Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Yargı siyasi meta olmasın

    Hürriyet Haber
    08.01.2011 - 00:00 | Son Güncelleme: 08.01.2011 - 00:36

    Yargıtay Başkanı Gerçeker, geçen yıl dosya sayısının 1 milyon 892 bin olduğunu belirterek, “Fedakârlıkla çalışıyoruz, elimizden gelen bu. Bundan ötesi siyasi iradenin” diyerek hükümeti göreve çağırdı. Hizbullah dosyasında da ihmal olmadığını vurgulayan Gerçeker, “Bölge adliye mahkemelerinin bir an önce yürürlüğe sokulması lazım. Ama adalet sistemi hiçbir zaman siyasi meta haline getirilmemeli” dedi.

    YARGITAY Başkanı Hasan Gerçeker, Hizbullah üyelerinin tahliyesine ilişkin eleştirilere yanıtlarken, kararı veren Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin dosyayı aynı gün işleme koyduğunu, ihmalinin olmadığını savundu. Yargıdaki sorunu ‘hastalığa’ benzeten Gerçeker, hükümeti soruna acil çözüm bulmaya çağırdı. Bölge adliye mahkemelerinin kurulmasını isteyen, yeni daire kurulmasının yargıdaki sorunu artık çözemeyeceğini savunan Gerçeker, “Hiçbirimiz mazeret üretme lüksüne sahip değiliz” dedi. Gerçeker, yeni dairelerin Yargıtay’ı ele geçirmeye ve haziran ayındaki Başkan seçimi etkilemeye dönük olup olmadığı yönündeki ısrarlı sorular üzerine, “Ben kimseyle polemiğe girmek ve kutuplaşma istemiyorum. Siyasi iradenin ne düşündüğü, ne yapmak istediğini de bilemiyorum. Ama adalet sistemi hiçbir zaman siyasi meta haline getirilmemeli” diye yanıtladı. Gerçeker dünkü basın toplantısında özetle şöyle dedi:

    Elimizden gelen bu

    2010 yılında dosya sayımız 1 milyon 892 bin. Çare bulmak zorundayız, bugünkü olanaklarla bu çareyi bizim üretmemiz mümkün değil. Yargının sorunları devlet politikası olarak ele alınıp acilen çözülmeli. Biz fedakarlıkla çalışıyoruz, herkes görevinin başında. Bizim elimizden gelen bu. Bundan ötesi siyasi iradenin. Ne tedbir alıncaksa, onların görevi.

    Cevap bile vermediler

    2.5 yıl önce Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçene kadar Yargıtay’a 3 hukuk, 3 ceza dairesi kurulmasını ilettik. Siyasi irade o zaman cevap bile vermedi. Paket hazırlıyorlar, görüşümüzü sormadılar. Dünyanın hiçbir yerinde istinaf mahkemesi olmayan ülke yok. ‘Yargıtay istinafları istemedi’ diye mazeret üretmenin anlamı da yok. Onlar geçti, geride kaldı. Bölge adliye mahkemelerinin bir an önce yürürlüğe sokulması lazım. Bölge adliye mahkemeleri kurulursa iş yükü 2-3 yılda biter. Dünyanın hiçbir yerinde böyle hantal yüksek mahkeme yok. Hantal yapıyı daha da hantallaştırmayalım.

    9.5 yıllık Hizbullah dosyası

    Hizbullah dosyası 9.5 yıl mahkemede kalmış. Ama onların da kabahati yok. Mahalli mahkemeler korkunç bir iş yükü altında eziliyor. A’dan Z’ye kadar bu altyapı sorunlarını çözecekseniz, sadece Yargıtay’ın sorununu çözmekle olmaz. Adli Tıp’ta 5 yıl geçirmiş, gitmiş gelmiş. Sorunlarımız o kadar çok ki, bu dosya 5-6 ay mazisi olan bir dosya. İlk kez Yargıtay’a gelmiş.

    Arkadaşlarımızın ihmali yok

    Ben de yıllarca o dairede başkanlık yaptım. Öncelikle tutuklu ve zamanaşımı yakın olan dosyalara bakarız. Tartışılan Hizbullah davası, 85 klasör ve içinde 40 bin belge var. Başsavcılığa 9. ayda gelmiş. Tebliğnameyi bir ayda hazırlamışlar. 26 Ekim’de daireye göndermişler. Aynı gün işleme konulmuş ve öncelik verilip tetkik hakimine gönderilmiş. Tetkik hakimi usul eksikliği varsa mahaline gönderip tamamlatır. Sanıklara tebliği yapılır. Duruşma günü verilir. Bunların iki aylık süreçte tamamlanması mümkün değil. Arkadaşlarımızın ihmali olsa, ilk başta ben karşı çıkarım, ama ortada gecikme yok. O daire görevini yapmış. Örgüt dosyasında kılı kırk yarmak gerekir. Hakimlik vicdan sahibi olmayı gerektirir. Hiçbirimiz mazeret üretme lüksüne sahip değiliz. Bugüne kadar sorunları bildirmeseydik, çözüm yollarını ortaya koymasaydık, niye çare armadınız diyebilirdiniz. Tahliyeler konusunda da bizim hükümeti uyarma görevimiz yok. Kimse bize erteleme konusunda da birşey sormadı.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı