Gündem Haberleri

    Yargıya ihanet uyarısı

    hurriyet.com.tr
    25.05.2008 - 13:35 | Son Güncelleme:

    AKP’nin Kadın Kolları 2. Olağan Büyük Kongresi'nde konuşan Başbakan Tayyip Erdoğan, Yargıtay Başkanlar Bildirisi’ne yanıt verdi. İşte Erdoğan’ın “Cevap vermeseydim seçmenlerime ihanet etmiş olurdum” dediği konuşmasından satırbaşları:

    - Demokrasi de laiklik de Türkiye’nin değişmez ve değiştirilemez gerçeğidir. Bunun aksi imkânsızdır. Türkiye’nin önünde başka bir seçenek yoktur. Benim birlikte siyaset yaptığım arkadaşlarım hakkında benim gibi yaşayanlar olduğu gibi, farklı yaşam biçimini benimseyen de var. Onların tercihlerine nasıl saygı duyduysam, onlarda benim tercihlerime saygı duyuyorlar.

    - Türkiye için laiklikten geriye dönüş yoktur.

    - Benim görev alanımın dışına çıkmamam gerekiyor.

    - Bugüne kadar bir kapatma sürecine girmiş bir partiyle ilgili bir bildiri yayınlanırsa onu cevapsız bırakamam. Kimse kusura bakmasın eğer cevap vermezsem bana oy verenlere ihanet olmuş olurum. Çünkü bu bildiriyi durumdan vazife çıkarmak için yapılmıştır.

    - Herkes işini yapmalı. Yürütmede yasaya müdahale edemez, yasada yürütmeye. Anayasa’nın 138. maddesine dolayı atıfta bulunurken, kendileri 138’i çiğniyorlar.

    - Buna katlanmak mümkün değildir demokratik ülkelerde. Hepimiz Türkiye için varız. Yasamada yürütmede yargıda Türkiye için var.

    - Hukukun üstünlüğü. Bu hukuk herkes için gereklidir. Kanun demiyorum, hukuk diyorum.

    - Bir yerde farklı bir yerde farklı olmaz.

    - Herkes kendi tercihi hakkına müdahale edilmemesini istemektedir. Saygı beklemektedir. Hangi hakla birbirimizin yaşam özgürlüğüne müdahale edebiliriz.
     
    - Mesele Türkiye’nin gerçek bir demokrasi ülkesi olup olmayacağı meselesidir Türkiye bu tartışmaları da geride bırakacak birikime sahiptir ve bunu da gerçekleştireceğiz.

    - AKP söylerse tu kaka ama CHP söylerse alkış.. Yok, böyle bir şey. Baykal ayet hadis okuyunca tamam, biz söyleyince başka...

    - Bütün bu tartışmaların neticesinde Türkiye mutlaka doğruyu bulacak. Ola ki bu tartışmalardan kaygıya kapılıp yaşam biçimlerini tehdit altında hissedenler, unutmayın biz birbirimize emanetiz.

    - Bizim görevimiz sadece rejimi korumak değil ayrıca rejimi geliştirmektir.

    - Hepimiz gelip geçiciyiz. Millet bizi burada tutmaya mecbur değil. Sayın Baykal bunun farkında değil.

    - 80 vilayet AKP’ye gönlünü vermiş. Her il bunu yapmış. Bir vilayet hariç. Biz o vilayete hizmet götürdük, götürmeye devam edeceğiz. Bizim için önemli olan orası Türkiye’dir. Biz oraya da hizmet götürürüz.

    - Biz etnik milliyetçiliğe karşıyız. Biz Türkiye’de bölgesel milliyetçiliğe karşıyız. Biz gelmeden hep Batı Batı denildi. Diğer bölgeler ciddi manada destek alamadı. Biz göreve geldik, şimdiye kadar sadece Doğu bölgesine 8 milyar dolar yatırım yaptık.

    - Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Niye? Buralar bizim vatanımız.

    - Benim Kürt vatandaşlarım, Türk vatandaşımla birbirlerine düşürülemez. Terör örgütü PKK benim Kürt vatandaşımın temsilcisi olamaz ve onun içinde bu atılan atılacak olan adımları da bunun için atıyoruz.
     
    - AKP iktidarının başarılarına şapka çıkaran, sesi devrim diye öven, dünya kamuoyu bugün şaşkınlıkla Türkiye’yi izliyor. Dünya bizi izlemesin diyorlar. Böyle bir şey mümkün mü?

    - Bizim istememizle olacak iş midir bu? Dünyaya konuşma yasağı mı koyalım sayın Baykal.

    - Kaç kez söyledim elbette Türkiye sorunlarını kendi iç dinamikleriyle aşacak güce sahiptir. Ancak dünyadan el etek çekmek aramıza duvarlar örmek mümkün değildir.

    - Türkiye bir demir perde ülkesi değildir olmayacaktır. Kaldı ki, artık Demirperdelerde hep yıkıldı, kalmadı. Dünya ile aramıza demir bir perde çekmemizi kimse bizden beklemesin.


     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı