Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Yargıda kavga

    Oya ARMUTÇU/ANKARA
    07.09.2005 - 02:04 | Son Güncelleme: 07.09.2005 - 02:04

    Yargıtay’daki adli yıl açılış törenine, zirvedeki kavga damgasını vurdu. Yargıtay Başkanı Osman Arslan’ın, Anayasa Mahkemesi ve Yüce Divan’a ağır eleştirisi iki kurumu karşı karşıya getirdi.

    Arslan’ın Yüce Divan ve ‘Siyasi partilere yaptırım uygulama ve kapatma’ görevinin Yargıtay’a verilmesini istediği konuşması özetle şöyle:

    ‘SÜPER TEMYİZ’

    Yüce Divan’daki yargılama modeli ‘adaletsiz’, ‘adil yargılama ilkesine aykırı’ ve temyizsiz tek dereceli yargılama nedeniyle de sanıklar açısından ‘güvencesiz.’ Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru hakkı ile ‘süper temyiz mahkemesi’ olmak ve öteki yüksek mahkemelerin kararlarının denetlenmek istiyor. Bu yüksek mahkemeler arasındaki denkliği bozar. Bu denkliğin bozulması yargıda kaos yaratır.

    TASLAK GİZLİYDİ

    Anayasa Mahkemesi’nce hazırlanan taslak, Yargıtay ile diğer yüksek mahkemelere verilmemiş ve özellikle görüşmeler ‘gizli’ yürütülmüştür.

    YILDA 79 KARAR

    Yıllık ortalama 79 karar veren, verdiği kararları yazmayan/yazamayan mahkemenin ‘bireysel başvuru’ ile her yıl yüz binlerce kararı nasıl oluşturacağı ve yazacağı kanıtlanmadıkça bu mahkemeye böyle bir ek yük verilemez.

    2 YILDA DAVA

    Anayasa Mahkemesi davaları 2 yılda karara bağlıyor. Kararların pek çoğu verildiği tarihten 1-5 yıl içinde yazılıyor. Ama 7 yıl 6 ayda yazılan kararlar var.

    BİREYSEL BAŞVURU

    ‘Batı’da bazı ülkelerde var biz de olsun’ dye bir özentiyle yaklaşmak olumsuz sonuç verecektir. Bireysel başvuru istemi kabul edilebilir değildir.

    ÜSTÜN STATÜ

    Anayasa Mahkemesi üyeleri Yüksek Mahkeme kararlarını inceleyerek üstün statü kazanmak istiyor. Adı gizlenerek yapılmak istenen, Yüksek Mahkeme kararlarının denetlenmesi ve yeniden karar oluşturulmasıdır. Hiçbir Yüksek Mahkeme, diğerinin kararını ortadan kaldıramaz, değiştiremez ve kararı uygulanamaz hale getiremez. Başkan ve üyelerin bağımsız, tarafsız ve teminatlı oldukları ve yargılamanın açık yapıldığı tartışmasızdır. Ancak, ceza yargılaması ve adil yargılama için öngörülen temel koşullar, Anayasa Mahkemesi’nde bulunmamaktadır.

    CEZACI DEĞİLLER

    Yüce Divan, ceza yargılaması yapan mahkemedir. Anayasa Mahkemesi’nin üyelerinin tamamı hukukçu olmadığı gibi hukukçu olanların tamamı da cezacı değildir. Hukukçu olmayan üyelerin ceza yargılaması yapması, adil yargılanma hakkına açıkça aykırıdır. Ceza usulü ve ceza öğrenimi görmeyen ve deneyimi bulunmayan kişilerin, ceza yargılaması yapması da insan haklarına da aykırıdır. Bir bakan ile müsteşarın aynı suçu işlemeleri halinde bakan Anayasa Mahkemesi’nde uzman olmayan kişiler tarafından ve tek kademeli olarak, müsteşar ise işlevi ceza yargılaması yapmak olan Yargıtay Ceza Dairesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda iki kademeli olarak yargılanacaklardır.

    HUKUKLA BAĞDAŞMAZ

    Bu uygulamanın doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nde yargılananların Yargıtay’da tanık, Yargıtay’da sanık olarak yargılananlar ise Anayasa Mahkemesi’nde tanık sıfatıyla dinlenmektedir. Böyle bir uygulama hukuk düzeni ile bağdaştırılamaz.

    MAHKEME SİYASALLAŞIR

    Anayasa Mahkemesi’ne TBMM tarafından üye seçilmesi mahkemenin siyasallaşması ve tartışmalara neden olması sonucunu doğurur.

    ÜYELİĞE 6 YIL SINIRI

    Anayasa Mahkemesi üyeliği meslek değildir. Süre ile sınırlı olmalı. Bu süre de 12 yıl değil 6 yıla indirilmeli ve her yıl üyelerin 1/3’ü yenilenmelidir.

    67 YAŞ OLMAZ

    Anayasa Mahkemesi’ne ayrıcalık tanınarak yaş sınırlamasının 67’ye çıkarılması gerçekçi değildir. Yaş haddinin yükseltilmesi doğru bulunmamaktadır.

    4 KADEMELİ YARGI

    OLUR Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru ile ‘süper temyiz yetkisi’ verilmesiyle adli yargı ‘4 kademeli’ olacaktır. Kararların yazımı, yılları gerektirecek, ülkemiz ‘makul süreye’ uyulmadığı için AİHM tarafından mahkûm edilecektir.

    Yargıtay Ata’nın huzurunda

    YARGITAY Başkanı Osman Arslan, yeni adli yılın başlaması nedeniyle, Yüksek Mahkeme üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti. Arslan, Anıtkabir Özel Defteri’ne ‘Yurdumuza ve Ulusumuza bahşettiğin değerlerin aydınlığında, daima ileriye ve her zaman doğruya ulaşma çabamız sürüyor ve ilelebet sürecektir. İlke ve inkılaplarının hukuk platformunda sürekliliğinin sağlanması sorumluluğu, tarafımızdan onurla üstlenilmiştir.’ diye yazdı.

    KILIÇ: ÜSLUP BİZİ ÜZDÜ

    Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Haşim Kılıç, Yargıtay Başkanı Osman Arslan'ın Anayasa Mahkemesi'ne yönelik sözleri konusunda, “Üslup bizi üzdü” dedi.

    Kılıç, bir grup gazetecinin, Arslan'ın dün Adli Yıl'ın açılışında yaptığı konuşmaya ilişkin görüşlerini sorması üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin düşüncenin “şok edici ve sarsıcı da olsa” özgürce açıklanabileceği yönünde kararları bulunduğuna işaret etti.

    Böyle bir anlayışa sahip Anayasa Mahkemesi'nin bu düşüncelerden alınmasının söz konusu olamayacağını ifade eden Kılıç, şöyle devam etti: “Tabii ki 'Yüce Divan görevi Anayasa Mahkemesi'nden alınıp Yargıtay'a verilsin' denebilir. Sanki bir ay boyunca oturulmuş, özenle Anayasa Mahkemesi'ni hedef alan bir metin hazırlanmış kanısı uyandı bizde. Bu nedenlerle, üslup bizi üzdü.”

    Kılıç, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı'nın dün yaptığı açıklamanın Anayasa Mahkemesi Kurulu'nun ortak kararıyla yapıldığını bildirdi.

    TÖRENİN ARDINDAN
      
    Alınan bilgiye göre, Anayasa Mahkemesi'nde bugün yapılan ant içme törenin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Yargıtay Başkanı Osman Arslan'ın da aralarında bulunduğu bazı konuklar bir süre Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu'nun makamında oturdular.

    Sohbet sırasında Tuğcu'nun, Anayasa Mahkemesi'nin yeni binasının yapımı ile ilgili Başbakan Erdoğan'a bilgi vererek, mali konularda destek istediği, Erdoğan'ın da 45 trilyon liraya mal olacak binanın yapımı ile ilgili her türlü mali desteğin verileceğini söylediği belirtildi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı