"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Yargıya güvenmek

SON söyleyeceğimi baştan söylüyorum: Yargıya güven, yargının tarafsızlığı, adil yargılanma hakkı... Bütün bunlar sadece mahkemeye güven meselesi değildir. Dava açılmadan önce yürütülen soruşturmanın da tarafsız ve adilane yapıldığına toplum güvenebilmelidir.

Deniz Feneri soruşturmasında ortaya çıkan “köstebek” sorunu bu güveni sarsmıştır. Sanıkların işyerinde yapılacak aramanın önceden haber verilerek delillerin gizlenmesinin sağlandığı şüphesi uyanmıştır.
Gerçek olsa da, vehim olsa da soruşturmaya güveni sarsan bir durum!
Atalay’ın haklı olduğu konular
Sayın Beşir Atalay’ın açıklamalarında haklı olduğu hususlar var: Kendisini suçlamak için “hukuken geçerli sayılabilecek delil” yoktur... Telefon kayıtlarının ana muhalefet liderine ‘sızdırılması’, evet soruşturmanın gizliliğine aykırıdır...  İçişleri’nin özel kalem telefonundan Kırıkkale Belediye Başkanı’na uzanan telefon görüşmesi yapılmıştır ama içeriğine ilişkin bir delil yoktur...
Almanya’da dava 1.5 yılda tamamen sonuçlandığı halde, Türkiye’de üç yıldır soruşturmanın tamamlanmamış olmasını iktidarın himayesine bağlayanlar olmuştu; halbuki Atalay’ın söylediği gibi, soruşturmayı üç yıldır sürdürenler, muhalefetin güvendiği savcılardı, iktidarın etkisi düşünülemez...
Bu durumda ben de  Atalay’ın şahsen bir yönlendirmede yapmadığına inanıyorum, fakat...
Şüphe sebepleri mevcuttur
Telefon görüşmelerinde nelerin konuşulduğuna dair hiçbir delil yok ama bu görüşmelerden sonra Deniz Feneri sanıkları işyerlerinde polisin arama yapacağını öğrenmişlerdir. Arama yapılacağını öğrendikleri, savcılık belgesiyle sabittir.
Bu durumda “telefon zinciri” ile sanıklara bilgi verilmiş olmasından şüphelenmek kaçınılmazdır.
Uzaydan biri gelip baksa o da bu şüpheye düşer. Toplumun bir kesimi bu olayı muhalefetin salvosu gibi görse de, öbür kesimi bu şüpheyi taşımaktadır.
Benim derdim de budur: Yargısal süreçlere dün bir türlü, bugün başka türlü güven zedelenmektedir!
Deniz Feneri sanıkları için de üzücü bir durumdur bu; hukukun gereği olarak tahliye edilseler, hatta sonunda beraat etseler de toplumun bir kesiminde bu gözle bakılacaktır.
Şüphe gölgeleri düşmüş bir yargı süreci kimsenin lehine değildir.
Yine yargı çözmeli
Adil yargılanmanın temel ilkeleri: Soruşturmanın gizliliği, lehte ve aleyhte bütün delillerin toplanması, yargının tarafsızlığı, tutuklamanın ceza değil tedbir olması, deliller toplandıktan sonra tutukluluğa son verilmesi... Adaletin bu ilkeleri herkese lazımdır. Bunlar hem Ergenekon hem Deniz Feneri davaları için, yani herkes ve her kesim için geçerlidir.
Toplumsal huzur ancak yargının güven verici hakemliğiyle mümkündür.
“Telefon zinciri” meselesini bakanlığın yapacağı idari bir soruşturma güven verici şekilde çözemez. Çözmesi gereken yine yargıdır. Savcılık ihbar kabul edip soruşturma açmalı, suçsa cezasız kalmamalı, vehimse soruşturmaya düşen şüphe ortadan kalkmalıdır.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI