Gündem Haberleri

    Yargıtay 'Susurluk'u görüşecek

    Hürriyet Haber
    02.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu`nun, Susurluk Davası`nda 8. Ceza Dairesi`nin, 'eksik soruşturma' gerekçesiyle verdiği bozma kararına yaptığı itirazı, 4 Aralık Salı günü görüşecek. Genel Kurul itirazı kabul ederse 8. Ceza Dairesi temyiz istemini esastan görüşecek. Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Birinci Başkanvekili Mater Kaban`ın başkanlığında toplanıyor. Genel Kurul`a başkan hariç 11 ceza dairesinden en az 22 üye katılıyor. Bu sayı daha fazla da olabiliyor. Yargıtay Kanunu`na göre ilk görüşmede itirazın kabulü veya reddi için katılan üyelerin en az üçte ikisinin, bu çoğunluk sağlanamazsa ikinci görüşmede katılan üyelerin salt çoğunluğunun oyu aranacak.  Genel Kurul, Başsavcı`nın itirazını kabul ederse dosya temyiz istemini esastan sonuçlandırmak üzere yine Yargıtay 8. Ceza Dairesi`negönderilecek. Daire, İstanbul 6. No`lu DGM`nin verdiği hükmü onarsa, sanıkların olağanüstü kanun yolu olarak bilinen 'karar düzeltme' isteminde bulunma hakları var. Ancak bu istemin öncelikle daha önce cezanın onanmasını isteyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı`nca kabul edilmesi gerekiyor.  8. Ceza Dairesi, DGM`nin kararını esastan bozarsa veya Genel Kurulitirazı reddederse dosya İstanbul 6 No`lu DGM`ye gidecek.                  EKSİK SORUŞTURMA GEREKÇESİYLE KARAR BOZULMUŞTUYargıtay 8. Ceza Dairesi, 14 sanıklı Susurluk Davası`nı 'eksik soruşturma' gerekçesiyle oybirliği ile bozmuştu. Daire, eksik soruşturma olarak 'bazı sanıkların gizli celse istemleri konusunda bir karar verilmemesini ve Ömer Lütfü Topal`ın öldürülmesine ilişkin dava sürecine ilişkin bilgi alınmamasını' göstermişti.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, bu karara itiraz etmişti. Kanadoğlu, bu davanın, kazanın meydana geldiği ilçenin adıyla özdeşleşerek 'Susurluk Davası' adıyla kamuoyuna mal olduğunu, Türkiye`nin temiz toplum özleminin simgesi haline geldiğine dikkati çekmişti.  Başsavcı Kanadoğlu, duruşmaların aleniyetinin sanıkların güvencesini sağlayan bir ilke olduğunu, duruşmaların aleniyetinin 'asıl', yaş durumu dışında gizliliğin 'istisna' olduğunu vurgulamıştı.  'Gizliliğin ihlali' gibi bir kavramın Ceza Usul Hukuku`nda bulunmadığına işaret eden Kanadoğlu, "Yüksek Daire`nin bozma ilamına dayanak yaptığı `savunma hakkı` ve `olayların aydınlanması` ölçütlerine göre gizlilik kararı verilmesi kanunen mümkün değildir" demişti.       ZAMANAŞIMI     Kanadoğlu, davanın zamanaşımına uğrayacağına da dikkati çekmişti.  Ömer Lütfü Topal`ın öldürülmesine ilişkin davanın bu davayla bir ilişkisinin bulunmadığını ifade eden Kanadoğlu, sanıklar hakkında suç işlemek için teşekkül oluşturmaktan dava açıldığını, bu suçun oluşması için ayrıca bir suç işlenmesinin aranmayacağını belirtmişti.  İstanbul 6. No`lu DGM, sanıklardan İbrahim Şahin ve Korkut Eken`i TCK`nın 313/ 2-3-4. maddeleri gereğince 6`şar yıl, diğer sanıklar OğuzYorulmaz, Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy, Enver Ulu, Mustafa Altunok, Abdulgani Kızılkaya, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça, Yaşar Öz, Ali Fevzi Bir, Sami Hoştan ve Haluk Kırcı`yı da 4`er yıl ağır hapis cezasına mahkum etmişti.  Bu arada, Susurluk Davası`nın bazı sanıklarının da aralarında bulunduğu Ömer Lütfü Topal`ın öldürülmesine ilişkin dava, geçtiğimiz günlerde karara bağlanmış ve bütün sanıklar, ``delil yetersizliğinden`` beraat etmişti. 
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı