Yargıtay: Hindistan’a sor, sonra mahkûm et

Oya ARMUTÇU/ANKARA
19.01.2011 - 00:00 | Son Güncelleme: 19.01.2011 - 11:53

Hindistan’da, Narasimha Rao başkanlığındaki hükümetin istifasına kadar uzanan gübre skandalının iki Türk sanığı hakkında Türkiye’de açılan 37 milyon 620 bin dolarlık kara para davasında, Yargıtay ilginç bir karar verdi.

Yargıtay 7’nci Ceza Dairesi, sanıklar Tuncay Alankuş ve Cihan Karancı hakkındaki kara para aklama suçundan verilen mahkumiyet kararlarını, “Kara para davalarında nitelikli dolandırıcılık suçunu ‘öncü suç’ olarak kabul ederek bunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması için Hindistan’daki davanın beklenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozdu. Davanın, zamanaşımı nedeniyle düşme tehlikesi belirdi.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) suç duyurusu üzerine 15 Aralık 2009 tarihli iddianame ile Hindistan’da tutuklu Alankuş ve Karancı’ya, Ankara 7’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde kara para suçundan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. 7 Temmuz 2008’de sanıklar, beşer yıl hapse mahkum oldu. Mahkeme, iki sanığın Hindistan devletinin gübre ihalesini kazanarak aldıkları yaklaşık 38 milyon dolara karşılık gübreyi göndermeyerek, bu ülkeyi dolandırıp kara para akladıklarını sabit buldu. Suça konu paradan izine ulaşılabilen ve tedbir altına alınan yaklaşık 15 milyon doların Hindistan devletine iadesine karar verildi. Sanıklar kararı temyiz etti. Yargıtay,
29 Aralık 2010 tarihli kararıyla mahkumiyetleri bozdu. Kara para ve dolandırıcılığın ayrıntısıyla anlatıldığı kararda özetle şöyle denildi:
Parayı transfer ettiler
“Hindistan Interpol’ünün yazısına göre sanıklar Alankuş ve Karancı’nın dolandırıcılık, rüşvet verme ve evrakta sahtecilik suçlarının işlenmesi suretiyle elde ettikleri parayı İsviçre’deki hesaplarından 30 Kasım 1995- 1 Ağustos 1997 arasında muhtelif ülkeler ve Türkiye’deki banka hesaplarına transfer etmişlerdir. Öncelikle bu eylemlerin 4208 sayılı yasa kapsamında kara para aklama suçunu oluşturup oluşturmayacağının irdelenmesi gerekmektedir. Kara para, ancak bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra öncül suçların işlenmesi halinde bu niteliği taşıyacaktır. İşlendiği öne sürülen suçlardan elde edilen paralar 29 Kasım 1995 tarihinde banka hesaplarına yatırılmış, 4208 sayılı yasa ise bu suçların tamamlanmasından sonra 19 Kasım 1996’da yürürlüğe girmiştir. Sanıklar hakkında Hindistan’da açılmış ceza davası bulunduğuna göre öncül suçla yargılama yetkisine sahip mahkeme ile bu suçun işlenip işlenmediğini nisbi muhakeme yoluyla belirleyecek mahkemenin farklı sonuçlara ulaşabileceği de gözetilerek, Hindistan’daki yargılamayla verilmiş ve kesinleşmiş bir karar varsa getirtilip incelenerek, eksik soruşturma sonucu hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulmasına.”
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı