bizim ülkemizde buna sıklıkla cezaevlerini de eklemek gerekir(!).

Kitabın başındaki Ataol Behramoğlu’nun Güney Özkılınç’ın Çalışması Üzerine yazısı kitabın özelliğine değiniyor:

“Bizim ülkenin uygarlaşmışlık ölçütlerinden biri de o ülkede yazarlara, sanatçılara verilen değerdir. Bizim ülkemiz bu alanda da uygar diyebileceğimiz ülkeler arasındaki sıralamada korkarım ki en gerilerde yer almaktadır. Söz gelimi İstanbul’da bu kentte yaşamış ve yaratmış yazar, şair ve sanatçılarımızın adlarını taşıyan, kaç sokak, kaç cadde, onlar için kaç anıt vardır? Yine söz gelimi Orhan Veli’nin, Yahya Kemal’in hangi evlerde yaşadıklarını biliyor muyuz?

Nâzım Hikmet’in Bursa yıllarına ilişkin yaşantılarını, kendi yapıtlarının yanı sıra eşi Piraye Hanım’la ve Kemal Tahir’le mektuplaşmaları, Orhan Kemal ve İbrahim Balaban’ın anıları başta gelmek üzere çeşitli kaynaklardan öğreniyoruz. Şimdi Güney Özkılınç sabırlı ve bilinçli çalışması ile bu bilgilerimize yenilerini ekliyor
.”

Nâzım’ın Bursa yılları yalnız kendi ekseninde bir önem taşımıyor. Orhan Kemal’in İbrahim Balaban’ın da yaşamına dair birçok hususu bu yıllardan edindiğimiz bilgilerle öğreniyoruz. Yıllar sonra da olsa, Nilüfer Belediyesi’nin Nâzım Hikmet Kültür Evi açmasını elbette sevinerek bir kez daha anımsatmak gerekiyor.

*

Yüzümde Nâzım’ın izi var - Nâzım’ın Bursa’daki insanları dün adını andığım diğer bir kitap. Aslında bir fotoğraf albümü. Ancak fotoğrafların yanında açıklamalar albümü daha anlamlı kılıyor. Albüm, Nâzım’ın Yüz Onuncu Yılı Anısına yayınlanmış. Albümün başında Ece Kubilay Aydın’ın sunumu albümün önemini gösteriyor: “Sevgili Nâzım’ın tutsak edildiği binayı, tüm çabalarımıza rağmen kültür yoksullarının elinden kurtaramadık ama onun izlerini değerli Güney Özkılınç’ın emekleri ile kalıcı hale getirme şansını yakaladık”.

Güney Özkılınç’
ın Nâzım’ın Bursası’ndan bir bölüm de okunmalı: “Bursa’nın kaplıcalarında, hanlarında, sokaklarında, evlerinde, Nâzım Hikmet’in ve onu ziyarete gelenlerin ayak izlerini görmeniz mümkündür. Bursa’da daha kaç evde Nâzım’ın izleri var bilinmez ama onun izlerini koruma ve kayıp eserlerini dünyamıza kazandırmada yetkililere büyük görev düşmektedir”.

Bu fotoğraflarda Nâzım’ı ziyarete gelenlerin kaldığı otel, görüşülen çay bahçesi hakkında notları du bulabilirsiniz. Nâzım’la beraber yatanların da biyografileri, yattığı ortamı belirttiği için iyi bir çalışma.

*

HER kent için böyle çalışmalar yapılmasını dilerim. Tabii kitabın hazırlanış sebebinde yazarların cezaevi anılarının bulunmaması dileğiyle.

 

X