Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yasa önünde eşitlik

TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın "Erbakan’ı hapisten kurtarma" operasyonu nihayet bir aşamaya ulaştı.

Ulaştı ama... "İyi bir şey yapalım, 80’ini aşmış ve başbakanlık yapmış bir insanı hapse atılmaktan kurtaralım" gibi insani bir düşünceyle yapılmak istenen şey acaba maksadını aşıyor mu?

Ve... Sadece onunla kalmayıp ciddi sakıncalar doğuracak bir şekle dönüşüyor mu?

Biliyorsunuz konu, önce Necmettin Erbakan'ın Refah Partisi Başkanı iken Hazine'den partiye yapılan yardımın -bugünkü değeri itibarıyla- 11 trilyon lira tutarındaki kısmının hesabını verirken yalan söylemesinden çıktı.

Erbakan bu paranın parti hizmetleri için harcandığını ileri sürmüştü. Hatta partinin il başkanlarından paranın parti için harcandığına ilişkin imzalı belgeler almış ve Hazine'ye bunları kanıt olarak iletmişti.

Ne var ki söz konusu belgelerin hepsinin sahte olduğu anlaşıldı. Erbakan 2 yıl 4 ay, diğer 65 il başkanı da genelde 1'er yıl hapse mahkum oldu. Ayrıca Erbakan 11 trilyon lirayı Hazine'ye geri vermeye mahkum edildi.

Şimdi Erbakan ne hapiste yatayım ne de bu parayı ödeyeyim, diyor. Herkes de o yüzden seferber oluyor.

Önce soralım:

Böyle bir adalet, böyle bir "Yasa Önünde Eşitlik" örneği var mı?

Bankasına yatırılan mevduatı cebine aktaran Ahmet Bey hem hapse mahkum olacak hem de götürdüğü para anasından, babasından, eşinden, evladından bile tahsil edilecek...

Sıra Erbakan'a gelince "hapis cezasını evde çekmesi" için konulan "önce parayı ödesin" koşulu dahi kaldırılacak...

Neymiş?

"Hazinenin alacağı alacak olarak duracakmış, Erbakan da Allah ona imkan verirse, borcunu o zaman Hazineye ödeyecek"miş.

Peki o zaman Murat Demirel'i neden sıkıştırıyor, babası Şevket Demirel'in elindekine avucundakine neden el koyuyorsunuz?

Dinç Bilgin'i neden 1 sene hapiste tuttunuz? Varını yoğunu elinden aldınız?

Çalıştığı bankayı soyan Şube Müdürü de "Para cezamı bana borç yazın... Yaşım tuttuğuna göre hapis cezamı evde çekeyim" derse ne yanıt vereceksiniz?

Kaldı ki... Erbakan'ı kurtarma formülüne göre "Cezayı ödemeye yetecek mal varlığı var mı yok mu?" diye de bakılmıyor. Uygulama Erbakan'ın asil vicdanına bırakılıyor.

Bunu söylerken aklımıza, TBMM'nin 5 Haziran 1996’daki toplantısında Erbakan'ın mal varlığı ile ilgili yapılan görüşmeler geliyor. O sırada bu servetin kaynağı nedir diye soran ve "Meclis Soruşturması" açılmasını isteyen DYP milletvekillerine Erbakan'ın yakını Şevket Kazan yanıt veriyor ve aynen:

"Erbakan varlıklı olmayan bir aileden değil, varlıklı bir aileden gelmektedir. (...)" dedikten sonra, mal varlığını sayıyor ve "Bu varlık, ailenin varlıksız değil, varlıklı bir aile olduğunu gösterir" diyordu.

Şimdi işte o varlığın gereğini yapma zamanı...
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI