"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Yarım yüzyıllık ‘Gül Yordamı’

1950 Kuşağı’nın iyi şairi, bu yıl aramızdan ayrılan Kemal Özer’in ilk kitabı Gül Yordamı, 50 yıldır şiirimizin seçkin örneklerinden biri olarak egemenliğini sürdürüyor.

Gül Yordamı’nın başındaki iki dize beni öylesine etkilemişti ki, ilk kitabım Yazılı İlişkiler’in başına onu koymuştum:

“elinden tutmadı onların da hiç kimse kelimelerden başka”


1950 Kuşağı
’nın edebi ve bireysel tarihinde başlangıç noktalarından biridir ve ilk kitapların sevincidir Gül Yordamı.


Kemal Özer,
şairliği dışında, a dergisi’nin de imtiyaz sahibiydi. Bir derginin yayınını da o sağlardı.


İnce mizahı, olayları naklederken içine kattığı gülmece öğesi, yazısı, şiiri kadar, konuşmasını da dinlenir kılardı.


İki kez a dergisi için çalıştı, çabaladı. Onda nadir görülebilecek bir toplayıcı özellik vardı. Dergi çıkarken hepimizi bir arada tutma yeteneğini hâlâ hatırlarım.


Bir şiir kitabı için 50 yıl uzun bir süre, bir şairin edebiyat tarihi sınavından yüz akıyla geçtiğini gösteriyor.


Anı kitapları, bizim kuşağın tutanağıdır. Aslında edebiyat tarihinin tutanaklarıdır...


Anımsamak istediklerimi onun kitaplarında buldum.


Arkadaşlarının, kuşaktaşlarının toplantılarına katılırdı. Onların bulunduğu her yerde, o da vardı.


Her yerde her zaman şairdi, yurtiçi ve yurtdışı toplantılarda bunu sezerdiniz.


Geçen yıl Antalya’daki Altın Portakal Şiir Ödülü’nü o kazanmıştı, seçici kurul başkanı olarak ona müjdeyi ben vermiştim, ama ödülü almaya gelememişti.


Bu yıl şiir konuşmasını o yapacaktı, ama onun şiiri hakkında konuşacağız.

* * *


GÜL YORDAMI
’ndan son kitabı Temmuz İçin Yaralı Semah’a kadar onun şiirini dikkatle okursanız, bu şiirlerin yalnız Türk şiirinin geçirdiği evrimi, gelişimi değil, Türk toplumunun bütün dalgalanmalarını da yansıttığını fark edebilirsiniz.


Kimi şairler vardıkları ustalık durağında bir ömür dururlar, değişimin bu ustalığa halel getireceğinden korkarlar.


Kemal Özer,
bu anlayışı benimsemiş bir şair değildi.


Bireysel bir şiirden toplumcu şiire yol alırken, şiirinin niteliğinden asla ödün vermedi.


1950 Kuşağı
’nın toplumsal değişiminin şiir türündeki örneklerini ondan izlemek gerekir.


Gül Yordamı
şiiriyle elli yıl öncesini anımsayalım. Şaire gönderelim, yazımızı bitirelim:

GÜL YORDAMI

herkesin başladığı onlar için bir gün

uzatılmış bütün iskemlelerden ayakları

herkesin yolunda onların ayakları

onlar yüzler binler düşmek zorunda olan

 

kapılarının önünü suluyor aylardan Pazartesi

sarışın kara kumral saçlardan kadınlar

hiç güzellikleri olmadı bakılsa anlaşılır

silâhtandır onların ağlaması bir gün

 

kuşlar mıdır onlar ki ellerinin altında

her kanatları ayrı haber

çay evi kapısından tanıyorum girer girmez

kalabalık oluyorlar daha ilk bakışta

 

şu bizim beğenmediğimiz korku

savaşırlık için onların açılan bir gül aralarında

X