Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yarım Erkekler

Hadi biraz erkekleri ve babaları tartışalım.

Efendim. Kadınlara laf söylemek kolay. Annelik üzerine yazmaya kadın olarak usanıyorken, her ortamda erkekler kadın olmayı, hamileliği/anneliği bizden iyi biliyor. Geçen gün diyabet ile ilgili bir eğitime katıldım. En yoğun eleştiri erkeklerden anneler ve hamilelik üzerine geldi. Yahu, bilmediğiniz, deneyimlemediğiniz konularda nasıl bu kadar sert olabiliyorsunuz?

Annelik hariçten gazel okunacak mesele değildir.

Bu dünyada en kolay aşağılanan, küçümsenen iki şey var: birincisi kadın-anne olmak, diğeri çocuk olmak. İnsanların birbirini aşağılamak için kullandığı sözleri veya deyimleri düşünürseniz hak vereceksiniz. Anne olunca anlarsın derler. Kadın anne olduğunda annesini hakkıyla anlamadığını fark eder. O güne kadar küçümsediğini, hafife aldığını görür. Izdırap cabası...
Çünkü annelik ateşten bir gömlek. Kendini suçlu hissetmeden yürümek çok zor.

Nedense eleştiri oklarının ucunda hep kadınlar var. Neden erkekleri tartışmıyoruz? Neden siyasi ayardan payını almıyorlar? Mesleki deneyimlerim bana çok şey söylüyor.

İşte bir kaçı:

Kimsesiz çocuklarla çalıştım. Çocuğunu aramayan anneye laf söylendiğini gördüm de, aramayan babaya laf edildiğini hiç duymadım.

Engelli çocuklarla çalıştım. Sınıfın kapısında çocuğunu bekleyen anne gördüm ama,(ilgili olanları tenzih ederim) sınıfın kapısında bekleyen baba neredeyse hiç görmedim.

Farklı gelişen çocuğun annesine "senin yüzünden" dendiğine şahit oldum ama babaya iki çift söz söylendiğini neredeyse hiç tanık olmadım.

Çocuğunu taciz eden babalarla karşılaştım, fakat anne hiç görmedim.

Çocuğunu terk eden anne olunca dünyanın en ağır sözleri söylenir. Baba arayıp sormayınca neredeyse olağan karşılanır.

Çocuğu için eşinin şiddetine, alkolizmine, çalışmamasına sabreden çok kadın var. Erkek var mıdır?

Çocuğu için çok ağır koşullarda çalışan nice kadın var. Terk edilmiş, aldatılmış, zorbalığa maruz kalmış kadınlar...

Şimdi soruyorum; Allah aşkına, bu kadar ilgisiz erkekler varken; genç kızlar neye güvenip çocuk yapsın. İşin kadın-erkek boyutundaki sorunları ve tıkanıklıkları hesaba katmıyorum bile...

Biraz da erkekleri eleştirelim.

Çalışması gerektiği halde neden çalışmazlar?

Çocuklarının maddi ve manevi ihtiyaçlarını neden görmezden gelip kaçarlar?

İsyan ediyorum. Çünkü hergün erkeklerin yarattığı mağduriyete şahit olmaktayım. Asıl yüklenilmesi gereken biri varsa onlar da erkekler değil mi?... Ama sorumluluk nedir bilmeyen yarım erkekler.

Çocuğunun nafakasını yatırmayan erkeklere ne demeli? Geçim derdinden dem vuruyorlar; elinde en akıllısından telefon, cebinde en lüksünden sigara... Fakat ne hikmetse çocuğu için 5 TL ödeyecek gücü olmuyor bu erkeklerin. Mahkemenin hükmettiği 200 TL nafakadan bahsediyorum. Yazıyla iki yüz TL. İki bin lira yani 2000 TL değil. Çocuğun velayetini alsa en az 2000 TL yani iki bin TL masraf edecek. Dadı, okul, etkinlik, beslenme, giyim... Ama annesi yer diye 300 TL yatırılmıyor.

Evinin kirasını, elektiriğini, suyunu ödeyemeyen erkeklere ne demeli? Dünyanın en aşağılayıcı kelimeleri ve deyimleri kadınlar için öylesine tüketilmiş ki, işte bu tür durumlarda edilecek laf kalmıyor sanırım.

X