Gündem Haberleri

    Yargıtay Başkanı: Bozkurt'la başlayan hukuk devrimi sürüyor

    Ankara
    02.03.2005 - 11:46 | Son Güncelleme:

    Yargıtay Başkanı Osman Arslan, temel kanunlarda yapılan değişimin, Mahmut Esat Bozkurt'la başlayan hukuk devrimi sürecinin devamı niteliğinde olduğunu belirterek, “Yıllardır çağdaş hukuku uygulayan bizlerin, Bozkurt ve onun ülkemize getirdiği laik Batı hukukuna karşı olduğumuz düşünülemez. Böylesi söylemler de asla kabul edilemez” dedi.

    Arslan, Yargıtay kararlarının tartışılabileceğini, ancak karar yerine kararı verenlerin eleştirilmesinin doğru olmadığını söyledi. 

     

    Yargıtay Başkanı Arslan, Yargıtay Konferans Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, son günlerde Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bir kararı ile Yargıtay Başkanvekilinin kişisel görüşleri vesile edilerek, basın organlarında bazı yayınlar yapıldığını belirtti.

      

    Anayasa'nın 9. maddesi gereğince yargı yetkisinin Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanıldığını anımsatan Arslan, Yargıtay'ın da adli yargı mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin son inceleme yeri olduğunu kaydetti.

      

    Arslan, şöyle konuştu:

       

    “Türk milleti adına yargılama yetkisini kullanan ve adli yargıda son sözü söyleyen Yargıtay'ın Anayasa'nın 2. maddesinde nitelikleri '...insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik sosyal bir hukuk devleti...' olarak belirtilen Cumhuriyet'i korumaya kararlı olduğu herkes tarafından bilinmelidir. Yargıtay milletinden aldığı yetkiyi onun istekleri ve beklentileri doğrultusunda bugüne kadar kullanmıştır ve elbette bundan sonra da aynı özen ve titizlikle kullanacaktır.

      

    Yargıtay kararları, usul hükümleri çerçevesinde oluşturulmakla hukuk dünyasının malı olur. Yargıtay kararlarının tartışılması, değerlendirilmesi ve eleştirilmesi doğaldır. Ancak, yapılan bu değerlendirme ve eleştirilerin de bilimsel ve hukuki olması gerekir. Karar yerine kararı verenlerin eleştirilmesi, ön yargılı değerlendirmeler yapılması doğru değildir.”

      

    Hakimlerin her davada kararı vererek olayı çözümleyen, bu anlamda kararıyla konuşan, kararı verdikten sonra savunma gereği duymayan, susmasını bilen kişiler olduğunu ifade eden Arslan, her kararın çoğunluk ve azınlık görüşleriyle bir bütün olarak Yargıtay'a ait olduğunu belirtti. Arslan, “Hakimlerin suskunluğu ise adalet dağıtma görevinin ve işlevinin gereği olarak algılanmalıdır” dedi.         

      

    “BASININ GÖREVİ HALKI DOĞRU BİLGİLENDİRMEK”

      

    Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun toplantı nisabının en az 23, karar nisabının ise ilk toplantıda üçte iki çoğunluk, ikinci toplantıda ise salt çoğunluk olduğunu belirten Arslan, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 86 kişi ile toplanması gerekirken eksik sayı ile toplandığı ve karar verdiğine ilişkin açıklamalar ve yayınların Yargıtay Kanunu'ndaki bu hükümlere ve dolayısıyla gerçeğe aykırı olduğunu bildirdi.

     

    Arslan, ”Yargıtay web sitemizde basın bürosu tarafından bu yönde açıklama yapıldığı halde, gereken düzeltme yapılmamış ve halkımız yanlış bilgilendirilmiştir. Basın yayın organlarının görevinin halkı doğru bilgilendirmek olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

      

    “LAİK BATI HUKUKUNA KARŞI OLDUĞUMUZ DÜŞÜNÜLEMEZ”

      

    Yargıtay Başkanı Arslan, Yüce Atatürk'ün gerçekleştirdiği devrimlerin en önemlisinin hukuk devrimi olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

      

    “Hukuk devrimine öncülük eden kişi ise Kuvayi Milliye'nin bayraklaşmış isimlerinden, dönemin Adalet Bakanı, seçkin hukukçu Mahmut Esat Bozkurt'tur. O, eserleri ve yaptıklarıyla tarihteki saygın yerini almıştır. Bunun yadsınması da mümkün değildir.

      

    Yargıtay çatısı altında adalet dağıtanlar, onun tarafından ülkemize getirilen çağdaş hukuk eğitimini alarak yetişmişlerdir. Böyle yetişen, bu şekilde düşünen ve yıllardır çağdaş hukuku uygulayan bizlerin, Mahmut Esat Bozkurt ve onun ülkemize getirdiği laik Batı hukukuna karşı olduğumuz düşünülemez. Böylesi söylemler de asla kabul edilemez.”

      

    Cumhuriyetin ilk yıllarında Batı hukukunun temel kanunlarının iktibas suretiyle alındığını belirten Arslan, kanunların statik (durağan), hayatın ise dinamik (değişen ve gelişen) yapısı karşısında kanunların yeniden düzenlemesinin zorunluluğuna dikkati çekti.

     

    Temel kanunlar yeniden yapılandırılırken Yargıtay'ın yaklaşık 80 yıllık uygulamaları ile bilim adamlarının görüşleri ve mukayeseli hukuktaki gelişmelerin göz önünde tutulduğunu kaydeden Arslan, “Yapılan değişim, Mahmut Esat Bozkurt'la başlayan hukuk devrimi sürecinin devamı niteliğindedir. Bu oluşumun değişik ve aykırı yorumlara konu edilmesi bilimsel gerçeklere aykırıdır” dedi.

      

    “YARGITAY'I BAĞLAMAZ”

      

    Yargıtay Başkanı Arslan, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 21/1 ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 87. ve 100. maddeleri gereğince Yargıtay'ı temsil etmenin, Yargıtay uygulamalarıyla ilgili demeç ve bilgi vermenin Yargıtay Başkanı'na ait olduğunu belirterek, “Yargıtay Başkanı tarafından veya Yargıtay Başkanı adına açıklanmayan bildiri ve görüşler Yargıtay'ı bağlamamaktadır” diye konuştu.

      

    BASIN BÜROSU: “ŞİRİN'E AÇIKLAMA İÇİN RESMİ İZİN VERİLDİ”

      

    Basın toplantısının ardından Yargıtay Basın Bürosu'ndan yapılan yazılı açıklamada da, Yargıtay Birinci Başkanvekili Osman Şirin'e kişisel açıklama yapması için Yargıtay Birinci Başkanı Osman Arslan tarafından “resmi izin verildiği” belirtilerek, “Bu izin kapsamında, Osman Şirin tarafından 22 Şubat 2005 tarihinde Yargıtay Konferans Salonu'nda 'Basın Açıklaması' yapılmış, ardından 25 Şubat 2005 tarihinde 'Basın Bildirisi' yayınlanmıştır” denildi.  

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı