Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Yargı savunma konumundadır

    Hürriyet Haber
    13 Kasım 2009 - 00:00Son Güncelleme : 12 Kasım 2009 - 23:59

    HSYK Başkanvekili Kadir Özbek, Yargıtay’ın, hâkim ve savcıların telefonlarının dinlenmesi konusunda “Yargı şu anda savunma durumundadır. Yargının bu konuma düşürülmüş olması son derece sıkıntı vericidir. Bu Türkiye’nin, sistemin geleceğiyle doğrudan bağlantılı bir durumdur” dedi.

    HSYK adına yapılan yazılı açıklamada da, “Adalet Bakanı’nın, Yüksek Kurul’un aldığı kararların gereğini yerine getirmediği” vurgulanarak, şöyle denildi: “Aksine Adalet müfettişleri eliyle hâkim ve cumhuriyet savcıları hakkında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması uygulamasını sürdürmüştür.”

    HÂKİMLER ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili Kadir Özbek, bazı hâkim, savcı ve Yargıtay’ın telefonlarının dinlenmesine tepki göstererek, “Yargı şu anda savunma konumundadır” dedi. Özbek, kurulun seçilmiş üyeleriyle yapılan toplantının ardından gazetecilere şu açıklamada bulundu:

    Sistemin geleceği

    Yargı şu anda savunma konumundadır. Kuvvetler ayrılığı ilkesini değerlendirdiğimizde yargının savunma konumuna düşürülmüş olması son derece sıkıntı vericidir. Bunu, tüm yargı mensupları olarak hep beraber yaşıyoruz. Umarım ki bundan sonra yargıyla ilgili konularda son derece duyarlı ve dikkatli davranılır. Çünkü bu Türkiye’nin, sistemin geleceğiyle doğrudan bağlantılı bir durumdur. Müfettişler tarafından yapılacak başvurulara dayanılarak verilen kararlarda, hâkimlerin bir takım endişeleri taşıdığı, müfettişin talebini geri çevirmede sıkıntılar olduğu izlenimini her zaman duyuyoruz. Tüm teşkilatımızdan kendilerine intikal eden bu ve benzeri başvurularda adil yargılanma hakkı, insan hakları, özellikle yasaya uygun kararların üretilmesi bakımından hiçbir kaygı, endişe içinde kalmadan çok hassas davranmalarını bekliyoruz.

    Önce maddi delil

    Basında yer alan konular henüz kurumumuza intikal etmedi. Bunun bir an evvel sonuçlandırılıp, beklemeden kurulumuza intikalini bekliyoruz. Yüksek kurulumuzun son zamanlardaki birkaç uygulamasında ilke olarak kabul ettiğimiz bir konu var. Bunu açıklamakta yarar görüyorum. Salt dinleme, tape kayıtlarına dayanarak herhangi bir riskli işlem yapılmasını uygun görmüyoruz. Öncelik maddi delillerdir. Kurul olarak, bu uygulamayı sürdüreceğimizi sizlere bildiriyorum.”
    “Sizin dinlenildiğinize ilişkin endişeniz var mı” sorusunu yanıtlarken de Özbek, “Türkiye’de herkesin dinlenildiğinden bahsediliyor” dedi.

    HSYK: Takipçiyiz

    Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) seçilmiş üyelerinin dün yaptıkları yazılı açıklamada da, Adalet Bakanı’nın, yüksek kurulun aldığı kararların gereğini yerine getirmediği ileri sürülerek, Adalet Bakanlığı’nın kendisine bağlı Adalet müfettişleri eliyle hakim ve cumhuriyet savcıları hakkında iletişimin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınması uygulamasını sürdürdüğü bildirildi. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

    İnsan hakkı ihlali

    Türkiye’de böyle bir korkunun yaratılmış olması günlük yaşamda bile insan hakları ihlali olarak değerlendirilmektedir. HSYK, Adalet Bakanı’nın emri veya onayıyla bakan adına görev yapan Teftiş Kurulu’na bağlı Adalet müfettişlerinin talebi üzerine CMK’nın 135. maddesi kapsamında hakim ve cumhuriyet savcılarına ait telefonlarla ilgili iletişimin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınması yolunda bir mahkemece verilen kararın, kanun yararına bozulması için Yargıtay’a başvurulması yönünde 11 Haziran 2009 tarih ve 331 sayılı kararı almıştır. Adalet Bakanı’nın da başkanı olduğu Yüksek Kurul’un bu kararının gereği Adalet Bakanlığı’nca bugüne kadar yerine getirilmediği gibi, bu konuda Yüksek Kurul’a herhangi bir bilgi de verilmemiştir.

    Bakan yapmadı

    CMK’nın 309. maddesinde düzenlenmiş bulunan kanun yararına bozma müessesesi Adalet Bakanı’na tanınan bir hak değil, anılan madde ile verilen yasal bir görevdir. Verilen kararın hukuka uygun olup olmadığı konusunda Yargıtay denetimine başvurulması istenen HSYK, Anayasal bir kuruluştur. Adalet Bakanı, kendisinin başkanı olduğu Yüksek Kurul’un aldığı kararın gereğini yerine getirmediği gibi aksine kendisine bağlı Adalet müfettişleri eliyle hakim ve cumhuriyet savcıları hakkında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması uygulamasını sürdürmüştür.

    Anlaşılamıyor

    Bu durum, kabul edilemeyen, anlaşılamayan bir tutum olup, kanun yararına bozma başvurusunda bulunmanın sadece Adalet Bakanı’nın takdirine bırakıldığı görüşüyle açıklamak mümkün değildir. HSYK, aldığı kararların Adalet Bakanlığı tarafından ivedilikle yerine getirilmesini beklemekte olup, bunun takipçisi olacaktır.”
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı